Ana içeriğe geç
Sözlük

kalmayacak ile cümle

kalmayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Đầu tiên, bạn sẽ không phải nghe một Chúa Jêsus kiêu căng không chịu nổi như bản thân tôi.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.먼저, 저처럼 짜증날 정도로 잰 체하는 예수 흉내쟁이의 말을 들을 필요가 없게 됩니다.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Na początek, nie będziecie musieli słuchać takich małych, nieznośnych, aroganckich Jezusów, jak ja.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Om te beginnen hoef je dan niet meer naar zo'n onuitstaanbare heilige boon als ik te luisteren.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Para empezar, ya no tendrán que escuchar más a un arrogante e insufrible Jesucristo como yo,
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Pentru început, nu va trebui să mai ascultați un mic Isus parvenit și insuportabil ca mine.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Pertama, Anda tidak perlu mendengarkan seorang Yesus mainan yang tidak menderita seperti diriku.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Pour commencer, vous n'aurez pas à écouter un petit Jesus insupportable et prétentieux comme moi.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Pro začátek, už nebudete muset poslouchat nesnesitelné, malé a naduté Ježíše jako jsem já.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Tanto per cominciare, non dovrete ascoltare un insopportabile predicatore improvvisato come me.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Till att börja med, kommer du inte att behöva lyssna till en outhärdlig liten uppkomlings-Jesus som mig.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Πρώτον, δεν χρειάζεται να ακούτε έναν ανυπόφορο αλαζόνα Ιησού σαν κι εμένα.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.Для начала, вам не придётся слушать невыносимого маленького Иисусоподобного выскочку, вроде меня.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.За начало, не трябва да слушате непоносим малък ненадейно появил се Иисус като мен. какво ще кажете?
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.בתור התחלה, כבר לא תצטרכו להקשיב לאיזה ישו שחצן, קטן ובלתי-נסבל כמוני.
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.أولا، لن تضطر إلى الاستماع إلى واحد مثلي يظن أنه المسيح
Öncelikle benim gibi katlanılmaz cahil bir mesihi dinlemenize gerek kalmayacak.成り上がり野郎の話を聞く必要がなくなる どうだい? (拍手)
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakCô sẽ không ở lại bao vây từ ngữ yêu thương
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakDia tidak akan tinggal pengepungan istilah mencintai
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakEa nu va rămâne la asediul de termeni iubitor
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakEla não vai ficar o cerco de termos amorosos
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakHän ei jää piirityksen rakastava ehdot
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakHon kommer inte att stanna belägringen av kärleksfulla termer
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakHun vil ikke udsætte belejringen af kærlige udtryk
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakNie pozostanie oblężenia miłości względem
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakNon rimarrà l'assedio dei termini amore
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakNo se quedará el asedio de los términos amor
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakOna ne bo ostal obleganje ljubeče izrazov
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakOna nezostane obliehanie lásky podmienok
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakOna nezůstane obležení lásky podmínek
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakŐ nem marad ostroma szerető feltételek
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakSie bleibt nicht die Belagerung von liebevollen Bedingungen
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakZe zal niet blijven de belegering van liefdevolle termen
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakΔεν θα μείνει η πολιορκία της αγάπης τους όρους
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakОна не останется осады любящие термины
O sevgi dolu açısından kuşatması kalmayacakТя няма да спре обсадата на любов
O zırh! Bu yanına kalmayacak!Den där rustningen!
O zırh! Bu yanına kalmayacak!Hän ei pääse pälkähästä.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››여호와께 구하여 이 뇌성과 우박을 그만 그치게 하라 내가 너희를 보내리니 너희가 다시는 머물지 아니하리라
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Pregate il Signore: basta con i tuoni e la grandine! Vi lascerò partire e non resterete qui più oltre»
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Prosite GOSPODA, in dovolj bodi groma Božjega in toče, in izpustim vas, in ne ostanete več tukaj.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››Rugaţi-vă Domnului, ca să nu mai fie tunete şi piatră; şi vă voi lăsa să plecaţi, şi nu veţi mai fi opriţi.``
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››помолитесь Господу: пусть перестанут громы Божии и град; и отпущувас и не буду более удерживать.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››העתירו אל יהוה ורב מהית קלת אלהים וברד ואשלחה אתכם ולא תספון לעמד׃
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››صليّا الى الرب وكفى حدوث رعود الله والبرد فاطلقكم ولا تعودوا تلبثون.
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››這 雷 轟 和 冰 雹 已 經 彀 了 、 請 你 們 求 耶 和 華 、 我 就 容 你 們 去 、 不 再 留 住 你 們
RABbe dua edin, yeter bu gök gürlemeleri ve dolu. Sizi salıvereceğim, artık burada kalmayacaksınız.››這雷轟 和 冰雹 已 經彀 了 、 請 你 們求 耶和華 、 我 就 容 你 們去 、 不再 留住 你 們
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Aniž budou bydliti v zemi Hospodinově, ale navrátí se Efraim do Egypta, a v Assyrii věci nečisté jísti budou.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Eivät he saa asua Herran maassa, vaan Efraimin on palattava Egyptiin, ja Assurissa he syövät saastaista.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ej skal de blive i HERRENs Land; til Ægypten skal Efraim tilbage, spise uren Føde i Assur.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.저희가 여호와의 땅에 거하지 못하며 에브라임이 애굽으로 다시 가고 앗수르에서 더러운 것을 먹을 것이니라
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Na terra do Senhor não permanecerão; mas Efraim tornará ao Egito, e na Assíria comerão comida imunda.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ne bodo prebivali v deželi GOSPODOVI, temuč Efraim se povrne v Egipt, in nečiste jedi bodo jedli v Asiriji.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nebudú bývať v zemi Hospodinovej, ale Efraim sa navráti do Egypta, a v Assýrii budú jesť nečisté.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nem maradnak az Úr földén, hanem Égyiptomba tér vissza Efraim; Assiriában tisztátalant esznek.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.No habitarán más en la tierra de Jehovah, sino que Efraín volverá a Egipto, y en Asiria comerán comida inmunda
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Nu vor rămînea în ţara Domnului; ci Efraim se va întoarce în Egipt, şi vor mînca în Asiria mîncări necurate.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Ponieważ mówią: Nie mamy króla, nawet nie boimy się Pana, a król nam co uczyni?
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Не будут они жить на земле Господней: Ефрем возвратится в Египет, ив Ассирии будут есть нечистое.
RABbin diyarında kalmayacaklar, Mısıra dönecek Efrayim, Asurda kirli sayılan şeyleri yiyecekler.Няма да живеят в Господната земя; Но Ефрем ще се върне в Египет, И ще ядат нечисти ястия в Асирия.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod