kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Samuel Beckett'in ve Harold Pinter'ın etkisinde kalmıştır.Significant influences included Samuel Beckett and Harold Pinter.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Their attack was unsuccessful and they had to withdraw.
1978 Maraş olaylarından sonra Alevîler'in büyük çoğunluğu şehri terk etmek zorunda kalmıştır.Finally, in 1978 the Pirates decided enough was enough and left town.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.The colors are vibrant, and they will not fade from the sun or power washing.
Suyun azlığı ve toprağın kalitesinin düşük olması onu geri kalmış bölge yapmıştı.The lack of water and the poor quality of the soil made it a backward region.
Mbeya ve çevresi 1961 yılında kadar bir İngiliz sömürgesi olarak kalmıştır.Mbeya and its district was administered by the British until 1961.
Ayaklanma başarısız olmuştu ve Thälmann bir süre ortadan yok olmak zorunda kalmıştı.The uprising failed, and Thälmann went to underground for some time.
Yarışmanın detaylarının tamamlanması için iki ay kalmıştır.It would take another 12 months for the details to be finalized.
Ölümünün ardından Flamen Dialis makamı boş kalmıştır.The position of Flamen Dialis was now vacant.
Ay sonuna doğru ise mahalleden çekilmek zorunda kalmışlardır.By the end of the battle, he had to be carried from the field.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.It then flew away to a mountain, and lived there for eternity.
Kapak mizanpajı aşağı yukarı hep aynı kalmıştır.For the most part, the lower jaw stayed the same.
Hint sigorta işi, geçmişte düşük seviyeli sigorta nüfuz etkisi ile gelişmiş seviyelerde kalmıştır.The Indian insurance business had been under-developed with low levels of insurance penetration.
Çok sayıda çocuk yetim kalmıştır.Many children were orphaned.
Vlamertinge ile ilgili en eski veriler Ortaçağdan kalmıştır.The earliest data about Vlamertinge date from the Middle Ages.
Antlaşmanın ardından çok sayıda Sloven ve Hırvat İtalya'da kalmış oluyordu.The treaty left a large number of Slovenes and Croats in Italy.
Jeongjo, babasının adını temize çıkarmak için uzun süre saltanatta kalmıştır.Jeongjo spent much of his reign trying to clear his father's name.
Ermeni tutsaklarında Azerbaycan savaş esiri, değerli mermeri çıkarmak zorunda kalmıştı.Azerbaijani prisoners of war in Armenian captivity were forced to pull off the valuable marble.
Lange fotoğrafçı Paco Grande ile 1970-1981 yılları arasında evli kalmıştır.Lange was married to photographer Francisco "Paco" Grande from 1970 to 1981.
Kocası Douglas Archer Gilligan, iki çocuk ve iki torunu geride kalmıştır.She was survived by her husband, Douglas Archer Gilligan, two children, and two grandchildren.
Bu duvarlardan günümüze çok az bir kısmı kalmıştır.At present, very little portion of the walls remain.
Köyde yalnızca yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştır.This resulted in only women, children and the elderly remaining in the village.
Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır.You shall not do any act calculated to be friendly to him.
Lahmîler altıncı yüzyıl boyunca etkili kalmıştır.The Lakhmids remained influential throughout the sixth century.
Ergani'nin tarihi: islam devrinde Diyarbakır'ın tarihine bağlı kalmıştır.Ergani's fate: Islam transfer depends on the fate of the remains of Diyarbakir.
Hinayana ise sadece teorik olarak kalmıştır.Its response will therefore be precisely as theoretically predicted.
Anthemius'un günümüzde ayakta kalmış eserlerinden birisi Theodosius surlarının ana surudur.The one work of Anthemius' that is still standing today is the main wall of the Theodosian Walls.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.However, he was only rendered unconscious.
Çift 1929 yılında boşanmasına rağmen son derece samimi bir şekilde arkadaş olarak kalmışlardır.Although the couple divorced in 1929, they remained on friendly terms.
Köyün gençleri iş imkanı olmayınca büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.Township youths were unable to find jobs easily.
Görünüşe göre merhameti baskın gelmiş ve kızının yanında kalmıştı.His passing was peaceful and he was with his family.
Bir kısım top, enkaz altında kalmıştır.There is one bullet left within it.
1967 yılına gelindiğinde, ülkede 50.000 Yahudi kalmıştı.By 1967, only 50,000 Jews remained.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.But, at the conclusion of the peace in 1783, Britain had to cede control over the coast to Spain.
II. Baudouin 1124 yılında serbest kalmış ve 8 Kasım 1124 tarihinde Halep'e kuşatma başlatmıştır.In 1124 Baldwin II was released, and almost immediately he laid siege to Aleppo on October 8, 1124.
De Tounens muhalif olarak kalmış ve anılarını 1863 yılında yayımlamıştır.Antoine de Tounens published his memoirs in 1863.
Bugün ise çoğunluğu Cerbe, Tunus (şehir) ve Zarzis'te olmak üzere, 1500 kişi geriye kalmıştır.About 1,500 remain today, mostly in Djerba, Tunis, and Zarzis.
Tüm sistem gereksinimleri değişmeden aynı şekilde kalmıştır.All other pieces are unchanged.
Birçok hasta herhangi bir iyileşme görmeden yan etkilere maruz kalmıştır.Many patients suffer adverse effects without seeing any improvement.
55 yıldır evli kalmışlardır.They were married for 55 years.
Yine de, "Patagonia" ismi ve yerli halkın dev olduğu fikri, sabit kalmıştır.Nevertheless, the name "Patagonia" stuck, as did the notion that the local inhabitants were giants.
Grafiksel görünüm ve his OPEN LOOK'da dayalı olarak kalmıştı.The graphical look and feel remained based upon OPEN LOOK.
1980 yılına kadar görevde kalmıştır.It stayed in office till 1980.
Bununla birlikte, ANC'nin kendisi esas itibarıyla sosyal-demokrat bir örgüt olarak kalmıştır.The ANC itself, though, remained broadly social democratic in outlook.
Washington ölümünden kısa süre önce şirketini American Home Products'a satmak zorunda kalmıştır.Washington's company was sold to American Home Products in 1943, shortly before his death.
Ormanlık alanda yaklaşık bir hafta kalmıştır.A Week in the Woods.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.No known copies of it exist today, and it is considered a lost film.
Ronin, efendisiz kalmış Samuray.A rōnin is a samurai without a master.
İzlanda, yerleşimin olmadığı son büyük adalardan biri olarak kalmıştır.Japan stands as the last unoccupied territory.
Ömer ise hapishane isyanı sonucu hayata veda edip, mezara gömülmüş bir bedenden ibaret kalmıştır.U Saw was buried, according to custom, in an unmarked grave within the prison.
Ancak Yüeçilerin baskısı devam edince buradan da çıkmak zorunda kalmışlardır.If they step off their beam they are out also.
Seçimlere çok az kalmıştır.Electoral meetings were very short.
6 Ağustos 2013'e kadar kuşatma altında kalmıştır.He is under arrest until October 6, 2013.
Aynı zamanda IFPI listesinde 5 hafta boyunca zirvede kalmıştır.It, also, stayed at number 1 of the IFPI charts for 5 weeks.
1997 yapımı Titanik filminde canlandırdığı Şef Henry Tingle Wilde karakteriyle akıllarda kalmıştır.He played Chief Officer Henry Tingle Wilde in the 1997 film Titanic.
Günümüzde çok az sayıda Şor Türklerinden kişiler kalmıştır.There are very few non-Muslims left today.
Ancak tüm bu çalışmalar teorik düzeyde kalmış, uygulamaya geçirilmemiştir.However, all this was theory and had not been put to practice.
En eski bölüm 10.yüzyıldan kalmıştır.The oldest was 10th century.
Filmin sonunda cinayetler çözümsüz kalmıştır.In the end, the crimes remain unsolved.
Buna karşın, Avusturyalıların Rus Ordusu'nu çevreleme çabası sonuçsuz kalmıştır.However, a planned Austrian enveloping movement around the Russian army failed.

İlgili Sayfalar