kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rhaegar ikisini de şövalye yapmıştır ve kendileri yakın arkadaşı olarak kalmışlardır.Ele se despede de Tyrion e os dois se separam como amigos.
Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı.Feito que apenas o americano Joe Frazier, até então tinha conseguido.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.A família de Nasser viajava frequentemente devido ao trabalho de seu pai.
O zaman özel kişiler kendi kendi anlaşmalarını yapmak zorunda kalmıştı.Antigamente os grandes mestres faziam suas próprias tintas.
Kuzeyde Napolice güneyde ise Sicilyaca dillerinin etkisinde kalmıştır.No entanto, a influência do italiano do Norte nas variedades locais da língua siciliana é marcada.
Busby bu olaydan sağ kurtulmuş fakat tedavi gördüğünden dolayı bir süre görevinden uzak kalmıştır.Busby sobrevive, mas fica impossibilitado de exercer suas funções por um certo período.
Ancak bu daha çok dinleyici ve teorik olarak kalmıştır.Há que se notar que este aspecto foi mais teórico que real.
Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte ortadan kalmıştır.Tornou-se extinta com o dissolução da União Soviética.
Ancak kitapla ilgili bazı kişiler şiddet olaylarına maruz kalmıştır.Mas, obviamente, outros no processo de tomada de decisão ficaram realmente chateados com a homossexualidade.
Artık listesinde tek bir kurban kalmıştır.Houve somente uma perda em seu grupo.
Her bir federal bire üç dövüşmek durumunda kalmıştır.Assim, sempre haverá 3 atacantes na rede.
Ama artık ekipte yalnızca 9 kişi kalmıştı.Quando eles recuaram, apenas 9 homens restavam.
Deri Yüz, Vanita'nın ırzına geçmesiyle Vanita hamile kalmıştır.No final da trama, Vanessa morre grávida e baleada por Elsa.
O yıllardan 1970 lerin başına kadar ajan sayısı, (yaklaşık 300 )oldukça az kalmıştır.A idade avançada com que faleceu (cerca de 103 anos) era muito pouco comum naquela época.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.O local permaneceu abandonado por um longo período.
Taşrada yaşayan Kürtler ise, daha çok geleneksel Kürt kültüründe kalmışlardır.Danças em círculo similares também são tradicionais em outras culturas da região.
Giunia tek başına kalmıştır.Élida fica sozinha.
Tersane Konferansı kâğıt üzerinde kalmış bir konferanstı.O Seminário sobre a carta roubada.
Bugün, yeryüzünde sadece 3600 tane siyah gergedan kalmıştır.No mundo inteiro restam apenas 300 focas como esta.
Bunun sonucunda projenin sitesi SourceForge.net'e geçmek zorunda kalmıştır.O jogo foi lançado inicialmente como projecto open source, suportado pela SourceForge.net.
20 Ağustos 1914, Roma), 4 Ağustos 1903 tarihinden 20 Ağustos 1914 tarihine dek görevde kalmış papa.São Pio X, foi Papa de 4 de agosto de 1903 a 20 de agosto de 1914.
Artık sadece oyuncu kalmıştır.Depois se tornou ator.
Orta ve Doğu Avrupa'nın tüm kadim devletlerinin başkentleri bu hattın ötesinde kalmış durumda.Atrás dessa linha estão todas as capitais dos antigos Estados da Europa Central e Oriental.
Bu sırada Caroline Ali'den hamile kalmıştır.Dessa vez, a própria Fernanda Lima ficou grávida.
20. yüzyılda bu bölgede bazı açık kömür madenleri işletilmelerinden geriye büyük çukurlar kalmıştır.No começo do século XX foram descobertas grandes reservas de carvão mineral no solo da região.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.Aparece a partir da 4ª temporada.
Oysaki sadece bilinçsiz kalmıştır.Esta fica inconsciente por um bocado.
Gerçeklik, Bilinç dışı Arzu'nun ötesinde kalmıştır.A realidade está para além do alcance do intelecto.
Mr. Pete, porno oyuncusu Alexis Texas ile 2008 ve 2013 yılları arasında evli kalmıştır.Texas foi casada com o ator Mr. Pete entre 2008 e 2013.
Ancak 18 yaşında iken sakatlık sebebi ile pateni bırakmak zorunda kalmıştır.Com 18 anos teve de se exilar para escapar da perseguição nazista.
Pergamon'da ise yalnızca temelleri kalmıştır.A Cecília, só resta Peri.
Daha sonraki haftasında, ilk kırkın dışında kalmıştır.Na semana seguinte, saiu do Top 40.
Papanın bir takım girişimleri de sonuçsuz kalmıştı.A falta de equipamento finlandês também era um problema.
Kurgudaki bu olay eleştiriye maruz kalmıştır.Mas esse pensamento ainda é suscetível à críticas.
Adil'in Suriye ordusu "Bilbays Muharebesi"'nde zayıf kalmış Mısır ordusuna karşı galip geldi.Haçane porém encontrou resistência da tribo dos Zenata (berbere) sob al-Kahina.
Tek sorunları kalmıştı: grubun ismi.Porém, o primeiro problema logo apareceu: o nome da banda.
Savaşın başlangıcında filler hareketsiz kalmışlardı ancak sonradan Memluk askerlerinin üzerine hücum ettiler.No final da luta, os macacos se rebelam contra o seu comandante humano.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.As portas estavam adornadas com metais preciosos.
Noel'e de "Don't Look Back in Anger" kalmıştır.Matt se animou a cantar “Don’t Look Back in Anger” do grupo Oasis.
Babası vefat edince kendisine çok büyük bir servet kalmıştı.À época em que faleceu, encontrava-se grandemente endividado.
Giresunspor'da sadece yarım sezon kalmış ve 4 maça çıkmıştır.No Metropolitan ficaria mais nove anos e inauguraria quatro temporadas.
Eski minaresi ise ayakta kalmıştır.O Time Heróis se levantou.
Şehir deprem bölgesinde bulunup tarihinde büyük deprem afetlerine maruz kalmış ve hasar görmüştür.Situada em uma zona sísmica, ao longo de sua história sofreu terremotos e continua atualmente sob sua ameaça.
Geriye sadece Baal kalmıştır.Dela só restou a fachada.
Çok az bir nüfusları kalmıştır.Muito poucos restaram deles.
2009 yılında ise bir süre kadro dışı kalmıştır.Até 2009 permaneceu solteira.
Günümüzde toplam Sibirya nüfusunun %10’undan daha aşağıda bir sayı oluşturan yerli gruplar kalmıştır.Há um considerado número de grupos indígenas, mas que representam somente 10% da população total da Sibéria.
Nepal, 1951 yılına kadar bu ailenin denetiminde kalmıştır.Palma permaneceu em seu posto até 1951.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Ultimamente, vários membros do Exército Vermelho têm sido presos no Peru.
Kazadan sonra sadece uçak mühendisi Alexander Sizov sağ kalmıştır.No acidente morreu o comandante do avião, o major Ludwik Idzikowski.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Em 2010 teve seu primeiro filho.
"Gizli Kalmış Bir Edebi Aldatmaca", Murat Yalçın, Kitap-lık, No.106, Haziran 2007 ."Ao mestre com carinho", Jornal de Opinião, n.680, Belo Horizonte, 10/06/2002.
Bu yüzden Edward'la ikisinin arasında kalmıştır.Adam estava entre eles.
Ancak, Doktor'un TARDIS'inde bu devre bozulduğu için son şeklini aldığı polis kulübesi olarak kalmıştır.O Doctor se questiona a respeito de porque a TARDIS manteve a forma de uma Cabine de Polícia.
Bu görevde iki yıl kalmıştır.Passou dois anos nessa função.
Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.Eu me sentia suspenso no espaço.
Ryukyuca ile ilişkilidir; fakat diğer dillerle herhangi bir akrabalığı kanıtsız kalmıştır.Nivkhe é uma língua Isolada, não aparentando nenhuma relação com outras linguagens.
Fakat hakları ve renkleri Seattle şehrinde kalmıştır.Sua sede fica na cidade de Martigues.
Benim de milliyetsiz ve ateist olduğumu duymayan tek siz kalmışsınız demek ki".Portanto entenda sempre que você é a não espacial e atemporal testemunha."
Varsak 1973 yılına kadar köy statüsünde kalmış, 1973 yılından sonra ise belediye olmuştur.Voltou a prefeitura em 1973, ficando até 1977.

İlgili Sayfalar