kalmış ile cümle
kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çok sayıda çocuk yetim kalmıştır.Многие прихожане — дети-сироты.
2 büyük abisi ailesi ile kalmıştır..«Two major car families».
Cami, köşe başında kalmıştır.Хан отошёл в угол.
Ana karakter Spike, ruhunu henüz yeni kazanmış ve evsiz bir şekilde sokaklarda kalmıştır.Самый младший его брат, Дмитрий Ноготь, удела не получил и жил в Суздале.
1923-1933 yılları arasında köy tamamen boş kalmıştır.В 1932—1933 годах село голодало.
Günümzde bunlardan sadece 6 kule ayakta kalmıştır.В наши дни сохранились лишь три башни.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.Им не овладевают ни дремота, ни сон.
Günümüze sadece direk çukurları ve çakıl döşeli tabanlar kalmıştır.До наших дней сохранились подлинные стенные и потолочные орнаменты.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Почти полгода пролежал в госпитале.
(Anılan bağlardan geriye “Numunebağ Caddesi” adı kalmıştır.)Список переименованных улиц. — стлб.
Sonuç olarak güçlü Rus ve Sovyet kuvvetlerine maruz kalmıştır.Пользовался большим авторитетом среди русских и сербских военных.
Hayati'ninse elinde sadece hayalleri kalmıştır...Их мечты о будущем остаются лишь мечтами.
Bunun sonucu olarak elinde sadece Noctowl kalmıştır.И в результате остались просто Gabin.
Hastalığın ilerlemesi sonucunda mahallede 1 kişi kalmıştır.После боя в деревне уцелело всего 7 человек.
Corky (Gina Gershon) hırsızlık suçundan 5 yıl cezaevinde kalmış ve şartlı tahliye edilmiştir.Корки (Джина Гершон) недавно вышла из тюрьмы, где провела 5 лет.
İki savaşta da halk etnik temizliğe maruz kalmıştır.Обе стороны в период боевых действий практиковали этнические чистки.
Fakat ölümünün ardından İyon Ayaklanması böylesi bir liderden yoksun kalmıştır.После смерти лидера восстание было вскоре подавлено.
Entegrasyon yanlısı görüşlerinden dolayı Jones, Indiana’da ciddi eleştirilere maruz kalmıştı.Джонс обладал подавляющим преимуществом по ударам, как показала статистика.
İmparator II. Wilhelm tahtını bırakmak zorunda kalmıştı.6 ноября кайзер Вильгельм II был вынужден отказаться от трона.
Resmî siteye göre maç yarıda kalmış ve sonuca bağlanmamıştı.В этом случае матч признаётся завершённым без результата.
Roman sık sık eleştirmenlerin kadın düşmanlığı, ırkçılık ve antisemitizm suçlamalarına da maruz kalmıştır.И критики снова обвинили его в расизме, женоненавистничестве и антисемитизме.
Böylece İngiltere Krallık mirası ortada kalmış bulunuyordu.Это, казалось, решило вопрос наследования Англии.
Bu maçların birinde berabere kalmış, üçünü ise kazanmıştır.Они трижды играют в финалах и в одном из них добиваются победы.
UNITA bu seçim sonuçlarına önce itiraz etse de daha sonra seçim sonuçlarını kabullenmek durumunda kalmıştır.УНИТА оспаривает объявленные результаты выборов.
4 yaşında yetim kalmıştır.В 4 года остался сиротой.
İngilizler barış istemek zorunda kalmıştır.Арабы попросили мира.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Однако было продано очень мало футболок.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.От замка остались только следы.
Kurgudaki bu olay eleştiriye maruz kalmıştır.Сюжет, напротив, был подвергнут критике.
Burada Akademi olarak bilinen okulu kurmuş ve ölümüne kadar başında kalmıştır.Тэер возглавлял свою Академию и преподавал в ней до самой смерти.
Buna rağmen Hadji, takımında kalmıştır ve üç sezon Ligue 2'de oynamıştır.Джеладзе начал свою карьеру в «Цхуми», в команде отыграл 3 сезона.
Fakat kelepçe Jin'in bileğinde kalmıştır.Блэйк видит кольцо на пальце Джин.
Geriye hatıra olarak Campertown fabrikasını bacası kalmıştır.На заводе Камертон остался выпуск только настенных часов.
Saksağan kaz (Anseranas semipalmata) - yaşayan bir canlı türü kalmıştır.Мертвоед красногрудый (лат. Oiceoptoma thoracicum) — вид жуков из жуков мертвое́дов.
Diğer kültürler, çeşitli sebeplerden dolayı buradan ayrılmak zorunda kalmıştır.Со временем фермерские хозяйства прекратили своё существования по разным причинам.
1990'ların sonuna kadar az miktarda da olsa hizmette kalmışlardır.К концу 1990-х годов их осталось работать только 10.
Bu nedenle grup, turnenin geri kalanını kendi finansal imkânlarıyla karşılamak zorunda kalmıştır.Большая часть команд отклонила предложение об участии в турнире из-за финансовых проблем.
2006 itibarıyla, ülkede sadece 36 Yahudi kalmıştır.اعتبارا من عام 2006 لم يبق سوى 36 يهودي.
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar.ومعنى اسمها عبدة السلام، و"السلام" اسم من أسماء الله الحسنى مثل اسم "عبد السلام".
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.واجهت النساء والأقليات العرقية التمييز في القطاع العام.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.ومع ذلك ظل كروسيتى يتجاهل كثيراً من مساعدات بارت وتعامل كأنه لا علاقة له ببارت .
1965'te bu sektörler işgücünün %41 ini oluşturuyordu ve sadece %26 sı tarımda kalmıştı.في عام 1965 استخدمت هذه القطاعات أكثر من 41٪ من القوى العاملة، في حين لم يبق سوى 26٪ في الزراعة.
Che Guevara burada, ertesi gün öldürüleceği okulda bir gece tutsak olarak kalmıştır.حبس تشي غيفارا في المدرسة، حيث قتل في اليوم التالي.
Çoğu ülke için bu, 20. yüzyıla kadar yayımlanmış çalışma standardı kalmıştır.في معظم البلاد ظل هذا النمط هو المعيار للأعمال المنشورة حتى القرن العشرين.
Görünüşe göre merhameti baskın gelmiş ve kızının yanında kalmıştı.وبالنظرة اليها بعين الرحمة وبقيت البنت بجانبها.
Kont kendi düşünceleri ile yalnız başına kalmıştır.يتأمل الكونت الموقف المضطرب وحيدا ً.
Ancak orada da 1 sezon kalmıştır.ومع ذلك، تظهر استمر موسم واحد فقط .
2 milyon Amerikalı evsiz barksız kalmıştı.كان هناك مليوني شخص بلا مأوى يهاجرون عبر الولايات المتحدة.
Su kaynağı kesilen şehir bir süre sonra teslim olmak zorunda kalmıştı.مع انقطاع إمدادات الغذاء عن المدينة، استسلمت في وقت قريب بعدها.
Bunların çoğu günümüzde de ayakta kalmıştır.وما يزال معظمه قائماً حتى يومنا هذا .
Sonra ayrılmışlar ama iyi arkadaş kalmışlardı.على الرغم من أنهما انفصلا في وقت لاحق ، إلا أنهم ظلوا أصدقاء مقربين.
Bu durum karşısında Sasani imparatoru, Bizans'tan yardım istemek zorunda kalmıştır.ومع هذا الوضعِ اضُطر إمبراطور الساسانيين إلى طلب العون من البيزنطين لمواجهة هذا الوضع.
20. yüzyılın yarısına kadar kullanımda kalmıştır.استعملت هاته الطريقة حتى منتصف القرن العشرين.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.وكيف إن سكان المنزل الذى يأويهم يعانون أيضا من الجوع .
4 yaşında yetim kalmıştır.أصبح أصما في سن 4 سنوات من العمر.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.لا توجد طباعه معروفة لهذا الفيلم ويفترض بانه فيلم ضائع.
Belde Zir (Yenikent) kazasına bağlı olarak kalmıştır.ابن أخ: شم هُن (심흔 - 沈忻).
Günümüzde ise geriye yaklaşık 200 kişi kalmıştır.واليوم بقي منها على قيد الحياة حوالي 400 فقط.
Ayrıca Semih Kaya bu maçta 45 dakika sahada kalmıştır.ظهر هؤلاء الحراس فقط في الحلقة 45.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.من الطيور المستوطنة، وهي تُعد نادرة جدا اليوم حيث يُحتمل أنها لا تزال موجودة على جزيرة واحدة فقط.