kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İki arada bir derede kalmıştım.I was between the devil and the deep blue sea.
Akşam yemeğine geç kalmıştım.I was late for dinner.
Babasından çok para miras kalmıştı.He inherited much of his father's money.
Robert çok geç saatlere kadar ayakta kalmıştı.Robert stayed up really late.
Robert çok geç saatlere kadar uyanık kalmıştı.Robert stayed up really late.
Karl orada bir haftadan fazla kalmıştı.Karl stayed there for over a week.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.
Üretim şirketi, kumar kayıplarının bir kısmını karşılamak zorunda kalmıştı.The production company had to cover some of his gambling losses.
Modern Klan örgütleri, Birleşik Devletlerde yerli terör eylemleriyle ilişkili kalmıştır.Modern Klan organizations remain associated with acts of domestic terrorism in the United States.
Vincent'ın Theo'dan aldığı mektupların ise yalnızca 39'u geriye kalmıştır.Of the letters Vincent received from Theo, only 39 survive.
1909'da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.Paralysed from 1909, he had to live the rest of his life in an armchair.
Edo döneminde 234 atlayış kaydedilmiş ve bunların % 85.4'ü hayatta kalmıştır.During the Edo period, 234 jumps were recorded, and of those, 85.4% survived.
"Gerçek" bir cerrah olmak istediğinde ise Summer'a 17 yaşında hamile kalmıştır.She wanted to become a "real" surgeon but became pregnant with Summer at 17.
Ana karakter Spike, ruhunu henüz yeni kazanmış ve evsiz bir şekilde sokaklarda kalmıştır.The main character, Spike, has recently earned his soul and is homeless on the streets.
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Three copies survived, but these remained hidden for decades.
1986'da La Géode açıldı, ve dünyadaki tek 12 kanallı Omnimax burası kalmıştır.In 1986 La Géode was inaugurated, and it remains the only 12-channel Omnimax in the world.
Yüz yıldır fiyatı sabit kalmıştır: bir kepçesi iki Sickle.Its price has remained constant for one hundred years: two Sickles a scoop.
O zaman özel kişiler kendi kendi anlaşmalarını yapmak zorunda kalmıştı.During this time, private individuals had to make their own arrangements.
Yine de, Monozigotik ikizlerin oranı dünyanın genelinde 1/333 olarak kalmıştır.Nevertheless, the rate of monozygotic twins remains at about 1 in 333 across the globe.
Zarar gören yüzük bir süreliğine müdürün odasındaki masanın üstünde kalmıştır.The damaged ring is kept for a time on a table in the Headmaster's office.
Geriye tek Charlie kalmıştır.Finally, only Charlie is left.
2011 yılında üçüncü büyük dış satımcı ve üçüncü büyük dış alımcı olarak kalmıştır.In 2011 it remained the third largest exporter and third largest importer.
1952 yılına kadar Edinburgh’da kalmıştır.He remained at Edinburgh until 1952.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.It is very rare, and may only remain on a single island.
Wallenberg Budapeşte’ye vardığında, Macaristan’da sadece 230.000 Yahudi kalmıştı.By the time of Wallenberg's arrival there were only 230,000 Jews remaining in Hungary.
Baranov, kalan yerleşimcilerin güvenli dönüşü için 10.000 ruble fidye ödemek zorunda kalmıştır.Baranov was forced to levy 10,000 rubles in ransom for the safe return of the surviving settlers.
Çoğu ülke için bu, 20. yüzyıla kadar yayımlanmış çalışma standardı kalmıştır.For most countries, this remained the standard for published work until the 20th century.
Bu noktada, Tesla indüksiyon motoru başarısız olmuş ve geliştirilme aşamasında kalmıştı.At that point, the Tesla induction motor had been unsuccessful and was stuck in development.
Eşi Mira Bordonaitė de komünisttir ve uzun süre hapiste kalmıştır.His wife Mira Bordonaitė was also a convinced communist and spent many years in prison.
Bir dizi para devalüasyonunu takiben, krona, ABD Doları karşısında istikrârlı kalmıştır.Following a series of currency devaluations, the crown has remained stable in relation to the US$.
Vajravarahi'ye, Varahi'nin sert karakteri ve gazabı miras kalmıştır.Vajravarahi inherits the fierce character and wrath of Varahi.
Voltaire muhtemelen Swift'in etkisinde kalmıştı.Voltaire was presumably influenced by Swift.
Filipinler 300 yıldan daha fazla bir süre, İspanyol İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kalmıştır.The Philippines became part of the Spanish Empire for more than 300 years.
Blanchar; Belçikalı aktör Jean Servais ile onun 1976'da ölümüne kadar evli kalmıştır.Blanchar was married to the Belgian actor Jean Servais, until his death in 1976.
40'tan fazla aile evsiz ve 22.000 kişi elektriksiz kalmıştır.More than 40 families were left homeless and 22,000 people were left without electricity.
Belde Zir (Yenikent) kazasına bağlı olarak kalmıştır.Discovered the counter-weave for Bale Fire.
Ayrıca daha yüksek bir terapötik indeks göstermiş ama kardiyotoksisitesi kalmıştır.It also showed a higher therapeutic index, yet the cardiotoxicity remained.
Fare kuşları (Coliidae) - 2 genus içinde yaşayan 6 türü kalmıştır.Coliiformes (mousebirds) – 6 living species in 2 genera.
Eskiden kalem ile çizdikleri için adları çizici olarak kalmıştır.Thus, creating the name, Tensing Pen.
Fergus 1897 yılında dul kalmıştır.Fergus became a widower in 1897.
Bu 1990'da formüle edilmiş bir Crayola rengidir (2003'te kullanım dışı kalmıştır).This is a Crayola color formulated in 1990 (later retired in 2003).
Hayama Jun Negami ile 1965'ten 2005'e kadar evli kalmıştır.Hayama was married to Jun Negami from 1965 until his death in 2005.
Moskova savunmasında 90 bin kişi ve 150 tank kalmıştır.The Soviets now had only 90,000 men and 150 tanks left for the defense of Moscow.
Yine de altıncı sezonun sonuna kadar yapımcı danışmanı olarak kalmıştır.He would serve as consulting producer until the end of the sixth season.
Ancak kadın eğitimi kısıtlayıcı kalmıştır.Female education did however remain restrictive.
O dönemden beri hem erkek hem de kadın kimonosunun temel biçimi değişikliğe uğramadan kalmıştır.Since then, the basic shape of both the men’s and women’s kimono has remained essentially unchanged.
Riau'da ise yalnızca 9 alanda 350 kadar fil hayatta kalmıştır.In Riau Province only about 350 elephants survived across nine separate ranges.
Günün sonunda İngiliz Taburu’nun 600 üyesinden geriye sadece 225 kişi kalmıştı.At the end of the day, only 225 of the 600 members of the British battalion remained.
Bir fabrika denetçisiyle yaptığı tartışmadan dolayı işsiz kalmıştı.He had just become unemployed due to an argument with a factory supervisor.
7 Kasım sabahı yalnızca moloz yığını kalmıştı. ^On the morning of 7 November only a pile of rubble remained.
Bu şekilde üç yıl kalmıştır.It remained this way for three years.
Savaşın sonunda yalnızca 33 kişi kalmışlardı.By the end of the war there were only 46 members left.
Savaş bittiğinde 17,247 kişi sağ kalmıştı.At the end of the war there were 17,247 survivors.
Doğu'da, Konstantinopolis'te, makam 13. yüzyıla kadar ayakta kalmıştır.In the East, in Constantinople, the office survived until the 13th century.
Galland 5 Mayıs 1987 tarihinde ölümüne kadar Tuck ile arkadaş kalmıştır.Galland remained friends with Tuck until the latter's death on 5 May 1987.
Bugün ise, çoğu Kahire'de olmak üzere 100 kişi kalmıştır.About 100 remain today, mostly in Cairo.
Podesta yalnız kalmıştır ve tek başına kalma kaderini filozofça kabul eder.Left alone, the Podestà accepts his fate philosophically.
Yapının o zamana değin ayakta kalmış olan saat kulesi ise Temmuz 2007'de tahrip edilmiştir.The remaining clock tower was also destroyed in July 2007.
Valova ve Vasiliev 1984-1992 yılları arasında evli kalmışlardır.She and Vasiliev were married from 1984–1992.
Çoğu pilot savaşta kullanacakları uçaklarda eğitilmek zorunda kalmıştı.Most pilots had to teach themselves to fly.

İlgili Sayfalar