Üç kalp krizi atlattı.He has lived through three heart attacks.
O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
Kalp yaralarını iyileştirmek zaman alır.Healing the wounds of the heart takes time.
Neredeyse kalp krizi geçiriyordum.I almost had a heart attack.
O hafif bir kalp krizi geçirdi.He had a mild heart attack.
Onun kalp hastalığı var.She has a heart disease.
Yer sarsıntısı bana kalp sarsıntısı veriyor.Earthquake gives me heartquake.
Tek bir kalpte böyle kötülük görmemiştim!Never had I seen such evil in a single heart!
Tom açık kalp ameliyatı oldu.Tom had open heart surgery.
Ceninsel kalp seslerini dinliyorum.I hear foetal heart sounds.
Gerçek bir kalpten asla şüphe edilmemeli.A true heart should never be doubted.
O her zaman kalplerimizde yaşayacak.She will live forever in our hearts.
Kalp, göğüste yer alır.The heart is located in the chest.
Göğüs içinde, kalp ve akciğerler vardır.Inside the chest, there are the heart and the lungs.
O zalim ve kalpsiz.She's cruel and heartless.
O kalp için kötü.It's bad for the heart.
Kalp krizi geçireceğimi sandım.I thought I was going to have a heart attack.
Açık kalp ameliyatı laparoskopik girişime izin veriyor.Open-heart surgery is giving way to laparoscopic intervention.
Onlar temiz kalpliler.They're harmless.
Tom bir kalp krizinden muzdaripti ve ambulans beklerken neredeyse ölüyordu.Tom suffered from a heart attack and almost died waiting for the ambulance.
O, ona bir kalp şeklinde kırmızı bir pasta pişirdi.He baked her a red cake shaped like a heart.
Kalp masajını biliyorum.I know CPR.
Senin kalpsiz olduğunu sanmıyorum.I don't think you're heartless.
Kalplerimiz bağlantılıydı.Our hearts are linked.
Neredeyse bir kalp krizi geçiriyordum.I nearly had a heart attack.
Kalplerimiz kırık ama ruhumuz değil.Our hearts are broken, our spirit is not.
Ben kırık bir kalpten acı çekiyorum.I'm suffering from a broken heart.
Kalp krizi geçireceğim.I'm going to have a heart attack.
Tom iyi kalpli biridir.Tom's a good-hearted person.
Ben bir kalp krizi geçiriyorum.I'm having a heart attack.
Şu bir kalptir.That is a heart.
Tom'un kalp sorunları var.Tom has heart problems.
O birçok kalp kırdı.He has broken many hearts.
Yüz, kalpte ne olduğunu ele verir.The face betrays what is in the heart.
Yüz, kalpte ne olduğunu açığa vurur.The face betrays what is in the heart.
Nasıl bu kadar kalpsiz olabiliyorsun?How can you be so heartless?
Tom az önce bir kalp krizi geçirdi.Tom just had a heart attack.
Tom açık kalplidir.Tom wears his heart on his sleeve.
Tom'un kalp sorunuyla ilgili bir geçmişi var mı?Did Tom have any history of heart problems?
Onun atı kalp krizi geçirdi.His horse had a heart attack.
Atı kalp krizi geçirdi.Her horse had a heart attack.
Seven bir kalp, tüm bilginin başlangıcıdır.A loving heart is the beginning of all knowledge.
Tom hafif bir kalp krizi geçirdi.Tom had a mild heart attack.
Kalp atışını dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
Kalp atışınızı dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
O bir kalp krizi geçirecek.She's going to have a heart attack.
Tom bir kalp krizi geçirip uykusunda öldü.Tom had a heart attack and died in his sleep.
Bir kalp nakline ihtiyacın ar.You need a heart transplant.
Sadece bir kalp krizi geçirdin.You just had a heart attack.
O asil kalplidir.He is noble of heart.
Tom kalp krizi geçiriyor.Tom is having a heart attack.
Tom kalpten gençtir.Tom is young at heart.
Tom hâlâ kalp ameliyatını atlatıyor.Tom is still recovering from heart surgery.
Tom senin geçen yıl bir kalp krizi geçirdiğini söyledi.Tom said you had a heart attack last year.
Tom'un açık kalp ameliyatına ihtiyacı var.Tom needs open heart surgery.
Tom'un gerçekten iyi kalpli olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is truly decent.
Sen çok iyi kalplisin.You're so kind-hearted.
Tom, kalp krizi geçirmesini umduğum en son kişidir.Tom's the last person I would've expected to have a heart attack.
O iyi kalpliydi.She was good-hearted.
Kalp sorunlarım var.I have heart problems.