Ana içeriğe geç
Sözlük

kanaat ile cümle

kanaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kanaatimi sonuna kadar dinlemelisiniz.You must hear out my convictions.
Kıt kanaat bir bütçeyle çalışıyorlar.They work on a shoestring budget.
Sizce Hitler ne zaman kanaat edecek?When do you think Hitler will be satisfied then?
Hisse değerinin daha fazla düşemeyeceğini kanaatine varsınI don't think the stock's going to drop a lot more.
"Kablosuz dağıtsak kim kullanacak?" kanaati hakimdi.They thought, "Who would use it if you didn't?"
Kendi uydurmaları olan bu kanaat, onları dinlerinde de aldatmıştır.They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günü (akıbetleri) hakkındaki kanaatleri nedir?What do those who invent lies of God think about the Day of Reckoning?
Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin.Then when they fall down on their sides, eat thereof and feed the contented and suppliant.
Yunan halkı ekonomik tatiller planlarken aza kanaat ediyorLess is more as Greeks plan frugal holidays
Çağlar boyunca hiçbir hamileliğin tecavüzden kaynaklanmadığı yanlış bir kanaattir.The false belief that pregnancy can almost never result from rape was widespread for centuries.
[Ve yemin edenin kanaatine göre] Isten engem úgy segéljen! »[And, according to the conviction of the one who takes the oath] Isten engem úgy segéljen!
[Ve yemin edenin kanaatine göre] Tanrı yardımcım olsun! »[And, according to the conviction of the one who takes the oath] May God help me so!
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom und seine Frau müssen beide arbeiten, um über die Runden zu kommen.
Allah'ın verdiği az nîmetlere kanâat ve şükretti.Tasbīḥ) und Dank gegenüber Gott (Hamdala), hingebungsvolles Bittgebet im Stehen (arab.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Die für ihn abgegebenen Stimmen wurden als ungültig gezählt.
Barınakları, yiyecek ve içecekleri açısından kanaatkârdırlar.Sie wurden mit Nahrung und Wasser sowie trockener Kleidung versorgt.
Ambiorix'in ortadan kaldırılmasıyla Sezar artık Galya'nın tamamen kontrol altına alındığına kanaat getirdi.Kleopatra schien nun durch Caesars Unterstützung die gesamte Macht in den Händen zu halten.
Bu zâtın, üzerine türbe istemediği kanâatine varılarak bundan vazgeçilmiştir.Was mit ihr nach der Flucht nach Kanada passiert, wird in dem Buch nicht erwähnt.
Kıvanç'ın silahı doldururken kazayla bu işin olduğu kanaatindeyim.Heuser ließ sich daraufhin während der Exekution von dem Polizisten seine Pistole nachladen.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Celui qui vit selon ces exigences est un juste (asharam), celui qui les ignore est un méchant (anasharam).
Ama verinin basıklık niteliği hakkında bu grafikten bir kanaat edinilebilir.On peut comparer cette écriture à notre Bâtarde.
Dördüncü makamı, sabır ve kanaattır.El cuarto paso consiste en tener paciencia.
Fransız direktuvarı Avusturya'nın yeni bir savaş istediğine kanaat getirmişti.El Directorio francés, además, estaba convencido que los austríacos se preparaban para emprender otra guerra.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Allí, la artista lleva una vida tranquila con sus nietos.
Fakat bu gözlemler bir uygulamanın zararlı olduğu kanaatine varılması için yeterli değildir.Ello significa que no ignoráis hasta qué punto resulta nocivo.
Genellikle muhafazakar eğilimli kanaat önderleri ve politikacılar tarafından savunulur.Sus historias suelen satirizar la política de derechas y las personas conservadoras.
Aynı zamanda bu kişinin Angelus'un oğlu olacağı kanaatine varmıştır.Questi si rivelerà essere il figlio che Ingrid cercava.
Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi.E anche i due gangster probabilmente erano americani.
Fransız direktuvarı Avusturya'nın yeni bir savaş istediğine kanaat getirmişti.Il Direttorio francese era inoltre convinto che gli austriaci stessero tramando per iniziare un'altra guerra.
Kıt kanaat geçinen Louise ise bahçesinin bir kısmını kiraya verdi ve oğullarını avcılığa yönlendirdi.Чтобы свести концы с концами, Луиза сдала в аренду часть своего сада, а сыновья охотились на дичь.
Lewis ve Chanes genelde, çeşitli sebeplerden dolayı, Müslümanların antisemit olmadığına kanaat getirir.Льюис и Чейнс предположили, что изначально мусульмане не были антисемитски настроены.
İstanbul: Kanaat Basımevi. ss. 14-15.Struggle for Guadalcanal. — P. 14—15.
Fransız direktuvarı Avusturya'nın yeni bir savaş istediğine kanaat getirmişti.Директория, в свою очередь, была убеждена, что австрийцы тайно готовились к новой войне.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Он и его семья влачат нищенское существование.
Allah'ın verdiği az nîmetlere kanâat ve şükretti.الحمد لله الذي أطعم وسقى، وسوغه وجعل له مخرجا.
Fakat ben İlhami Çiçek’in bizim kesimce hem şiirinin hem de şahsiyetinin yeterince tanınmadığı kanaatindeyim.ينتمي دالي إلى التيار الكاثوليكي واللاأدري على حد سواء.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.عيبود فلاح بسيط، أمضى حياته عملا على إعالة أسرته الصغيرة.
Akşemsettin (Raif Hikmet Çam) — Osmanlı sufi ve kanaat önderi.الدهماء : الليلة المظلمة و حبابها : حبها و مودتها و الزود : الذعر شحطت : بعدت الصَرف : النائبة كمد : حزن .
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Com seus pais extremamente bregas, vive uma vida cheias de vergonha.
Kıvanç'ın silahı doldururken kazayla bu işin olduğu kanaatindeyim.Smuts manteve a história de que ele estava limpando uma arma quando ela disparou acidentalmente.
Allah'ın verdiği az nîmetlere kanâat ve şükretti.Hij was de god van poëzie en welsprekendheid.
Halkı çalışkan ve kanaatkârdır.Ludność pracowita i porządna”.
Onun delirdiğine kanaat getiren vicdansız kocası onu bir akıl hastanesine kapattırır.Wstydząc się chorej córki, umieszcza ją w zamkniętym zakładzie psychiatrycznym.
Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi.Greccy zawodnicy byli wyraźnie słabsi od Amerykanów.
Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.Після демобілізації «за станом здоров'я» 1916-го одружився.
Kanaat eksikliği çekerek, başarı için haklara sahip olduğunu belirtiyor.Виникає мета, і вона виправдовує засоби.
İstanbul: Kanaat Basımevi. ss. 14-15.Москва: "Радуга". с. 14–15.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Так Надія пов'язала із Скобліним все своє подальше життя.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Ti, kteří zůstali, byli uznáváni jako vznešení.
Kanaat lideri, kendi grubu gibi yaşar.Vedoucí skupinky pak bojuje za svoji skupinku.
Onun haklı olduğu kanaatindeyim.Véleményem szerint igaza van.
Onun haklı olduğu kanaatindeyim.Úgy vélem, igaza van.
Hayati Altuntaş, ailesi ile kıt kanaat geçindiği bir hayat sürmektedir.Vähissä olevalla vapaa-ajallaan Apu viettää aikaa perheensä kanssa.
Sabinus, Ambiorix'e güvendi ve onun söylediklerini yapmanın doğru olacağına kanaat getirdi.Sabinus stolte på Ambiorix og mente det var klokt å gjøre som han rådet dem.
Onun delirdiğine kanaat getiren vicdansız kocası onu bir akıl hastanesine kapattırır.Den følelseskalde ektemannen missliker hennes valg og får henne sperret inne på sinnssykehus.
Allah'ın verdiği az nîmetlere kanâat ve şükretti.Selalulah bersyukur kepada segala pemberian Allah, baik yang besar maupun yang kecil.
Barınakları, yiyecek ve içecekleri açısından kanaatkârdırlar.Adapun makanan dan minuman yang disajikan adalah makanan dan minuman dari dalam dan luar negeri.
Hatta Yunan hakimler bile onun Amerikalı olduğuna kanaat getirmişlerdi.Ia bahkan percaya kalau dirinya orang Amerika.
Sabinus, Ambiorix'e güvendi ve onun söylediklerini yapmanın doğru olacağına kanaat getirdi.Saito nhất quyết theo cùng để chắc chắn rằng họ thành công.
Kıvanç'ın silahı doldururken kazayla bu işin olduğu kanaatindeyim.ただし、これは夏美がこの銃を撃たれそうになった際に小雪が庇った為。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod