kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hollanda Halkı da zor durumda kalmıştı.The Dutch were also very worried.
Chiara, Q ve Eleanor Cassar jüri oylarıyla Süper Final'e kalmıştır.Chiara, Q and Eleanor Cassar were selected by the jury to qualify to the Super Final.
Çift 1947 yılında boşanmış, ancak onlarca yıldır yakın arkadaş olarak kalmıştır.The couple divorced in 1947, but remained close friends for decades afterwards.
Bununla birlikte, kullanıcıya uygun dönüştürme ayarlarını seçmek kalmıştır.However, it was up to the user to choose appropriate conversion settings.
Kariyama (Cariamidae) - yaşayan 2 canlı türü kalmıştır.Seriema (Cariamidae) – 2 living species.
Poe ve Metzengerstein, küçük yaşta kimsesiz kalmışlardır.Both Poe and Metzengerstein are orphaned at a young age.
Bir helikopter hafif silah ateşine maruz kalmış ve Chimoio'ya geri dönmüştür.One helicopter was riddled with small arms fire but managed to return to Chimoio.
Eski minaresi ise ayakta kalmıştır.Only the minaret is still standing.
Bir iki konuşanı kalmıştır.One speaker remains.
Yunan işgalinde 3 yıl kalmıştır.Greek in Three Months.
Basel bütün bir savaş boyunca titizlikle tarafsız kalmıştı.Basel had remained studiously neutral throughout the whole war.
Bu dizayn MkI tipi olarak Nisan 1972’ye kadar bu şekilde kalmıştır.The design essentially remained this way until April 1972.
Bunun dışında forum 1203-1204'teki Dördüncü Haçlı Seferi'ne kadar neredeyse bozulmadan kalmıştır.Otherwise the forum remained nearly intact until the Fourth Crusade in 1203–1204.
Günümüzde yasadışı örgüt olmasına rağmen sadece Suudi Arabistan Yeşiller Partisi kalmıştır.Today, only the Green Party of Saudi Arabia remains, although it is an illegal organization.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Once again she had to return.
Şehrin o günkü nüfusu olan 400,000 kişinin yarısından fazlası da evsiz kalmıştır.More than half of the city's population of 400,000 was left homeless.
Rugby kulübünün bir parçası olarak kalmıştır.He remains part of a rugby club.
Üçüncü Duma, 5 yıllık döneminin sonuna kadar ayakta kalmış tek meclistir.The third Duma was the only one to last until the end of its five-year term.
Mart 1938'de Gestapo tarafından hapsedilmiş ve Eylül 1938 yılına kadar hapiste kalmıştır.He was imprisoned by the Gestapo in March 1938, and remained as such till September 1938.
Bunun üzerine yenilen Tuli, kaçmak zorunda kalmıştır.It made him sad then, and he ran away.
Susan tecavüze uğramış ve hamile kalmıştır.Isabell was raped and ends up pregnant.
Rol Daniel Craig'e kalmıştır.The role eventually went to Daniel Craig.
Kalan üyeler ise, ya oylamaya katılmamıştı ya da çekimser kalmışlardı.They either accepted his lie or were unable to extract him.
Alko gibi bazı kamu tekelleri kalmış ve bu bazen Avrupa Birliği tarafından sorgulanmıştır.Some public monopolies such Alko remain, and are sometimes challenged by the European Union.
Bu uygulama 1980'lerde standart kalmıştır.This practice remained standard into the 1980s.
Helen, bir yangın sonucunda öksüz kalmış ve kardeşi Liam'la birlikte yetimhaneye verilmiştir.Helen was orphaned after a fire and brought up in care with her brother Liam.
Ancak küçük bir kısmının çok daha uzun süre yeryüzünde kalmış olabileceği düşünülmektedir.Some of them may get longer-lasting life.
Toplu intihardan sadece 2 kadın ve 5 çocuk hayatta kalmıştır.Only two women and five children were found alive.
Dünya'nın yörüngesindeki Astronotlar bir yıldan daha uzun süre mikro yerçekimi üzerinde kalmışladır.Astronauts in Earth orbit have remained in microgravity for up to a year and more at a time.
Pek çok sokak çocuğu Marcos hükümeti sırasında seri idam tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.Many street children were in danger of summary execution during the Marcos Government era.
Ülke sadece dört kez yarışmadan uzak kalmıştır (1985, 1991, 1995 ve 2002).It has missed only four contests so far (1985, 1991, 1995 and 2002).
Sonuç olarak, gazlar magma içinde yüksek basınç altında kapalı kalmış olma eğilimindedir.As a result, gases tend to become trapped at high pressure within the magma.
Bir dönem Saint-Rémy'de olmak üzere akıl hastanelerinde kalmıştır.He spent time in psychiatric hospitals, including a period at Saint-Rémy.
Eşinin 2002'deki ölümüne dek evli kalmışlardır.They remained married until her death in 2002.
Eserlerinden yalnızca birkaç fragment kalmıştır.Only a few fragments of his works remain.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.At other locations only spur tracks exist.
Uçak 1933'ten 1939 yılına kadar başkanlığın ulaşım hizmetinde kalmıştır.The aircraft remained in service as a presidential transport from 1933 until 1939.
Ancak, evrim, bazı teistler için tartışmalı bir kavram olarak kalmıştır.However, evolution remains a contentious concept for some theists.
Fakat bu boyamaların sadece izleri günümüze kalmıştır.However, only traces of these paintings are visible now.
Sonny organizasyonda Tommy‘e üst düzey bir mevki sağlamış ve Tommy‘de aileye çok sadık kalmıştır.Sonny granted Tommy a position in the organization where he was loyal to the family above all else.
Sonuç olarak Suriye Deniz Kuvvetleri çatışmaların geri kalanında limanda kalmıştır.As a result, the Syrian Navy remained in port for the remainder of the conflict.
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.The British then sued for peace.
2011 ve 2013'te Archibald Ödülleri'nde finale kalmıştır.She was a finalist in the Archibald Prize in 2011 and 2013.
Theodoros'un kendisi Tırnovo'da yedi yıl esir kalmıştır.Theodore himself remained in captivity at Tarnovo for seven years.
20. yüzyılın sonlarında ise Berlin'de bu tür bira üreten yalnızca iki fabrika kalmıştır.By the late 20th century, there were only two breweries left in Berlin producing the beer.
Che Guevara burada, ertesi gün öldürüleceği okulda bir gece tutsak olarak kalmıştır.Che Guevara was held in the schoolhouse, where he was killed the next day.
Kogelnik 1966’da Londra’dayken, New York’taki stüdyo alanı büyük bir yangının içinde kalmış.While Kogelnik was in London in 1966, her New York studio space was engulfed in an enormous fire.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.Only five of her crew of 52 survived.
2 milyon Amerikalı evsiz barksız kalmıştı.Millions of American children were homeless.
Günümüzde sadece Aziz Sarkis Kilisesi kalmıştır.Today only the Saint Barbara Church remains.
Geronte'de Manon'a hayran kalmıştır ve onun bir manastırda telef olacağını söyler.Geronte, who also is captivated by Manon, says she would be wasted in a convent.
Flóki, Barðaströnd'ta bir kış boyunca kalmıştır.Flóki settled for one winter at Barðaströnd.
Bu olayların sonucunda romanlar ilçeyi terk etmek zorunda kalmıştır.Whatever the case, the Romans left.
1981 yılının nüfus sayımında şehir nüfusu 346,871 de kalmış, 1994 yılında 540,133'e yükselmiştir.In the 1981 census, the population stood at 346,871, rising to 540,133 in 1994.
Sonra ayrılmışlar ama iyi arkadaş kalmışlardı.They broke up, but they stayed good friends.
Şoygu, Acil Durum Bakanı kalmış ve yeni Devlet Dumasına gitmemiştir.Shoygu remained Emergencies Minister and did not go into the new State Duma.
Geride eşi Angela J Zackhras ve 3 çocuğu kalmıştır. ^ "Nitijela members".He was survived by his spouse, Angela J Zackhras, and three children.
Olaylara tanık olan hayatta tek kişi kalmıştır.The Only Living Witness.
Beş yıl boyunca işsiz kalmıştır.He was unemployed for five years.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.The ship was fully insured.

İlgili Sayfalar