Tom kalmayacak.
Tom won't stay.
Onlar kalmayacaklar.
They won't stay.
Tom uzun kalmayacak.
Tom won't stay long.
Bir şeyi kalmayacak.
He's gonna be alright.
Çaya kalmayacak mısın?
Won't you stay for tea?
Hayatta kalmayacaksın.
You won't survive.
Bu cezasız kalmayacak.
This won't go unpunished.
Tom hayatta kalmayacak.
Tom won't survive.
Sami burada kalmayacak.
Sami is not going to stay here.
Kalmayacaksın, değil mi?
You won't stay, will you?
Kimse arkada kalmayacak.
Sir, the vehicle is stopped.
Bizimle kalmayacak mısın?
Aren't you going to stay with us?
kalmayacak ile daha fazla örnek cümle →