Ben kırık kalpliyim.I'm heartbroken.
Her zaman olduğun iyi kalpli adam ol.Be the kindhearted man you always were.
Bu haberi duyduğunda Tom ölümcül bir kalp krizi geçirdi.Upon hearing that news, Tom suffered a fatal heart attack.
O, ağır bir kalp krizi geçirdi.He survived a severe heart attack.
Dr. Jackson Avustralya'daki en iyi kalp uzmanlarından biridir.Dr. Jackson is one of the best heart specialist in Australia.
Tom'un dedesinin kalp krizinden öldüğünü biliyor muydun?Did you know that Tom's grandfather died of a heart attack?
Kalp hastalıklarından muzdarip insanların sayısı yükselişte.The number of people suffering from heart disease is on the rise.
Mary içinde Tom'un bir fotoğrafı olan kalp şeklindeki bir madalyon takıyor.Mary wears a heart-shaped locket with a photo of Tom in it.
Benim bir kalp sorunum var.I have a heart problem.
Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?In your language, does "heart" rhyme with "pain"?
Taş kalpli olduğunu düşünüyorum.I thought your heart was made of stone.
Tom'un kalp sorunları vardı.Tom had heart problems.
Tom beyinsiz ama iyi kalpli bir adam.Tom is a dim-witted but good-hearted fellow.
Tom iyi kalpli bir adamdı.Tom was a good-hearted guy.
Ne kalp kıran bir hikaye!What a heartbreaking story!
Tom'un üç kalp krizi geçirdi.Tom has had three heart attacks.
Sen kötü kalpli bir adamsın.You're a mean-spirited man.
Ölüm sebebi ani kalp durmasıydı.The cause of death was cardiac arrest.
Tom kalpten anlaşırdı.Tom would've heartily agreed.
Tom çok iyi kalpli.Tom is very good-hearted.
Tom iyi kalpli.Tom is good-hearted.
Bir cümleyi favorilerinize eklemek için beyaz kalp butonuna basın.To add a sentence to your list of favorites, click on the white heart icon.
Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.To remove a sentence from your list of favorites, click on the black heart icon.
Çok iyi kalplerde bu kadar çok öfke olabilir mi?Can there be so much anger in celestial hearts?
Tom kalp doktorudur.Tom is a cardiologist.
94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.A 94-year-old man had a heart attack while shoveling snow outside his house.
Otopsi sonuçları onun kalp sorunu nedeniyle öldüğünü öne sürdü.The autopsy results suggested that she died due to a heart problem.
O kalp sıkışıklığı ile partiden ayrıldı.He left the party with his heart pounding.
Mary kalp şeklinde bir gümüş madalyon taktı.Mary wore a silver locket in the shape of a heart.
Mary kalp şeklinde bir madalyon taktı.Mary wore a heart-shaped locket.
Ben her zaman kalp krizi geçirmenin bir ölüm alameti olduğunu düşündüm.I always thought that suffering a heart attack was an omen of death.
Onların kalpleri çok hızlı atıyordu.Their hearts were beating very fast.
Bir kalp krizinden sonra ilk dakikalar çok önemlidir.The first minutes after a heart attack are crucial.
Bir kalp krizinden sonraki ilk dakikalar çok önemlidir.The first minutes after a heart attack are very important.
Tom iyi kalpli bir insandır.Tom is a good-hearted person.
Tom 2013'te açık kalp ameliyatı oldu.Tom had open-heart surgery in 2013.
Tom, Mary'ye kalp şeklinde bir balon verdi.Tom gave Mary a heart-shaped balloon.
Don artarken kalp ısınır.The heart warms as the frost increases.
Pandomim neşeli kalpler ile doludur.The pantomime is crowded with merry hearts.
Kalp evet diyor, akıl hayır diyor.The heart says yes but the mind says no.
Vücutta yaşlı ama kalpte genç.Old in body but young at heart.
Tom, yirmi Ekim'de 93 yaşında kalp yetmezliğinden öldü.Tom died of heart failure on October twentieth at the age of 93.
Sen iyi kalpli bir çocuksun.You are a good hearted child.
Tom'un konjestif kalp yetmezliği var.Tom has congestive heart failure.
Bu gerçekten kalp kırıcı.This is really heartbreaking.
Bir kalp krizi gibi görünüyor.It looks like a heart attack.
Tom iyi kalpli bir adamdır.Tom is a good-hearted man.
Birçok kalpler kırıldı.Many hearts were broken.
Tom bazı kalp şeklinde kurabiyeler pişirdi.Tom baked some heart-shaped cookies.
Fadıl, Dania'yı kontrol etmek için her zaman kalpsiz korkutma taktiklerini kullandı.Fadil always used his heartless scare tactics to control Dania.
Bir kalp pilim var.I have a pacemaker.
Leyla, Fadıl'ın sıcak kalpli cömert bir insan olduğunu biliyordu.Layla knew that Fadil was a warm-hearted generous person.
Fadıl kalpsiz bir sosyopattır.Fadil is a heartless sociopath.
Obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini arttırır.Obesity increases risks of diabetes and heart disease.
Senin kalp atışını duyabiliyorum.I can hear your heart beating.
Kedim bir kalp ameliyatı geçirdi.My cat had an operation.
Köpeğim bir kalp ameliyatı geçirdi.My dog had an operation.
Ben bir kalp ameliyatı geçirdim.I had an operation.
O bir kalp ameliyatı geçirdi.He had an operation.