kamış ile cümle
kamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Och han som talade till mig hade en gyllene mätstång för att därmed mäta staden och dess portar och dess mur.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Og han som talte med mig, hadde et gullrør forat han skulde måle staden og dens porter og dens mur.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Und der mit mir redete, hatte ein goldenes Rohr, daß er die Stadt messen sollte und ihre Tore und Mauer.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.А той, хто говорив зо мною, мав золоту тростину, щоб змірити город і ворота його, і мур його.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Говоривший со мною имел золотую трость для измерения города и ворот его и стены его.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.Портите му не ще се затварят денем, (а* нощ не ще има там); (* Гръцки: Защото)
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.וביד המדבר אלי היה קנה זהב למד בו את העיר ואת שעריה ואת חומתה׃
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.والذي كان يتكلم معي كان معه قصبة من ذهب لكي يقيس المدينة وابوابها وسورها.
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.對 我 說 話 的 拿 著 金 葦 子 當 尺 、 要 量 那 城 、 和 城 門 城 牆
Benimle konuşan meleğin elinde kenti ve kent kapılarıyla surları ölçmek için altın bir ölçü kamışı vardı.對我說話 的 拿著 金 葦子 當尺 、 要量 那 城 、 和 城門 城牆
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.A když vezmu tyčku -- když to budu třít, stane se něco úžasného.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Als ik dit riet neem en wrijf, gebeurt er iets geweldigs.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.E se le sfrego con un bastoncino accade qualcosa di sorprendente.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.És ha fogok egy nádszálat, és dörzsölni kezdem, valami nagyon érdekes történik.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Hvis jeg tager en lille pind - gnubber der - sker der noget meget fantastisk
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Jak teraz wezmę trzcinkę i potrę, dzieje się rzecz niezwykła.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Keď vezmem trstinu a začnem s ňou šúchať, stane sa niečo úžasné.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.만약 제가 갈대를 가지고--이것을 문지르면, 뭔가 굉장한 것이 일어납니다.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Pegando num pauzinho e esfregando, acontece uma coisa espantosa.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Și dacă iau o trestie - dacă frec asta se întâmplă ceva fascinant.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Si je prends un peigne, et que je le frotte comme ça, il se passe quelque chose d'incroyable.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Si tomo una lengüeta y la froto, sucede algo sorprendente.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Và nếu tôi lấy một cây nhỏ -- nếu tôi chà nó, điều gì đó thật tuyệt xảy ra.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Wenn ich ein Rohr nehme - wenn ich es reibe, geschieht etwas sehr verblüffendes.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Και αν πάρεις ένα καλάμι -- αν το τρίψεις, συμβαίνει κάτι φανταστικό.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.Ако взема тръстика, ако я разтъркам, нещо изключително се случва.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.І якщо взяти тростинку і потерти їх, станеться дещо надзвичайне.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.ואם אני לוקח מקלון ומשפשף, ככה, קורה משהו מדהים.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.وإن تناولت قصبا -- إن فركت هذا، يحدث شيء مذهل.
Bir kamışı üzerine sürttüğümde inanılmaz bir şey oluyor.とても面白いことが起こります 研究が六つもされてきました
Bir kutu içeceğe kamış koyduğunuzda yerinde durmak istemediğini fark ettiniz mi?Замечали ли вы когда то, что когда вы опускаете трубочку в соду она выпрыгивает оттуда
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuyla이 동작하지만, 그는 심지어 감독 거리에서 지팡이의 끝을 함께
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuylaV tomto pohybe, ale špičkou palice z diaľky dokonca režíroval
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuylaV tomto pohybu, ale špičkou hole z dálky dokonce režíroval
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuylaבתנועה זו, אך עם קצה המקל ממרחק הוא גם ביים
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuylaفي هذا الاقتراح ، ولكن مع غيض من قصب من مسافة بعيدة حتى أدار
Bu hareket, ama o bile yönettiği bir mesafeden kamış ucuylaこことそこにグレの回転運動。
Bu kamış, kağıt yapımında ham madde olarak kullanılır.Het was het het belangrijkste schrijfmateriaal
Bu numara için bir kamışa ve pet şişeye ihtiyacınız var.이 쇼를 위해 빨대와 플라스틱 병이 필요합니다.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Aquí vemos la cabeza de un cerdo y ratas africanas.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Da gibt es einen Schweinskopf und afrikanische Rohrratten.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Đây là một cái đầu heo và những con chuột mía Châu Phi.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Er is een varkenskop en Afrikaanse rietratten.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Há uma cabeça de porco e ratazanas-do-capim.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Il y a une tête de cochon et des aulacodes africains.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Jest tu świński łeb i afrykańskie szczury trzcinowe.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.돼지머리도 있고, 아프리카 들쥐들도 있습니다.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Sunt acolo un cap de porc şi şoareci de bambus africani.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Van ott egy disznófej, valamint afrikai nádipatkányok is.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Vi sono una testa di maiale e topi del bambù africani.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Има свинска глава и африкански тръстикови плъхове.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.Там свиная голова и африканские камышовые хомячки.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.יש פה ראש חזיר וחולדות אפריקאיות.
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.يوجد رأس خنزير وجرذان القصب الأفريقية .
Burada bir domuz kafası ve Afrika kamış sıçanı var.撮影にあたっては
Bu, ucunda etiket olan bir tür olta kamışı.Asta este o prăjină cu o etichetă în capăt.
Bu, ucunda etiket olan bir tür olta kamışı.Ceci est une canne à lancer, avec un marqueur au bout.
Bu, ucunda etiket olan bir tür olta kamışı.Das ist eine Brandungsrute mit einem Anhänger am Ende.
Bu, ucunda etiket olan bir tür olta kamışı.Đây là một chiếc cần câu cá với chiếc gắn thẻ để đánh dấu ở đầu.
Bu, ucunda etiket olan bir tür olta kamışı.Dit is een strandhengel met een label op het einde.