kalmış ile cümle
kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır.وبعد ذلك جعل من هذا الاسم إسمًا شرعيًا له.
Fakat 1915 senesinde manastıra saldırılmıştır ve ancak kütüphanesi sağlam kalmıştır.خلال حريق عام 937، تم تدمير الدير، لكنه بقيت المكتبة سليمة.
Charlotte Brontë, babasıyla kalmıştı.بقيت شارلوت ووالدها وحدهما الآن.
Bir süre sonra koalisyon bozulduğunda birinci MC hükümeti geride kalmıştı.مباشرة بعد أول اتفاقية روزفلت، وجد الحزب الديموقراطى نفسه يتفكك.
Giugliano'ya dair ilk yazılı belge 1270den kalmıştır.الأولى الوثائق التي تشير إلى اقطاعية في جوليانو تعود إلى عام 1270.
Burada tam olarak bir yıl kalmışlardır.وقضوا هناك شهرًا كاملًا.
Mektupta buradan sonrasının büyük bir kısmı kayıptır ve sadece birkaç tane kâğıt parçası kalmıştır.هذا الكتاب مفقود الآن ولم يصلنا منه سوى بعض النقول.
Cücürüs adı bu dönemden kalmıştır.وهكذا كسبت الجوهرة اسمها هذا منذ تلك اللحظة.
Entegrasyon yanlısı görüşlerinden dolayı Jones, Indiana’da ciddi eleştirilere maruz kalmıştı.تلقى جونز انتقادات كبيرة في ولاية انديانا لآرائه اندماج.
Şehirde 3.000 az asker kalmıştır.يوجد ما يقارب 3000 معتقل من المدينة.
Şairin halk kültürüne olan bu yakınlaşması vefatı sebebiyle yarım kalmıştır.ولكن لم يكتمل اقتراب الشاعر نحو الثقافه الشعبيه بسبب وفاته.
Günümüze yüzeyde bulunan kimi kalıntılar kalmıştır.ئيوت (هوشيار - أي الذي يوقض الناس يوم الحشر بنفخهِ الصوور.
Birkaç ay boyunca taşlaşmış olarak kalmıştır.وتبقى ثابتة لعدّة أشهر.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.ما يلي هو مقتطفات فقط.
Bugün sadece temel izleri ile frizlerinden bir parça kalmıştır.لم يتبق اليوم إلا بعض القطع المتناثرة من المخطوطات الأولى.
Özgün süslemelerden günümüze, dört merkez taşıyıcı kolondan üçünün dibindekiler kalmıştır.وخلال التدوير، يرتبط المتبقي 10 بجسر المتبقي 4.
629 - 631 yılları arasında tahtta kalmıştır.امتدت فترة حكمه بين 629 و 641.
Bu şekilde üç yıl kalmıştır.وظل هناك ثلاث سنوات.
Balık köylüler evsiz kalmışlardır.صياد السمك الأبقع.
647-648 yıllarında bölge Arap akınlarına maruz kalmıştır.خلال حروب الثلاث ممالك 1644-1647 تم نهب المدينة كليا من كلا الجانبين.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.يُفترض أن روبنسون كروزو قد تحطمت سفينته وأصبح في جزيرة مهجورة.
1987 ile 1991 yılları arası Barry Bostwick ile evli kalmıştır.ثم تزوج ديبي باريت بين عامي 1985 - 1991.
1793 baharında, Manchester’a taşınana kadar Kendal’da kalmıştır.ثم انتقل كليا إلى مانشستر العام 1793.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.وقد مات جميع من كان بها وعددهم 55 راكبا مع الطاقم.
Youla, Eskişehirspor yönetimi ile sorunlarından dolayı kadro dışı kalmıştır.وليكن استغناؤك عنهم في نزاهة عرضك، وبقاء عزك.
Başyazarı ve yazar kadrosunun önemli bir bölümü de aynı kalmıştır.ما زال الفصل المتعلّق بالكتاب والكاتبة مرقونا.
Önceleri Suriye muhalefetini destekleyen Mısır, 2013 Mısır askerî darbesi sonrasında tarafsız kalmıştır.غيرت مصر موقفها في هذا النزاع من دعم المعارضة للحياد بعد الانقلاب المصري عام 2013.
Araması sonuçsuz kalmıştır.كان البحث غير ناجح.
Geriye Ankhsenpaaten kalmıştır.رجع بخفي حنين.
Forest'nin 1885'te bulduğu sabit seviyeli karbüratör yetmiş yıl boyunca üretimde kalmıştır.ووجد فورست أيضاً في عام 1885 مكربن ثابت مستوي لا يزال في إنتاجه على مدار سبعين عاماً.
Ondan sonra devamlı Müslümanların baskısına maruz kalmıştır."هناك دائما تداعيات الذهاب ضد الطائفة المسلمة.
Film çekimlerinde kitaptaki bir sürü ayrıntıyı hiçe saymak zorunda kalmıştık.فقدمت أثناء تغطيتها للموقع الكثير من محتويات الكتاب.
II. Baudouin 1124 yılında serbest kalmış ve 8 Kasım 1124 tarihinde Halep'e kuşatma başlatmıştır.بعد أن أطلق سراح بالدوين الثاني سنة 1124، سرعان ما قد حملة لحصار حلب في 8 أكتوبر 1124.
Karol, yalnızca karısını değil, karısıyla ortak olduğu güzellik salonunu da yitirmiş ve beş parasız kalmıştır.لم يتزوج كارل في حياته وليس لديه أقرباء، وذهبت ثروته الضخمة التي تركها لصالح الجمعيات الخيرية.
Tahmini olarak 800 sivil öldürülmüş ve 80.000 kişi evsiz kalmıştır.تقريبا يموت 800 مدني ويترك 20،000 شخص دون مأوى.
Başkanlığının ilk yıllarında, 100.000 kişinin ölümüne neden olan bir iç savaş ile karşı karşıya kalmıştır.خلال السنوات الأولى من رئاسته، واجه رحمن (رحمانوف) حرب أهلية قتل فيها ما يصل إلى 100,000 شخص.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.وكانت تغير مكانها بإستمرار بسبب مهنة والدها.
Konağınyanı söylenişi zamanla Konakyanı olarak kalmıştır.وقد روى البخاري بقية الحديث في صحيحه.
Bu arada Sara da iki erkek arasında kalmıştır.فبقي سام في بلاد ما بين النهرين.
Bu etkilerin sonucunda sayısız çocuk ölmüş, birçoğu da sakat veya öksüz kalmıştır.ومات فيها جماعة من أعيانهم، وأَجْلَى عدد كبيرا من أولاد القنطري، وغيرهم.
Ancak, bazı tank ve askerler, bölgeyi kontrol altında tutmak amacıyla, Dera'da kalmışlardır.وإن ظل بعضهم مع الدبابات لإبقاء الوضع في درعا تحت السيطرة.
Bir oğlu yadigar kalmıştır.يذكرهم ابن خلدون.
Ölümünden sonra geride 5 yaşında bir kızı kalmıştır.لديها أخت توفت في سن الخامسة.
Uzun yıllar boyunca en yaygın 10 Mbit/s standardı olarak kalmıştır.أكثر من 10 سنوات تسمى سندات طويلة الأجل.
8 Haziran 1973 tarihinde ölünceye kadar onunla kalmıştır.و عاش معها حتى وفاتها في 3 أكتوبر 1938.
1980 yılına kadar Ankara'da kalmıştır.وظل يقيم في نيروبي حتى عام 1984.
1928'den 1960'a kadar kullanımda kalmıştır.مكث هناك حتى عام 1928.
Ancak kadın eğitimi kısıtlayıcı kalmıştır.ورغم تلك التحسينات، إلا أن تعليم النساء ظل محدودًا.
Yine de, Monozigotik ikizlerin oranı dünyanın genelinde 1/333 olarak kalmıştır.ومع ذلك، لا يزال معدل التوائم أحادية الزيجوت حوالي 1 لكل 333 ولادة في جميع أنحاء العالم.
Vlamertinge ile ilgili en eski veriler Ortaçağdan kalmıştır.أقرب البيانات حول فلامرتينج تاريخ من العصور الوسطى.
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.فاضطر الإسبان إلى أن يدفعوا للأهالي طلبا للسلام.
2001 yılındaki seçimlerden de zaferle ayrılan Kérékou, 2006 yılına kadar bu görevde kalmıştır.وخسر عرضه الانتخابي في الانتخابات التمهيدية لهذا المنصب مرة أخرى في عام 2006.
Basıldığı dönemde birçok eleştiriye maruz kalmıştır.وخلال الفترة التي طبعت بها الرواية تعرضت للعديد من الإنتقادات.
Sonuç olarak kızı Aelita ile birlikte Lyoko'da kalmışlardır.بعد ذلك حبس فرانز وابنته ايليتا داخل ليوكو.
Bu duvarlardan günümüze çok az bir kısmı kalmıştır.لم يبق من هذه القرى سوى بعض المعالم القليلة جدا.
Oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.أتترك ولدها يموت جوعاً وعطشاً, لن تقف مكتوفة الأيدي أمام هذا المصير.
Kurgudaki bu olay eleştiriye maruz kalmıştır.ومع ذلك، فإن هذه الجائزة عُرضة للانتقاد.
Ancak tüm bu çalışmalar teorik düzeyde kalmış, uygulamaya geçirilmemiştir.على كل حال يبقى هذا المفهوم غير مطبق بشكل عملي ويبقى نظريا.
Bu gözlerden biri geçen zaman içinde toprak altında kalmıştır.والتي قد تصادفهم خارج الأرض في يوم من الأيام.
Geriye sadece Baal kalmıştır.ولم يأت بعده إلا مقلد.