kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir fabrika denetçisiyle yaptığı tartışmadan dolayı işsiz kalmıştı.Murió de apoplejía cuando discutía con una criada.
Ancak 2001 yılında çıkan bir yangından sonra atıl kalmıştır.El hotel quedó destruido tras un incendio en 2001.
2 yıl kiralık Karşıyaka'da kalmıştır.Dos años permaneció en el destierro.
Nantes'tan ayrıldıktan sonra serbest kalmıştır.Al fin, fue desterrado a Nantes.
Film, 9 sene boyunca yayında kalmıştır.El show estuvo al aire durante 9 años.
Bugün, yeryüzünde sadece 3600 tane siyah gergedan kalmıştır.3600 segundos había durado el infierno.
Orada ölümüne kadar kalmıştır.Allí permaneció hasta su muerte.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Había regresado.
1999'da kadın-erkek eşitliğine dair yapılan anayasa değişikliğinde çekimser kalmıştır.Se aprueba en 2006 el IV Plan para la igualdad de Mujeres y Hombres.
Bir süre porno oyuncusu Jill Kelly ile evli kalmıştır.En el año 2000 estuvo brevemente casado con su compañera actriz Jill Kelly.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Hasta tuvimos que abandonar muchos vehículos al borde de la carretera.
Araması sonuçsuz kalmıştır.La búsqueda fue infructuosa.
Bu arada iki sevgili birleşmiş ve Juliet evlilik dışı gebe kalmıştır.Mientras tanto, ambas familias están llenas de dolor por sus pérdidas, especialmente Julieta.
Fakat Pamfilya bu eyaletin sınırları dışında kalmıştır.Sin embargo, no son ajenos a la consolidación de esas fronteras los Estados del Antiguo Perú.
Hunt'a bağlı bir takım tahkim edilmiş mevziler arasında tüm gün boyunca savunmasız çakılıp kalmıştı.Uno de los pelotones de Hunt estuvo inmovilizado casi un día entero en una posición vulnerable.
Artık sadece oyuncu kalmıştır.Actualmente es actriz.
Herhangi bir nedenle ordunun dışında kalmış görünmektedirler.Por nuestra parte, necesitamos que el ejército se mantenga alejado.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.Grecia estaba bajo el dominio del Imperio otomano desde hace varios siglos.
Bu küme yoğun fotografik araştırmalara maruz kalmıştır.A partir de esta experiencia se dedica con intensidad a la fotografía.
Yani zamanının dolmasına az kalmıştır.Apenas dispone de tiempo para sí misma.
Binlerce yıldır ilgilenilmediğinden bu gün birçok tarihi eser toprak altında kalmıştır.Miles de años más tarde, esta historia ha sido en su mayor parte olvidada.
Yine de bu alan üzerine çok fazla düşülmeyen bir akademik araştırma olarak kalmıştır.Esta área de estudio en general, sin embargo, permanece relativamente inexplorada.
Yaklaşık 20 yıl tahtta kalmıştır.Me debería haber caído ya desde hace unos veinte años.
Şapel ise 19. yüzyıl sonuna kadar ayakta kalmıştır.Fue Capilla Sacramental hasta mediados del siglo XIX.
Bu nedenle lakabı "Merdane" olarak kalmıştır.Así, «Concha sucia» se convirtió en «Cara sucia».
Ancak gövde yerinde kalmıştır.Aunque todavía se encuentra en el banquillo.
Daha sonra Super Bowl XLV'te (2010 sezonu) finale kalmıştır; fakat "Green Bay Packers"a karşı yenilmiştir.Años después el equipo avanzó al Super Bowl XXXI en 1997 para ser derrotados por los Green Bay Packers.
Relikt bir türdür (kalıntıları kalmış, çok az sayıda).Mayor fiabilidad (menos piezas).
Çalışmalarında Romantizm akımının etkisi altında kalmıştır.Su obra puede encuadrarse en el Romanticismo.
Eylül ve Ekim 2009'da ise kampilobakter nedeniyle bir süre futboldan uzak kalmıştı.Estuvo inactivo durante abril y mayo de 2005 debido a una trombosis.
Bölge yavaş yavaş Yunan kültürü ve sosyal değerlerinin etkisinde kalmıştır.El área estuvo completamente integrado en la cultura y la civilización griegas.
Zira "Demir Perde" sınırları kırk yıl boyunca değişmeden kalmıştı.«La campana del IPA volverá a sonar luego de cuarenta años».
Ormanlık alanda yaklaşık bir hafta kalmıştır.Una noche en la selva.
Fakat proje başarısızlığa uğradı, çünkü ülke yalıtık kalmıştı.El pacto tuvo cierto éxito puesto que la zona se mantuvo libre de conflictos.
Eski kentten günümüze sadece küçük bir köy şeklindeki yıkıntılar kalmıştır.Hoy en día, de la antigua ciudad sólo queda un gran campo de ruinas.
Parti, ilk kez girdiği 2011 genel seçimlerinde başarısız bir sonuçla karşı karşıya kalmıştır.En las elecciones de 2011 consiguió por primera vez mayoría absoluta.
Bu arada 1880'de Kafkasya'da sadece 83 Hak'uç kalmıştı.Sin embargo, en 1881 sólo quedaban 35.
Anthemius'un günümüzde ayakta kalmış eserlerinden birisi Theodosius surlarının ana surudur.La única obra de Antemio que aún se mantiene en pie es la pared principal de las Murallas de Teodosio.
1944 yılında bazı değişikliğe uğrasa da 1977 yılına kadar yürürlükte kalmıştır.Durante su gestión —que se prolongó hasta 1974— se llevaron a cabo algunos cambios formales.
Bununla birlikte, girişim sonuçsuz kalmıştır.Su llegada tendrá imprevisibles consecuencias.
1960'ta sayıları 160.000'i bulan musevilerden sadece 200 kadarı kalmıştır.En 1908 no quedan más que doce columnas.
Ancak I. Tuthaliya'nın hükümdarlık alanı genelde Anadolu ile sınırlı kalmıştır.Por lo tanto, los restos de C. angustidens por lo general están en muy mal estado de preservación.
Jean onun dükkânını görmüş ve bu koku imparatorluğuna hayran kalmıştır.Le encanta la arquitectura Art Decó, y siente predilección por el Empire State Building.
Ardından Sebastian Vettel ikincilik ile yetinmek zorunda kalmıştır.Sebastian Vettel acabó 4º.
Daha sonra sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılmak zorunda kalmıştır.Más tarde, se retiró por problemas de salud.
Bu durumda Rommel tüm tanklarını savaşa sürmek zorunda kalmıştır.Para entonces Rommel padecía la gran extensión de sus líneas de suministro.
Ancak 1870 yılından sonra Nafıa Nazırlığı bağımsız bir nazırlık olarak kalmıştır.Pero fue recién a partir de 1880 que el anarquismo se consolida como tendencia propiamente dicha.
M8 ise prototip olarak kalmıştır.A pesar de estos cambios, el Z8 se mantuvo muy fiel al prototipo.
Donmuş kalmıştım.Ero pietrificata.
Florida Panhandle'da 77,000 insan elektriksiz kalmıştır.Nel Florida Panhandle, 77 000 persone sono rimaste senza energia elettrica.
Savaş bittiğinde 17,247 kişi sağ kalmıştı.Alla fine della guerra le persone sopravvissute furono 17.247.
Fergus 1897 yılında dul kalmıştır.Fergus rimase vedovo nel 1897.
Modern Klan örgütleri, Birleşik Devletlerde yerli terör eylemleriyle ilişkili kalmıştır.Le moderne organizzazioni legate al Klan sono coinvolte in atti di terrorismo domestico negli Stati Uniti.
Flóki, Barðaströnd'ta bir kış boyunca kalmıştır.Flóki restò per un inverno a Barðaströnd.
100 yıl boyunca Aang'le birlikte kapalı kalmıştır ve aralarında sıkı bir bağ oluşmuştur.È stato in ibernazione con Aang per cent'anni e ha un legame molto forte con lui.
Tek sorunları kalmıştı: grubun ismi.L'unica cosa che mancava al gruppo era il nome.
Bu inhibisyon tipik olarak daha düşük bir Vmax ama aynı kalmış bir Km değeri gösterir.Questa inibizione mostra tipicamente una minore Vmax, ma un valore invariato di Km.
Noel'e de "Don't Look Back in Anger" kalmıştır.Noel Gallagher interpretò per l'occasione "Don't Look Back In Anger".
Antisthenes'in Aspasia ‘sından yalnızca iki ya da üç aktarma kalmıştır.Dell'Aspasia di Antistene esistono solo due o tre citazioni.
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Mancano nove giornate alla fine del campionato.

İlgili Sayfalar