Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır.So their hearts and bodies become receptive to the remembrance of God.
Yoksa birtakım kalpler üzerinde kilitler mi vurulmuş?Or have their hearts been sealed with locks?
Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar?Do they whose minds are filled with doubt, think that God will not expose their malice?
Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar.They say with their tongues what is not in their hearts.
Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır.You think they are united, but divided are their hearts.
Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.So their hearts were sealed; and now they do not understand.
Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.No. In fact what they have been doing has rusted their hearts.
'Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.From the evil of him who breathes temptations into the minds of men,
Doğrusu O kalplerde olanı bilendir.Indeed He knows what lies in the hearts of men.
Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.When he came to his Lord with a heart compliant,
Allah kalplerini, kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde var, pek büyük azab onlara.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes. For them is great deprivation.
Kalplerinde hastalık var, Allah da hastalıklarını arttırmıştır.Sick are their hearts, and God adds to their malady.
Dediler ki: kalplerimiz örtülü, kılıf içinde. İş öyle değil.And they say: "Our hearts are enfolded in covers."
Önce gelenler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri, ne kadar da birbirine benzedi onların.The same question had been asked by men before them, who were like them in their hearts.
İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.No. In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Kalplerinde bir hastalık vardır da Allah onları hastalık yönünden daha ileri götürmüştür.Sick are their hearts, and God adds to their malady.
"Kalplerimiz kabuk tutmuştur." dediler. Hayır, öyle değil!And they say: "Our hearts are enfolded in covers."
Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir.The same question had been asked by men before them, who were like them in their hearts.
Allah bunu onların kalplerinde bir özlem yapacaktır. Allah, diriltir de öldürür de.This happened so that God may fill their hearts with grief.
Allah bunların kalplerindekini biliyor.The secrets of the hearts of these people are well known to God.
Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık.When they dishonoured their pledge We condemned them, and hardened their hearts.
Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor.These are the people whose hearts God does not wish to purify.
Ne yazık ki kalpleri katılaştı; şeytan, yapmakta olduklarını onlara süslü-püslü gösterdi.But their hearts were hardened, and Satan made things they were doing look attractive to them.
Küfre sapanların kalplerini Allah işte böyle mühürler.That is how God seals the hearts of those who do not believe.
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış."The hypocrites, and those who had doubts in their hearts, said: "Their faith has misled them."
Onların kalplerini kaynaştıran da O'dur.Whose hearts He cemented with love.
Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.Indeed God has turned their hearts away (from the truth), for they cannot discern the law of heaven.
Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!Some of them look toward you: But can you show the blind the way even when they cannot see?
Azgınlığa sapanların kalplerini biz, işte böyle mühürleriz.That is how We seal the hearts of the iniquitous.
Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik.And compassion from Us, and goodness.
"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."But to him who comes to God with a tranquil heart."
Biz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.Thus do We cause (unbelief) to enter the hearts of sinners.
İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.That is how God seals the hearts of those who do not know.
Allah sizin kalplerinizde olanı bilir. Allah Alîm'dir, Halîm'dir.God knows what is in your heart, for He is all-wise and benign.
Sonunda, kalplerinden korku giderilince: "Rabbimiz ne dedi?" derler.They will answer: "What is expedient.
Rabbine, tertemiz bir kalple gelmişti.When he came to his Lord with a heart compliant,
Allah'ın zikrine/Kur'an'a karşı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun!Alas for those whose hearts have been hardened to God's remembrance!
Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar.So their hearts and bodies become receptive to the remembrance of God.
Allah, tüm zorba, kibirli kalpler üzerine işte böyle mühür basıyor.That is how God seals every proud and perverse heart."
Onları doğruya/iyiye/güzele kılavuzlayacak ve kalpleri ıslah edecektir/ barışa yöneltecektir.He will show them the way, and better their state,
İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.They are those whose hearts have been sealed by God, and they follow their own lusts.
Yoksa kalpler üzerinde o kalplerin kilitleri mi var?Or have their hearts been sealed with locks?
Ancak 'Müslüman' olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir.Better say: 'We submit'; for belief has not yet penetrated your hearts."
Görmediği halde Rahman'dan ürperen ve Allah'a yönelik bir kalp getiren herkese...Who feared Ar-Rahman in secret, and came with a penitent heart:
Kalp yalanlamadı gördüğünü.His heart did not falsify what he perceived.
Bazı kalpler o gün kaygıdan titreyecektir.Hearts will pound loudly on that day,
Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
(Yahudiler peygamberlerle alay ederek) "Kalplerimiz perdelidir" dediler.And they say: "Our hearts are enfolded in covers."
İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu.(The image of) the calf had sunk deep into their hearts on account of unbelief.
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme."Let us not go astray, O Lord, having guided us already.
Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.God is aware of the secrets of the hearts."
Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık.When they dishonoured their pledge We condemned them, and hardened their hearts.
Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir.These are the people whose hearts God does not wish to purify.
Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını cazip gösterdi.But their hearts were hardened, and Satan made things they were doing look attractive to them.
(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
İşte kafirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.That is how God seals the hearts of those who do not believe.
Fakat Allah (sizi bundan) kurtardı. Şüphesiz O, kalplerin özünü bilir.But God spared you this, for He surely knows what is in the hearts of men.
Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir.Whose hearts He cemented with love.