A nın tersini bulmak için -- bunun birazını sileyim--çünkü aksi takdirde yerimiz kalmayacak.A의 역행렬을 얻기 위해서는 -- 일단 여기 이 부분을 좀 지울게요, 공간이 부족하니까요 --
A nın tersini bulmak için -- bunun birazını sileyim--çünkü aksi takdirde yerimiz kalmayacak.A żeby obliczyć odwrotność A -- muszę coś z tego wymazać, bo inaczej zabraknie nam miejsca.
A nın tersini bulmak için -- bunun birazını sileyim--çünkü aksi takdirde yerimiz kalmayacak.Ca să găsim inversa lui A -- și voi șterge câte ceva din asta, pentru că altfel vom rămâne fără spațiu.
A nın tersini bulmak için -- bunun birazını sileyim--çünkü aksi takdirde yerimiz kalmayacak.وحتى نحصل على معكوس a --ودعوني امحو بعض من هذا، لأن المساحة سوف تنفذ
A nın tersini bulmak için -- bunun birazını sileyim--çünkü aksi takdirde yerimiz kalmayacak.スペースが無くなって来たので、ここを消しますよ。
Artık birinci hedefimizsiniz. Bu sorun çözülmeden kalmayacak.Esto no quedará así.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Ali não haverá jamais maldição. Nela estará o trono de Deus e do Cordeiro, e os seus servos o servirão,
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.A nebude viacej ničoho zlorečeného, a trón Boží a Baránkov bude v ňom, a jeho sluhovia mu budú svätoslúžiť
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.E non vi sarà più maledizione. Il trono di Dio e dell'Agnello sarà in mezzo a lei e i suoi servi lo adoreranno
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.다시 저주가 없으며 하나님과 그 어린 양의 보좌가 그 가운데 있으리니 그의 종들이 그를 섬기며
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Og ingen forbannelse skal være mere, og Guds og Lammets trone skal være i den, og hans tjenere skal tjene ham,
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Ya no habrá más maldición. Y el trono de Dios y del Cordero estará en ella, y sus siervos le rendirán culto
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.Аз съм Алфа и Омега, първият и последният, началото и краят.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.И ничего уже не будет проклятого; но престол Бога и Агнца будет в нем, и рабы Его будут служить Ему.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.І вже більш не буде жодного проклону; а престол Бога і Агнця буде в ньому, і слуги Його служити муть Йому
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.וכל חרם לא יהיה עוד וכסא האלהים והשה יהיה בה ועבדיו ישרתהו׃
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.ولا تكون لعنة ما في ما بعد. وعرش الله والخروف يكون فيها وعبيده يخدمونه.
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒 有 咒 詛 . 在 城 裡 有 神 和 羔 羊 的 寶 座 . 他 的 僕 人 都 要 事 奉 他
Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrının ve Kuzunun tahtı kentin içinde olacak, kulları Ona tapınacak.以 後 再 沒有 咒詛 . 在 城裡 有神 和 羔羊 的 寶座 . 他 的 僕人 都 要事 奉他
Ben bunu böyle kurdum fakat onlar büyük ihtimalle geriye nakit kalmayacak şekilde bir plan yaparlardı. -Embora, provavelmente desenharam essa coisa de forma que não há qualquer dinheiro sobrando.
Ben patladığımda hiçbir şey kalmayacak ki.Będzie po wszystkim kiedy wybuchnę.
Ben patladığımda hiçbir şey kalmayacak ki.Es ist eh alles zu Ende, wenn ich explodiere.
Ben patladığımda hiçbir şey kalmayacak ki.Oricum se va termina dupã ce arunc totul în aer.
Ben patladığımda hiçbir şey kalmayacak ki. Sen bir atom bombasısın. Var oluş amacın, dünyanın sonu.De toute façon, je vais tout faire péter. de mettre fin au monde...
Ben patladığımda hiçbir şey kalmayacak ki.Θα πάνε παντού όταν φυσήξει.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Se non corriamo per l'ultima spiaggia di Beirut, non avremo un'altra Beirut nella quale poter correre.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Εάν δεν τρέξουμε για την τελευταία παραλία της Βηρυτού, μπορεί να μην έχουμε Βηρυτό για να τρέξουμε.
Bilemezler! Danny... kimse arkada kalmayacak.Modtaget.
Biliyorum, bebeğim. Ama yakında korkacak bir şey kalmayacak.Aku tahu, sayang tetapi tak lama lagi kau tak perlu takut.
Biliyorum, bebeğim. Ama yakında korkacak bir şey kalmayacak.Minä tiedän, mutta pian ei ole enää mitään pelättävää.
Biliyorum, bebeğim. Ama yakında korkacak bir şey kalmayacak.Το ξέρω, μωρό μου, όμως σύντομα δεν θα έχεις λόγο να φοβάσαι.
Biliyorum, bebeğim. Ama yakında korkacak bir şey kalmayacak.أعلم هذا يا عزيزتى لكن قريباً لن يوجد شيئاً تخافين منه
Birim çevirisine gerek kalmayacak. .Det er vores enheder. Det har vi her.
Birim çevirisine gerek kalmayacak. .단위를 변환할 필요가 없죠 아무튼 시간을 이렇게 나타냈습니다
Birim çevirisine gerek kalmayacak. .Няма никакви важни преобразувания на единици. Така че, точно това там.
Bir şeyi kalmayacak.En hoe gaat het nu, is alles in orde?
Bir şeyi kalmayacak.Starā bene.
Boş ver, Ball. Buradaki tek kardeşin benim. Bu yanına kalmayacak.Są po prostu głodni.
Böylece araç sistemimi döndürüp durmak zorunda kalmayacaktım.저는 제 이동수단을 굴리지 않아도 되도록 말이죠.
Böylece araç sistemimi döndürüp durmak zorunda kalmayacaktım.-utan att behöva ta mig dit själv.
Böylece araç sistemimi döndürüp durmak zorunda kalmayacaktım.כדי שלא נצטרך להסיע את הרכב שלנו במעגלים.
Böylece araç sistemimi döndürüp durmak zorunda kalmayacaktım.فأصبحت غير مطالب بالقيام بالروتين اليومي السخيف.
Böylece araç sistemimi döndürüp durmak zorunda kalmayacaktım.それを探査に導入し
Böylece bazen karışık olabilen limiti almamıza gerek kalmayacak.이번 강의에서 증명하지는 않지만,
Böylece bazen karışık olabilen limiti almamıza gerek kalmayacak.Wir müssen uns keine Gedanken über irgendwelche Grenzwerte mehr machen
Böylece cevabı bulmak için iki grafik çizip nerede kesiştiklerini bulmaya çalışmanıza gerek kalmayacak .그렇다면 두 방정식을 굳이 그래프로 옮기고 교점을 확인하지 않아도 됩니다.
Böylece cevabı bulmak için iki grafik çizip nerede kesiştiklerini bulmaya çalışmanıza gerek kalmayacak .Vi behøver ikke finde ud af, hvor 2 linjer skærer hinanden.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakAber kein Fahrzeug wird Öl benötigen.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakDar niciun vehicul nu va necesita petrol.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacak하지만 어떤 자동차에도 휘발유를 쓰지는 않아도 됩니다.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakMaar olie zal voor voertuigen overbodig zijn.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakMais aucun véhicule n'aura besoin de pétrole.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakMa nessun veicolo avrà bisogno di petrolio.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakNhưng sẽ không còn xe cần xăng dầu nữa.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakŻaden pojazd nie będzie potrzebował ropy.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakŽádná vozidla nebudou potřebovat ropu.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakНо никое превозно средство няма да използва нафта.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakТранспортная система откажется от нефти.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacakلكن لن تحتاج أي مركبة للبترول.
Böylece hiç bir aracın petrole ihtiyacı kalmayacak最大でも1日に 必要なバイオ燃料は