Ana içeriğe geç
Sözlük

kalkan ile cümle

kalkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kaptan Amerika'ya kalkanını babası vermiştir.El Capitán América es transportado a su reino.
Aveline kalkan ve kılıçla dövüşür.Él es capaz de lanzar hechizos y luchar con su espada.
Buradaki hedef, rakibin kalkanına vurmaya çalışmaktır.Lo único que hay que hacer para detenerlo es atacarlo entre los anillos de poder.
Anti-sera etkisi de bu kalkanın zayıflamasına ve ısının düşmesine sebep oluyor.La consecuencia es que esa zona de pulmón se va retrayendo y colapsando.
Şikago'dan kalkan uçak gece geç saatte havaalanına indi.L'aeroplano da Chicago è arrivato all'aeroporto in tarda notte.
P282 Soğuk geçirmez eldiven/yüz kalkanı/göz koruyucu kullanın.P282 – Utilizzare guanti termici/schermo facciale/Proteggere gli occhi.
Bayrak altında "CCCP" (USSR) yazısı bulunan beyaz bir emaye kalkan vardı.Sotto la bandiera uno scudo di smalto bianco conteneva la sigla "CCCP" (URSS).
Ağır Bizans piyadesi veya scutati, küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi.La fanteria pesante bizantina, o scutati, portava piccoli scudi rotondi e indossava un'armatura lamellare.
Hiçbir kalkan büyüsü onu durduramaz.L'invecchiamento, però, non lo fermerà.
Kiev’den Almanya’ya 22 Ocak günü kalkan ilk trende boş yer yoktur.Il primo treno rimase al completo quando partì da Kiev il 22 gennaio.
Aynı zamanda şehir merkezinden kalkan taksi ve dolmuş, haftanın her günü ulaşmı sağlamaktadır.In città si possono trovare taxi, disponibili a tutte le ore del giorno.
Kalkanını ustalıkla kullanır.Levet la bacia impetuosamente.
Bize kalkan ol ve bizi koru, Daimi Tanrımız.Proteggici e rafforzaci, Signore Eterno.
Kalkanın her iki yanında da şekerkamışı yer almaktadır.In entrambe le varianti viene aggiunto dello zucchero.
Akşamcıl tipler ise geç yatıp sabahları zor kalkan ve performansı akşam saatlerinde yükselen kişilerdir.Quel tipo di musica e emozioni che dà la forza di alzarsi la mattina e restare tardi fino a sera..."
Şifa taşkını: Alınan fazlalık iyileştirmeyi kalkana dönüştürür.Presentazione: è la frase pronunciata dalle Pretty Cure a trasformazione avvenuta.
Çünkü Anglosaksonların geniş kalkanları onları korumaktaydı.I coloni anglosassoni vi arrivarono tardi.
Savaşlarda balta ve kalkan kullanır.Durante le battaglie usa arco e frecce.
Skeleton foot-soldier; kılıç ve kalkan kullanan iskeletler.Soldato scheletro: scheletro che usa spada e scudo, oppure usa un giavellotto.
Şövalyenin kalkanında altın bir Patriarkal Haçı görülmekteydi.Nello scudo appare una croce patriarcale dorata.
Stegosaurus, sırtındaki kemik kalkanlarıyla bilinir.Стегозавр известен своими костяными пластинами на спине.
Kalkanın arka kısmında üç adet geleneksel Afrika mızrağı konumlandırılmıştır.Позади щита располагаются три пересекающихся традиционных африканских копья.
Kalkanın ortasında bulunan sekiz kollu yıldız güneşin simgesidir.Из них восемь — к ордену Красного Знамени и пятнадцать — к ордену Красной Звезды.
Şövalyenin kalkanında altın bir Patriarkal Haçı görülmekteydi.На щите рыцаря показан патриархальный крест.
Hiçbir kalkan büyüsü onu durduramaz.Никакие заклинания не в силах будут изгнать из него беса.
Altın Kalkan Projesi aynı yıl içinde başlatıldı.Золотые ворота начали строить в этом же году.
Captain America'ya kalkanını babası vermiştir.Сорвиголове удается укусить Капитана Америка.
Yanında büyük bir kalkanı bulunur.При себе он носит большую тяпку.
1991 yılında Kalkandelen İslam Cemiyeti, caminin etrafına Osmanlı tarzında duvar yaptırmıştır.В 1991 году исламская община Тетово построила стены вокруг мечети в классическом османском стиле.
Ankara'dan kalkan tren Konya'ya, 1 saat 48 dakikada ulaşabilmektedir.Из Таллина в Пюсси поезд идёт 1 час и 48 минут.
Güç kalkanı sadece gezegenin içinden kapatılabilmektedir.Планета защищена силовым полем, которое возможно отключить только изнутри Изолятора.
Ancak kalkan hattı yarılınca yine de direndiler, fakat sonunda çözülüp kampa doğru çekilmeye başladılar.В последовавшей беспорядочной схватке они оказались рассеяны, и им пришлось отступить.
Kalkanın heraldik olarak sol tarafında sorgum bitkisi, sağ tarafında ise fildişi bulunmaktadır.Тот, кто слева, держит топор, в то время как, тот справа, держит весло.
Öldüğü zaman kalkanı bir Yahudiye ipoteklendi.Таким образом, вместо парня был повешен бесчестный еврей.
Cordelia'yı savunmaya kalkan Kent Kontu'nu da sürgüne gönderir.Кент, пытающийся заступиться за Корделию, также изгнан.
Kalkanın üst bölümüne ise sağında ve solunda kırmızı-sarı tüyleri bulunan şövalye miğferi yer almaktadır.Боры испещрены к правой стороне голубым и золотым, а к левой — красным и золотым цветами.
Kalkan oyunu.الحق باللعب.
Absorbe Protegum: En büyük ve en güçlü kalkan büyüsüdür.Apocalypse:هو أول وأقوى المتحولين .
Altın Kalkan Projesi aynı yıl içinde başlatıldı.وبدأ تشغيل منجم الرصيفة في العام ذاته.
Kalkanın üstünde taç mücevherleri yer almaktadır.أعيد تصنيع بقية جواهر التاج.
İsrail Devleti'nin 1948 yılında kurulmasıyla beraber, Davud'un Kalkanı İsrail bayrağında yer almıştır.في عام 1948 ومع إنشاء دولة إسرائيل تم اختيار نجمة داود لتكون الشعار الأساسي على العلم الإسرائيلي.
Kalkandelen şehrindedir.تقع في مدينة كالغاري.
Altın kenarlı bir kalkan levhadır.Adicionando-se cobre ao ouro, obtém-se uma coloração avermelhada.
O posteri gösterilen gibi, onun kalkanını yok ve onun maske onun baş tarafında kanatlarını yoksundur.Assim como ele é mostrado no cartaz, ele não tem seu escudo e sua máscara não tem as asas no lado da cabeça.
Yolda Maggie kendini öldürmeye kalkar ve Glenn, Maggie'yi vurmaya kalkan Abraham ile dövüşür.Na estrada, Maggie tentou suicídio e Glenn brigou com Abraham, com a intenção de matá-lo.
Abhazya Cumhuriyeti arması beyaz ve yeşil içine dikey olarak bölünmüş bir kalkan şeklindedir.O brasão de armas da Abecásia é um brasão dividido verticalmente em branco e verde.
Kalkan hızla eserek döner, yavaş kindjal'ı içeri alır."Como o fluxo e refluxo que, pouco a pouco, o afoga."
Yerelnet Kalkanlı Samanyolu TV'de Kalkanlı Olay TV'de"Há um fascínio idiota pela TV.
Kalkanın üzerindeki kırmızı rengi Kırım'ın dramatik ve kahramanca tarihini simgeler.A cor vermelha do escudo simboliza a história dramática e heroica da Crimeia.
Kaptan Amerika'ya kalkanını babası vermiştir.Por sorte, o Capitão América confia nela.
Kalkanı ve tekerleği yoktu.Não havia vento nem nuvens.
Kendisine zarar veren, vermeye kalkan kişileri kesinlikle affetmez.Assim, são incapazes de compartilhar o perdão com aqueles que os ofendem.
Ortasında bir kalkan bulunmaktadır.Há uma fonte no centro.
Altın Kalkan Projesi aynı yıl içinde başlatıldı.A construção do atual templo foi iniciada no mesmo ano.
Daha sonraları Athena bu kalkanı Zeus'a hediye etmiştir.Foi um presente que Zeus ofereceu a Europa.
Kalkan, merlin balığı ve flamingo göz önünde tutulmuştur.O escudo está flanqueado por um merlin e um flamingo.
Köye toplu ulaşım pazartesi ve perşembe günleri ilçe merkezinden kalkan dolmuşlarla yapılmaktadır.Algumas cidades e vilas ainda observam o fechamento no meio do dia às quintas-feiras.
Saat 10:15'te Ark Royal'dan kalkan Swordfishler gökyüzünde belirdiler.Às 19h15 do mesmo dia, quinze Swordfish do Ark Royal partiram para um ataque.
Bu antlaşma Yugoslavya'ya kalkan görevi görmüştür.Este acordo foi estabelecido como uma proteção para a Iugoslávia.
Hiçbir kalkan büyüsü onu durduramaz.Door de toverkracht zal haar niks overkomen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod