Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.V každom prípade, teraz som sa vstať.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.V vsakem primeru, zdaj moram vstati.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.W każdym razie teraz muszę wstać.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Σε κάθε περίπτωση, αυτή τη στιγμή έχω να σηκωθεί.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.В любом случае, сейчас у меня есть, чтобы встать.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.Във всеки случай, точно сега аз трябва да ставам.
Herhangi bir durumda, şu anda ben kalkmak zorunda.У будь-якому разі, зараз у мене є, щоб встати.
Jeet Kune Do'yu icat ettim Bu yüzden sandaletlerimi tat İki parmağım kalkmak için buradaHo inventato il Jeet Kune Do quindi assaggia il mio mocassino eccoti le mie flessioni sul due dita:
Müzik sadece... ...yataktan kalkmak istediğinizde... ve bacağınızı sallamak istediğinizde...음악은 유일하게 당신이 아침에 일어나서 다리를 흔들고 싶게 할 수 있습니다.
Müzik sadece... ...yataktan kalkmak istediğinizde... ve bacağınızı sallamak istediğinizde...Szóval már 232 napja tart. És azt mondtam: "Nem hagyom abba, míg meg nem lesz."
Müzik sadece... ...yataktan kalkmak istediğinizde... ve bacağınızı sallamak istediğinizde...רק המוסיקה יכולה לגרום לך לקום ממיטתך ולהזיז את רגליך
Müzik sadece... ...yataktan kalkmak istediğinizde... ve bacağınızı sallamak istediğinizde...الموسيقى هي الشئ الوحيد القادر على جعلك تستيقظ من فراشك وتحرك رجليك،
Müzik sadece... ...yataktan kalkmak istediğinizde... ve bacağınızı sallamak istediğinizde...ベッドから起き出して 自然に足を動かしてしまう それが音楽の持つ力
Program demişken, okul sabah erken saatte başlar. Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Hablando del programa, empezaba muy temprano y yo era obligado a despertar alrededor de las 7 am.
Program demişken, okul sabah erken saatte başlar. Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Mówiąc o programie, nauka rozpoczynała się rano, dlatego, zmuszony byłem budzić się o 7 rano.
Program demişken, okul sabah erken saatte başlar. Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Μιλώντας για το πρόγραμμα, που ξεκινούσε πολύ νωρίς και αναγκαζόσουν να ξυπνήσεις γύρω στις 7 το πρωί ...
Program demişken, okul sabah erken saatte başlar. Bundan ötürü her sabah 7'de kalkmak zorundaydım.Като говорим за програмата, училището започваше рано сутрин и затова бях принуден да ставам в 7 ч.
Saat altıda kalkmak mı?Ça commence à 6 h du matin ?!
Saat altıda kalkmak mı?Kezdés hajnali hatkor?!
Saat altıda kalkmak mı?Να ξυπνήσω στις 6 το πρωί;
Saat altıda kalkmak mı?النهوض عند السادسة؟
Sandalye ayağa kalkmak istediğinde sana yardım edecek.Когато се наведете напред, столът ще ви помага да се изправите.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.A ačkoli starší domu jeho přišli k němu, aby ho zdvihli z země, on však nechtěl, aniž s nimi co jedl.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.Bătrînii casei au stăruit de el să se scoale dela pămînt; dar n'a voit, şi n'a mîncat nimic cu ei.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.De eldste i hans hus kom og vilde reise ham op fra jorden; men han vilde ikke og åt ikke sammen med dem.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.De leiders van het land smeekten hem op te staan en met hen te eten, maar hij weigerde.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.I przyszli starsi domu jego do niego aby go podnieśli z ziemi; ale niechciał, i nie jadł z nimi chleba.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.그 집의 늙은 자들이 곁에 이르러 다윗을 일으키려 하되 왕이 듣지 아니하고 저희로 더불어 먹지도 아니하더라
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.И вошли к нему старейшины дома его, чтобы поднять его с земли; но он не хотел, и не ел с ними хлеба.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.ויקמו זקני ביתו עליו להקימו מן הארץ ולא אבה ולא ברא אתם לחם׃
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.فقام شيوخ بيته عليه ليقيموه عن الارض فلم يشأ ولم ياكل معهم خبزا.
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.他 家 中 的 老 臣 來 到 他 旁 邊 、 要 把 他 從 地 上 扶 起 來 . 他 卻 不 肯 起 來 、 也 不 同 他 們 喫 飯
Sarayın ileri gelenleri onu yerden kaldırmaya geldiler. Ama Davut kalkmak istemedi, onlarla yemek de yemedi.他 家中 的 老 臣來 到 他 旁邊 、 要 把 他 從地上 扶起 來 . 他 卻不肯 起來 、 也 不同 他 們喫飯
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Basta che alzino la mano.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Csak fel kell emelniük a kezüket.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.De skal bare løfte hånden i vejret.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Heidän vain täytyy nostaa kätensä.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Họ chỉ cần giơ tay.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Iba musia dať o sebe vedieť.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Ils ont juste à lever la main.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Jen o sobě musí dát vědět.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.그들이 손만 들면 보일 만큼 말이죠.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Mereka baru saja mengangkat tangan.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Nu trebuie decât să ridice mâna.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Sie müssen sich nur erheben.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Sólo tienen que levantar la mano.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Wystarczy, że podniosą swoje ręce.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Ze hoeven alleen maar hun hand op te steken.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Αρκεί να σηκώσουν το χέρι τους.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Просто вони повинні заявити про себе.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Просто они должны заявить о себе.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Само трябва да вдигнат ръка.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.הם רק צריכים להרים את ידיהם.
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.كل ما عليهم القيام به .. هو التحرك والعمل
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.私はメキシコで生まれ育ちました。
Uçağın kanatları havaya kalkmak üzere tasarlanır.La forma delle ali di un aereo è disegnata per un determinato carico
Uçağın kanatları havaya kalkmak üzere tasarlanır.La forma en que las alas de un avión son diseñada, o determinados...
Ve onlar oradalar! Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.Só têm de levantar a mão.