Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Deswegen war ich dazu gezwungen um 7 Uhr am Morgen aufzustehen.
Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Din aceasta cauza era fortat sa ma trezesc la ora 7am.
Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.つまり、睡眠時間は生物的な要求ではなく、
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.C'est le genre de chose qui pourrais pousser Jobs à courrir au travail le matin.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.Ese es el tipo de cosas que podía conseguir que Jobs fuera al trabajo por la mañana.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.Genau das sind die Dinge die Arbeitskräfte vielleicht sogar gerne zur Arbeit treibt.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.Ini adalah hal - hal yang mungkin bisa membuat para pekerja berlomba dipagi hari untuk sampai ke kantor.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.Questo è il tipo di cose che facevano correre Jobs a lavoro la mattina.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.Такива неща могат да ви накарат да ставате всяка сутрин и да бързате за работа.
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.私達は金銭だけではなく目標によって最大の力を発揮します。
Düşmek - KalkmakDüşmek - Kalkmak
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Avec un désintérêt tout aussi prononcé pour les modes d'influence alternatifs.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Di pari passo con il disprezzo per le forme di intervento alternative.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.그리고 그만큼씩 다른 방식의 영향력 행사 방법은 기피 대상이 되었습니다.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Mit einer gleichermaßen großen Abscheu für die alternativen Formen von Einflussnahme.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Y de igual disgusto a las maneras alternativas de influencia.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.Z równym jej uprzedzeniem dla alternatywnych form wywierania wpływu.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С еднакво отвращение към алтернативните форми на влияние.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.С равной нелюбовью к альтернативным формам влияния.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.לצד שאט-נפש זהה כלפי דרכי השפעה חלופיות.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.على قدم المساواة مع نفور لأشكال بديلة من النفوذ.
Farklı bakış açılarına karşı tolerans ortadan kalkmaktaydı.同様の嫌悪を伴いました それと同時に 我々の軍事力は 全く無力でした
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Alles, was sie vom Leben wissen, ist, dass sie morgens aufstehen und zur Arbeit gehen, wenn ihr Motor startet.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Alles wat ze weten van het leven is dat ze ' s morgens opstaan, en als hun motor start, gaan ze werken.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Az egész életük arról szól, hogy reggel felkelnek, és amint a motor beindul, munkába állnak.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Cuộc sống của họ là thức dậy vào sáng sớm, khởi động đầu máy và bắt tay vào việc.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.He ovat tottuneet nousemaan aamulla ylös ja menemään töihin, jos kone käynnistyy.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Hidup yang mereka tahu adalah bangun pagi, dan saat mesin menyala mereka pergi bekerja.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.그들이 아는 것이라곤, 아침에 일어나서, 차에 시동을 걸고, 일하러 가는 것입니다.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.La loro vita consiste nell'alzarsi al mattino e, se il motore parte, nell'andare a lavorare.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Todo lo que saben de la vida es que se levantan por la mañana, y si su motor funciona, van al trabajo.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Tot ce ştiu ei despre viaţă este că se trezesc dimineaţa, şi dacă le porneşte motorul, se duc la muncă.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Toute leur vie, ils se sont levés le matin et quand le moteur démarrait, ils partaient en mer.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Všechno co ví o životě, je, že ráno vstanou a pokud jim naskočí motor, vyrazí do práce.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Všetko, čo vedia o živote je, že ráno vstanú a pokiaľ im naskočí motor, vyrazia do práce.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Zawsze wstawali rano, i szli do pracy.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Все, что они знают о жизни: утром они встают, если двигатель заводится, они едут на работу.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.Всичко, което знаят за живота е, че се събуждат сутрин, и ако двигателя им стартира отиват да работят.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.כל מה שהם יודעים על החיים זה שהם קמים בבוקר, ואם הצליחו להתניע את הרכב, הם נוסעים לעבודה.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.لا يعلمون من الحياة سوى استيقاظهم صباحا وتشغيل محركات قواربهم والذهاب للصيد
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.佢哋一向嘅生活就係大清早起身 引擎著咗就開工
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.彼らは 自然が 沿岸の生態系を通して
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Auf jeden Fall, gerade jetzt muss ich aufstehen.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda. Benim tren 05:00 bırakır. "어떤 경우에는, 지금은 일어나서해야합니다. 내 열차가 5 시에 출발. "
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda. Benim tren 05:00 bırakır. "בכל מקרה, עכשיו אני צריך לקום. הרכבת שלי יוצאת בשעה 05:00. "
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda. Benim tren 05:00 bırakır. "في أي حال ، الآن لا بد لي من الحصول على ما يصل. القطار يغادر في 5:00 ".
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda. Benim tren 05:00 bırakır. "彼は引き出しの胸が離れてカチカチ目覚まし時計に上に見えた。
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Dalam kasus apapun, sekarang saya harus bangun.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Em todo caso, agora eu tenho que levantar-se.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.En cualquier caso, ahora tengo que levantarme.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.En tout cas, maintenant je dois me lever.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.In ieder geval, nu ik moet opstaan.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.In ogni caso, proprio ora devo alzarmi.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.În orice caz, chiar acum am sa te ridici.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.I vilket fall, just nu måste jag stiga upp.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Joka tapauksessa, nyt minun täytyy nousta.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Mindenesetre, most már felkelni.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Trong bất kỳ trường hợp nào, ngay bây giờ tôi phải thức dậy.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Under alle omstændigheder, jeg lige nu nødt til at komme op.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.V každém případě, teď jsem se vstát.