kalmış ile cümle

kalmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Takılıp kalmışın.You're still stuck
Kendi başına yaşayınca yalnız kalmış olmalı.It must be lonely living by yourself.
Sadece ikimiz kalmistik ve biz de batmak uzereydik ve bu cok iyiydi.It was down to just the two of us, and we were about to go under. And that was great.
Bunu gizli kalmış bir sürü şeyin ortaya çıkması için büyük bir fırsat olarak görüyorum.And I feel like this is an amazing opportunity to see what else is out there.
İnceleme bir gün boyunca GameSpot ana sayfasında kalmıştı.The review was on the main page of GameSpot for a day.
Hayran kalmıştık!You would have to use too many beeps!
Sana kalmış, Kazanırsan bu kağıtlar senin olur * çin kağıt parası Ya kaybedersem?Up to you, if you win these 5,000 taels are yours what if I lose?
Aynı oda da mı kalmışlar?Used one room?!
Onlar buna mecbur kalmışlardır.They have it forced upon them.
Tabi uç noktada soğuk hava şartlarına da maruz kalmıştı.But, of course, she was also extremely cold.
Dönüp dönmemek sana kalmış!You can come back or not, it's up to you!
Ama bence içinde hep bir şüphe kalmıştı Sita'nın saf olmadığına ilişkin.Kingdom, but I felt like he always had this doubt, that she might not be pure.
Ama diğer motivasyon ise ülkemizin izole kalmış haline yönelikti.But the other motivating factor is the insular nature of our country.
Ben... ...bu insanlar yüzünden böyle yaşamak zorunda kalmış biriyim. Nasıl prensesleri olabilirdim?Would someone in my shoes, go become a princess to those who did me harm?
Nerde kalmıştık.Now.
Tercih tamamen size kalmış, iki yolla da çözmek mümkün. ----So you would have gotten it either way. And this makes total sense.
Dul kalmış bir babanın tek kızı...The only daughter of a widowed father.
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor.These and a thousand other ways shoplifting makes me feel liberated and empowered.
Aslında bu artık bize kalmış.And in fact, it's upon us.
Kutba 320 km yolumuz kalmıştı... ...ve zamanımız azalıyordu.We were just over 200 miles left to go to the Pole, and we'd run out of time.
Birisi arabanın altında kalmışSomeone's trapped underneath the cart
Demişti ki "Patrice Lumumba ölmüştü ve eşi dul kalmıştı.And he said, "Patrice Lumumba died and his wife became a widow.
Yedinci raundun başında, paralanmış Liston, köşesinde yığılıp kalmıştı.At the beginning of the seventh round, a battered Liston could not come out of his corner.
Ancak yazdıkları arasında, beni etkileyen bir şey hatırımda kalmış.I only read about him passingly, but I remember one thing he wrote that kind of moved me.
Çünkü bu size kalmış bir şey değil.Because that's not up to you.
Bir deri bir kemik kalmıştık.The food passes through our bodies.
Cerrahlar, 3 boyutlu görüntüyü terk etmek zorunda kalmışlardı.Surgeons had to give up their 3D vision.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.They had to give up their wrists.
Ekipmanlarla sezgisel hareketi terk etmek zorunda kalmışlardı.They had to give up intuitive motion in the instruments.
Düşündüğümüzden daha az paramız kalmış.We have much less money than we thought.
Hükumet etkisiz kalmıştır.The government has proven ineffective.
Bunu nasıl kullanacağımız sadece bana kalmadı, bu hepimize kalmış.How we use them is not just up to me, it's up to all of us.
Ve gercekten geriye sadece yasayacak 5 dakikam kalmis gibi hissettim.I didn't understand them properly, I could hardly hear.
Kiribati ve Nauru gibi ülkeler hayli uzun sıraların en arkasında kalmıştı.like Kiribati and Nauru, they were seated at the very end of these immensely long rows.
Bence dışında kalmış bir harpooneerI think of a harpooneer who stayed out of a
Yani tarihin derinliklerinde kalmış bir konu değil.It's not ancient history.
Öleceğimden korktukları için bir süre kuvözde kalmışım.They were afraid I'd die so I was in an incubator for a while
Son videomuzda, 1 milyon $'lık ev satın aldığımız yerde kalmıştık. ..Where we left off in the last video, I had just purchased a $1 million house.
Ben bu yuvarlak bir araya getirmek bana kalmıştı düşündüm eski Corky.I thought it was up to me to rally round old Corky.
Eh, burada biraz kalmış tempolu, izin ve bir yıl atlamak.Well, let's brisk up a bit here, and jump a year.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.There were fish caught in rock pools left behind by the receding water.
Biafran savaşında yakalanıp tutsak kalmıştık.(Laughter)
Av sırasında da o kadar terliyorduk ki, kürk mantomuzu bırakıp tüysüz kalmıştık.And we got so overheated in the chase that we had to take off that fur coat and throw it away.
Her gece geç saatlere kadar işte kalmış.He stayed late at night every day.
Peki bilançonun pasifine dönersek, pasif yazalım, burada neler kalmıştı?And on the liabilities side, what was left?
Babaannem de hayatta kalmış ve büyükbabamla evlenmiş.My grandmother survived and married my grandfather.
Kalmış olması lazım. Not etmeden kimse sonuncuları almaz.Some must be left, unless he's taken them without noting it
Saat 10. Uyuya kalmışım. İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.I've overslept; they'll raise hell at work
-Özür dilerim, uyuya kalmışım.- Sorry, I overslept
Babamı hastaneye yatırdım. O yüzden uyuya kalmışım.Father's ill and I didn't hear the alarm
En sonunda elinizde sadece tek bir yaprak kalmış olacak.At the end you're going to end up on one of these leaves.
Şimdi nerede kalmış olduk?So what does that leave us?
Sadece geriye kalmış bir sabit değer var.There's just some constant left over.
Ama ondan sonra asıl gerisi sana kalmış olacakBut then it really depends on you.
Yani sol tarafta sadece x eşittir 7 eksi 11'le kalmış olacaksınız.So you're going to be with left with just an x is equal to 7 minus 11.
Eğer 7'yi 7'ye bölersem neyle kalmış olacağım?If I divide 7 times x by 7, what am I going to be left with?
Siyah şapkası olan birinin kötü davranışına maruz kalmış.He'd been abused by somebody with a black cowboy hat.
Artık sürüngen beyninin insafına kalmış değiliz... ...kendimizi özgürleştirebiliriz.No longer at the mercy of the reptile brain... ...we can change ourselves.
Yeşil alanlar şehirlerin arasına saçılmış adacıklar gibi kalmış.Forests and grasslands often seem like scattered islands in a sea of cities.
Ama hatırlamalıyız ki, büyükanne, 45 yıl boyunca bu ciddi gene maruz kalmıştı.But we need to remember that baba's been infected by the serious meme for 45 years.

İlgili Sayfalar