Zaman zaman birbirlerine de kazık atmaktan geri kalmayacaklardır.Derfor svikter de hverandre, igjen og igjen.
“Dünya” hiçbir zaman imâmsız kalamaz ve de kalmayacaktır.Tilstedeværelsen av "testing" vil aldri forsvinne helt.
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”Tidak satu batupun akan dibiarkan terletak di atas batu yang lain, semuanya akan diruntuhkan."
Bu tarihten sonra İsa'nın insanlarla Tanrı arasında aracılık etmesine gerek kalmayacaktır.Sesudah berkata demikian, Yesus pergi bersembunyi dari antara mereka.
Kralın sonunda onay vermekten başka çaresi kalmayacaktır.Nhưng Hoàng đế không có chọn lựa khác, cuối cùng phải ưng thuận.
Ve gene bir dirilme olacağından ölüler diyarı diye bir yer de kalmayacaktır.生きるにも死ぬるにも この荒廃の地を何とかしなくてはならない。
Patti, böylece soyadı değiştirmek zorunda kalmayacaktı.婿養子のため、髙田は改姓していない。
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.大映との契約が切れたら再契約しない。
Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.水洗して残留した定着液をすべて洗い流す。
Zaman zaman birbirlerine de kazık atmaktan geri kalmayacaklardır.兩人不時會互相推倒對方。
Ve gene bir dirilme olacağından ölüler diyarı diye bir yer de kalmayacaktır.又以死內地之體未返,故降人未能即還諸;通市可商』。
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”והנופל על האבן הזאת ישבר לרסיסים, וכל מי שתפל עליו תכתש אותו."
“Dünya” hiçbir zaman imâmsız kalamaz ve de kalmayacaktır.איסור זה אין לו היתר לעולם, והוא נוהג תמיד.
Profesör X, X-Men'e Jean'i bastırmalarını emretti ve böylece Omega Plan'ına gerek kalmayacaktı.פרופסור אקסבייר קרא אותה לדו-קרב של כבוד על הזכות לא לוותר על ג'ין.
Şirket için tek bir film daha yaparlarsa kendilerini bağlayan bir şey kalmayacaktı.Međutim, niti jedan studio nije bio zainteresiran za snimanje filma osim europskih kompanija.
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”Ei jäeta siin kivi kivi peale, mida maha ei kistaks!"
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.즉 이것이 바로 2, 1, 1, 1의 행렬식입니다. 확실히 공간이 부족할 것 같군요.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak. 2,1,1,1 olacakIch werde sicher nicht genug Platz haben ... 2, 1, 1, 1 die Determinante
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.Czyli wyznacznik z 2, 1, 1, 1. Zabraknie mi miejsca, jestem tego pewien.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.Este determinantul matricei 2, 1, 1, 1. Voi rămâne fără suficient spațiu, sunt sigur.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.Japp, jag kommer helt klart inte få plats med allt. Så det blir 2,1 och 1,1,.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.Je to determinant 2, 1, 1, 1. Vypadá to, že mi dojde místo, jsem si tím jistý.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.אז זה הקבוע של 2,1,1,1 ואני הולך להיות חסר מקום פה. אני בטוח.
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.اذاً هو محدد 2, 1, 1, 1 ستنفذ المساحة التي لدي، انا متأكد من ذلك
2,1,1,1 in determinantı eminim ki yakında yerim kalmayacak.このままだと、スペースが無くなるのは確実です。 2, 1, 1, 1となります。
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Ale jelikož nemáte žádný čas na králíky, neulovíte žádného králíka.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Ale wówczas nie będziesz miał czasu na polowanie na króliki i nie złapiesz ani jednego.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Et comme vous n'avez plus le temps de chasser, vous n'avez pas de lapins.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.그러나 이 경우 사냥에 시간을 전혀 할애할 수 없으므로 토끼는 한 마리도 잡지 못합니다.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Maar aangezien u geen tijd voor het vangen van konijnen hebt, heeft u geen konijnen
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Mas a medida que tem menos tempo para os coelhos, voce não pega nenhum coelho.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Але, оскільки, у вас немає часу на полювання на кроликів, то ви не зможете вполювати жодного кролика.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Но так как у Вас нет времени на охоту за кроликами,
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Но тъй като нямате време за зайци, няма да хванете никакви зайци.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.אבל מאחר ולא נותר לכם זמן לארנבים אתם לא הולכים להשיג שום ארנבים
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.ウサギは1匹も捕まえられない。 ここで、以上のことをプロットしてみよう。
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.이제 일어날 수 있는 모든 상황들을 생각해봅시다. 그러나 당신이 토끼를 잡는데 하루를 보낸다면, 당신에게는 베리를 채집할 시간이 남지 않습니다.
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.Но, если Вы все свое время потратите на ловлю кроликов, у Вас не будет времени собирать ягоды,
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.אבל אם אתם מבלים את כל זמנכם בלהשיג ארנבות לא ישאר לכם זמן ללקט פירות יער
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.ベリーを取りに行く時間はないことになるね。 だから、ベリーの数は、ゼロ。
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Aber die meisten fliegen weiter.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Ale väčšina z nich sa chystá pokračovať.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Azonban a legtöbbjük útra fog kelni.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Dar multe dintre ele isi vor continua drumul.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.하지만 대부분은 다른 곳으로 이동하게 됩니다.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Mais la plupart vont continuer.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Ma la maggior parte di loro proseguiranno.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Men de fleste af dem fortsætter.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Nhưng phần lớn chúng sẽ tiếp tục.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Pero muchas continuarán.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Useimmat kuitenkin jatkavat matkaa.
Ama çoğunluk burada kalmayacak. Ve diğer durak, belki sadece 4-5 gün uzaklıktaki Doğu Afrika.En de volgende halte, misschien slechts vier of vijf dagen verder, is Oost-Afrika.
Ama çoğunluk burada kalmayacak. Ve diğer durak, belki sadece 4-5 gün uzaklıktaki Doğu Afrika.Większość ruszy dalej i za jakieś 5 dni wyląduje w Afryce Wschodniej.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Αλλά τα περισσότερα άτομα θα συνεχίσουν.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Но большинство собирается в путь.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.Но повечето от тях ще продължат.
Ama çoğunluk burada kalmayacak.אך רובן ימשיכו הלאה. והעצירה הבאה,
Ama çoğunluk burada kalmayacak.إلا أن معظمها ستواصل. والمحطة المقبلة،
Ama çoğunluk burada kalmayacak.東アフリカです 4、5日間の旅になるでしょう
Ama demek istediğim, bu konuda konuşmazsak ve bununla baş etmeyi bilmezsek, sadece dörtte birle kalmayacak.하지만 제가 말하고자 하는 바는, 우리가 이런 것에 대해 이야기하지 않고 우리 생명을 다루는 법을 배우지 않는다면,