kalmış ile cümle
kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Günümüzde, Mısır Çarşısı'nda çok az aktar kalmıştır.Actualmente quedan escasos ejemplares de sicómoros en Egipto.
Bununla birlikte halen operasyon yapacak gücü kalmıştı.No obstante seguiría operando.
Bunların çoğu günümüzde de ayakta kalmıştır.Muchos de ellos continúan hoy en día.
O zaman özel kişiler kendi kendi anlaşmalarını yapmak zorunda kalmıştı.Otros países tuvieron sus términos propios.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.Esta nueva izquierda también es crítica con la pena de muerte.
Yine de, "Patagonia" ismi ve yerli halkın dev olduğu fikri, sabit kalmıştır.Finalmente el nombre "Patagonia" se impuso, al igual que la idea de que los habitantes locales eran gigantes.
Her iki kulüpte küme düşmek zorunda kalmıştır.En ambos clubes fue titular.
Cinayet kurbanlarından ikisi hayatta kalmıştır.Solo dos partidarios sobrevivieron.
Sezonu 9. bitiren takım ertesi sene de iyi bir performans ortaya koyamamış ve 11. sırada kalmıştır.La temporada siguiente el buen resultado del año anterior no fue mejorado y firmó un noveno lugar.
Çünkü daha önceki bütün barış ve teslim çağrıları cevapsız kalmıştı.Los ofrecimientos de paz y las peticiones de rendición fueron rechazados cinco veces.
Geriye tek seçenekleri kalmıştır.Por lo tanto, quedaba aún otra opción.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Sólo las columnas de la entrada de la sala norte están todavía en pie.
Buna karşın Avrupa diplomasisinin manevralarına girmek zorunda kalmıştır.Viajó a Europa como Secretario de la Misión Diplomática.
4 yaşında yetim kalmıştır.Quedó huérfano de padre a los 4 años.
1860'lar boyunca, Libya Yahudileri, Gilbert'in tabiri ile, cezai vergiye maruz kalmışlardır.A lo largo de los años 1860, los judíos de Libia se sujetaron a lo que Gilbert llama impuestos punitivos.
Bir süre iki unvan birlikte kullanılmış ve sonunda sırf Çar unvanı kalmıştır.Duró unas dos horas, y empezó bien para el rey.
Onlar da herhalde geri planda kalmış insanlar.Son los únicos que nos devolverán el orden.
Ama bunlar için çok geç kalmıştı.Pero esto fue demasiado tarde.
Bu yüzden de köprünün adı Görmeli Köprüsü olarak kalmıştır.Tiene este nombre debido a la cercanía del Puente del Alma.
Günümüze çok az kalıntısı kalmıştır.Actualmente quedan pocos restos.
Savaş bittikten sonra, Palmarino'luların çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Zumbi'dir.En las partes más bajas (el este), es selva baja caducifolia.
Şu an köyde sadece 4 hane kalmıştır.Actualmente sólo quedan cuatro paneles.
Bu geçişin ardından 2:16 süre kalmış durumdadır.El viaje dura entre 12 y 16 horas.
Üfürükçülük yapar, Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar.Adosada a ella, se disponía la casa de las mujeres emparedadas.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.Actualmente no se conoce ninguna copia de este film, por lo que se considera una película perdida.
Napolyon Savaşları sırasında Fransa'da tutuklu kalmıştır.Allí fue hecho prisionero por los franceses durante las guerras napoleónicas.
WWE'ye ilk olarak WCW'nun kapandığı yıl gelmiş ve 2003 yılına kadar kalmıştır.Que fue el siguiente al último PPV de WCW antes de que quebrara 2001.
Uriya'nın karısı Batşeba, evlilik dışı ilişki sonucunda Davud'dan hamile kalmıştı.En realidad, la duquesa de Berry ha llegado al término de un embarazo secreto.
Bu nedenle de birçok kez eşkıya saldırılarına maruz kalmıştır.Por esa misma razón, fue objeto de diversos intentos de saquearla.
Floransa 80.000 Florin tazminat ödemek zorunda kalmıştır.Se pagó por él 800 florines.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.Sus 5 tripulantes sobrevivieron.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.La especie nunca fue abundante y estaba confinada en una sola isla.
Daha sonraki haftasında, ilk kırkın dışında kalmıştır.La siguiente semana salió fuera del Top 30.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.No se le ve hasta la 4ª temporada.
Üretildiği süre boyunca birçok değişikliğe maruz kalmıştır.Durante su producción se le hicieron varios cambios.
Şarkı, yarı-finali geçerek finale kalmıştır.Finalmente el Museo entra en fase semi-final.
Günümüzde bu görüşe inananlar azınlıkta kalmıştır.Este punto de vista es muy minoritario hoy día.
Ama Osmanlı sınırları savunmasız kalmıştı.Raíces proteoides ausentes.
Kapıyı açtıklarında bilahare kendilerini çarpacak olan hayaletler serbest kalmıştır.Si los espectros lograran liberarse, se abrirían las puertas del infierno que conducen a la muerte.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.El monasterio fue destruido varias veces por las llamas.
Bu yapının bazı orijinal öğeleri antik çağlardan kalmıştır. .Conserva algunas partes de la estructura medieval original.
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.Incluso en lo más profundo... no hay nada, excepto vacío y oscuridad...
Fakat 8 Ocak 2001'de yeterli tiraj olmadığı için kapatmak zorunda kalmıştır.Sin embargo el 8 de febrero de 1986, falleció en circunstancias poco claras el Ing.
Gönderilecek sporcuların seçimleri ülkelere kalmıştır.Es su competencia la elección de los deportistas que han de integrar las selecciones nacionales.
Naziler'in Yahudi araması yaptığı bir zamanda 3 gün bir orman içinde saklanmak zorunda kalmıştı.Incluso se vio forzado a esconderse tres días en un bosque mientras las SS buscan a los judíos.
Balta ise 77 dakika sahada kalmıştır.Permaneció 67 horas seguidas en el aire.
Avruplılarla temasları o dönemde sınırlı kalmıştır.Sus interacciones con otros artistas durante este tiempo eran limitadas.
Voleybol 2. Liglerinde 3 takımı kalmıştır.2 Al Arminia Bielefeld se le restan tres puntos.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Los otros hijos habían sido dopados y sobrevivieron.
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.En la actualidad apenas quedan algunos restos de aquellas viejas construcciones.
Bu nedenle grup, turnenin geri kalanını kendi finansal imkânlarıyla karşılamak zorunda kalmıştır.Por lo tanto, se esperaba que la compañía construyera el túnel por su propio riesgo financiero.
Sâf İran ırkından olan Kürtler ve Afganlar ise daima Şiîliğe muhalif kalmışlardır.Ejército Republicano Irlandés de la Continuidad IRA de la Continuidad.
Köprü yenilenmiş fakat ismi aynı kalmıştır.Yo he evolucionado, pero mi mensaje permanece igual.
Taht kardeşlerine kalmıştır.Eso estuvo destinado a sus hermanos.
Dünyada en uzun süre boyunca hizmette kalmış silahtır.Es el instrumento de más larga supervivencia en el mundo.
Tarih boyunca Hevsureti ve komşu bölgeler, merkezi yönetimden bağımsız kalmışlardır.Sólo el Süd de Regionalligas y el distrito sobrevivieron.
Bu görevinde 1992'ye kadar kalmıştır.En este cargo, se mantuvo hasta el año 1992.
Mısırlılar tam bir sürprizle karşı karşıya kalmışlardı.Los franceses fueron tomados por sorpresa.
İngilizler donup kalmıştırlar.Los ingleses nos están envolviendo.
Kendisinin geçmişden bu yana sadece bir fotoğrafı kalmıştır.Solo ha sobrevivido una copia de esta edición hasta la actualidad.