Ana içeriğe geç
Sözlük

kalmak ile cümle

kalmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğum döneminde yatakta kalmak zorunda kalan annenin leylek tarafından "ısırıldığı" söylenir.A szülés időpontja körül betegen fekvő anyáról azt szokták mondani, hogy megharapta a gólya.
Ancak, suyun nereye gittiği sorusu geriye kalmaktadır.Kérdés, hogy a játék a fejlődése folyamán melyik irányba mozdul el.
Zihinsel takıntılara bağlanıp kalmaktan kaçınmanın yöntemlerini öğretir.Módszert kell adnia az elmezavarok megelőzésére.
Seine nehrin kuzeyinde kalan 55 Rue du Faubourg-Saint-Honoré sokağında kalmaktadır.A jól őrzött palota címe Rue du Faubourg Saint-Honoré 55. Az Avenue de Marigny kereszteződésénél található.
Öğrenciler 4 kişilik odalarda kalmaktadırlar.A szobák pedig 4 kategóriába sorolhatóak.
O da hayatta kalmak için bu gruba girmiştir.Azért léteznek, hogy felülkerekedjenek rajtad.
Sağlık ocağı yetersiz kalmaktadır.Az egészségügyi ellátás hiányos.
Şu anda ailesinin evinde kalmaktadır.Ettől kezdve otthon él családja körében.
"MOLEKÜLER METALLER: Değişim İçin Boş Kalmak".Füst Milán: Változtatnod nem lehet.
Yazın mahalleye kalmak üzere gelenler nüfusu çok az artırmaktadır.A következő nyáron már kevésbé barátságos helyiek érkeztek, sokkal nagyobb számban.
Yalnız kalmak istediklerini söylediler.Azt mondták, egyedül akarnak lenni.
Afrika'nın tarım topraklarının %65'i erozyona maruz kalmaktadır.Noin 65 prosenttia Afrikan viljelysmaasta kärsii maaperän köyhtymisestä.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.Yhtye meni tauolla seuraaviksi kolmeksi vuodeksi.
Yaklaşık 100 veya 120 gün kar yerde kalmaktadır.Poikaset pysyvät pesässä noin 120 vuorokautta.
Fakat yaşı nedeni ile 3 yıl daha orada kalmak zorundaydı.Eläkkeelle hän jäi kolme vuotta myöhemmin.
Aynı zamanda sulama suyu da vardır, ama zaman zaman yetersiz kalmaktadır.Vesitie on yhä käytössä, mutta aika on ajanut sen ohi.
Yalnız kalmak istemez, küser.Tuhkimo jää yksin.
Bu yasağı delip burada kalmak isteyen esirler vurulma tehlikesi altındaydı.Kiinni saadut karkaamista yrittäneet vangit ammuttiin paikalle..
Houyi hayatta kalmak için avlanmak zorundaydı ve böylece çok yetenekli bir okçu oldu.Speirillä oli sekatavarakauppa ja hän oli myös sivutoimisesti kykyjenetsijä.
Bunun sonucunda Rothen, sahalardan dört ay uzak kalmak zorunda kaldı.WrestleManian jälkeen Undertaker jäi tauolle neljäksi kuukaudeksi.
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.Kuu on epäsäännöllisen muotoinen ja siellä ei ole havaittu geologista aktiivisuutta.
Ağzı tüylerin altında kalmaktadır.Viikset sijaitsevat poskissa.
Hamile kalmak isteyen kadınlar da bu su ile yıkanır.Uimaan lähteneet paloivat vielä vedessäkin.
Facebook'ta kalmaktansa dışarı gitmeyi tercih ederim.Minusta on mukavampaa mennä ulos kuin viettää aikaa Facebookissa.
Olga bir Rus'la evlenmek ve vatanında kalmak istedi.Η ίδια η Όλγα επιθυμούσε να παντρευτεί Ρώσο και να παραμείνει στην πατρίδα της.
Doğum döneminde yatakta kalmak zorunda kalan annenin leylek tarafından "ısırıldığı" söylenir.Μια μητέρα που είναι καθηλωμένη στο κρεβάτι κατά τη λοχεία λέγεται ότι έχει «δαγκωθεί» από πελαργό..
Hayatta kalmak daha zordur.Η ζωή είναι πολύ πιο δύσκολη.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Κατωπόδης μαζί με την κόρη του, Σταμάτα.
"Yarı 'Yolda' kalmak..."«Συνεχίστε το δρόμο σας»...
Harabeleri çok eski olmakta ve Roma yollarından kalmaktadır.Η οδός αυτή είναι ιδιαίτερα παλιά και ανάγεται στην ρωμαϊκή περίοδο.
Büyük gemiler geçiş yolundaki engeller nedeniyle Sri Lanka'nın etrafından dolaşmak zorunda kalmaktadır.Τα πλοία αυτά πρέπει να ταξιδέψουν γύρω από την Σρι Λάνκα.
Ned’in dirilttiği kişi yalnızca 1 dakika hayatta kalmak zorundadır.Μία τυπική εκτέλεση όλου του έργου διαρκεί περίπου 9 λεπτά.
Üstelik, bu savaştan herkes nasibini alacak ve hayatta kalmak için tüm insanlar uğraş verecektir.Κι έτσι η παρέα αυτή πρέπει να παλέψει αν θέλει να επιβιώσει ολόκληρη.
Stan bir Yahudi olup bu sebeple Henry tarafından eziyete maruz kalmaktadır.Είναι Εβραίος και διώκεται από τον Χένρι Μπάουερς για αυτόν τον λόγο.
Şu anda ailesinin evinde kalmaktadır.Εκείνη την περίοδο έμενε στο σπίτι του αδερφού της.
Uşak yerleşim alanı içerisinde kalmaktadır.Ο εξωπλανήτης είναι εντός της κατοικήσιμης ζώνης.
Ortalama bir Amerika vatandaşı yıllık ortalama 3 mSv doza maruz kalmaktadır.Χάρτης χωρών ανά μέση ετήσια θερμοκρασία.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.Το ζεύγος γυρίζει στην Αμερική, για τρία ακόμη χρόνια.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Στη συνέχεια αγωνίστηκε στον Εθνικό και στο τέλος της καριέρας του στην Κόρινθο.
Sonuçta fosfat iyonu serbest kalmaktadır.Τα φωσφορυλιωμένα Smads αποδεσμεύονται από την πρόσδεση SARA.
Hava yolu ile ulaşıma en fazla 30 gün kalmak için izin verilir.Πρέπει να έχει χώρο αερίου ώστε να παραμείνει στον αέρα για 30 ημέρες.
Uzun süre yaşadığı hapishane hayatına alışmış, dışarıdaki düzene ayak uydurmak zorunda kalmak ona zor gelir.Δυσκολεύεται να προσαρμοστεί στη ζωή έξω από τη φυλακή και φοβάται πως ποτέ δε θα τα καταφέρει.
Kışın köyde çok az insan kalmaktadır.Το χωριό κατοικείται το χειμώνα από ελάχιστους κατοίκους.
Amacı, hayatta kalmaktır.At mennesket stræber efter at overleve.
Aynı zamanda Zoey'le aynı odada kalmaktadır.Samtidig holdes Sayid og Ben i det samme rum.
1 ay kalmak mümkündür.En måneds ophold.
Altı ay bu hastanede kalmak Frederic’in asla kabul edemeyeceği bir şeydir.Om få år vil der ikke være overrnattende patienter på sygehuset i Fredericia.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Rumstationer er designet til middellange ophold i rummet i perioder på uger, måneder og endda år.
Fakat mahkumların çok az bir bölümü 14 yıldan fazla hapiste kalmaktadır.Langt de fleste dømte fik fængselsdomme på under fire år.
Kalmak için otele giriş yapabilir, çadır ya da eskimo evi kiralayabilirsiniz.For at få adgang til hotellet skal man enten have lejet et værelse eller have en middagsaftale.
Bu kod * parçasıyla -okumakta olduğunuz kısım burada kalmak koşuluyla- istediğinizi * yapabilirsiniz.As long as you retain this notice you * can do whatever you want with this stuff.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Eleverne er bosiddende på skolen.
14. gün sonunda hala yorgun kalmakta ve bir çoğu deneyi bırakmaktadır.Mod slutningen af århundredet opløses de snævre genrer og talløse eksperimenter finder sted.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.I zoologi er yngelpleje moder- eller faderdyrets pasning af afkommet.
Eli Acıman üç yıl kalmak üzere ABD'ye gitti.Opholdet i Sovjetunionen varede i 3 år.
Kyūdō yaşa ve cinsiyete bağlı kalmaksızın her yaştan insanın yapabileceği bir spordur.Fodtennis er en sport der kan dyrkes af alle uanset alder, køn og størrelse.
Hayatta kalmak istiyorlarsa karşı atağa geçmelidirler.Skal man gøre sin lykke, skal man være på stikkerne.
Burada daha uzun kalmak istiyorum.Jeg vil gerne blive her længere.
Ayrıca Kudüs'te kalmaktan ziyade Trablusşam'ın ele geçirilmesine devam etmek istiyordu.Det er også sannsynlig at han ønsket å fortsette beleiringen av Tripoli fremfor å bli værende i Jerusalem.
Oğlu ve gelini de onunla birlikte kalmaktadır.Hans kone er død, og hans sønn og svigerdatter bor sammen med han.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalmak ile cümle - Sayfa 24 - kalmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App