Ana içeriğe geç
Sözlük

kalkan ile cümle

kalkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.En aviación no se permitiría jamás pilotar aviones si de cada 9 que despegaran, uno se habría de estrellar.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.Nell'aeronautica non lasceremmo mai volare la gente sugli aerei se ogni nove aerei che decollano uno cadesse.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.Nikdy bychom nepovolili letadla, kdyby z každých devíti jedno spadlo.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.В авиации мы запрещаем летать, если на каждые 9 взлетевших самолётов один терпит крушение.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.בתעופה, לעולם לא היינו נותנים לאנשים לטוס במטוסים אם על כל תשעה מטוסים שממריאים אחד היה מתרסק.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.ففي الطيران ، لن نسمح للناس بالطيران إذا كان هناك طائرةً تسقط من بين كل تسع طائرات.
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.墜落するとしたら 絶対に 飛行機に人を乗せないでしょうから しかし 私たちには この問題が 耳に入らないようです
İlk koruma kalkanı 60 fit genişliğinde ve 22 fit derinliğinde bir hendekti.방벽 제 1선에는 60피트의 폭과 22피트의 깊이의 해자를
İlk koruma kalkanı 60 fit genişliğinde ve 22 fit derinliğinde bir hendekti.קו ההגנה הראשון היה חפיר ברוחב 20 מטר ו7 מטר עומק,
İlk koruma kalkanı 60 fit genişliğinde ve 22 fit derinliğinde bir hendekti.أول خط دفاعي كان خندقاً بعرض 60 قدم وعمق 22 قدم.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.As pessoas não têm a Ultimate Spear ou um Ultimate Shield.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Folk har varken Ultimata Spjut eller Sköldar.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Ihmisillä ei ole sellaista kilpeä eikä silmää.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Las personas no tienen ni un Escudo Máximo, ni un Ojo Máximo.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Le persone non hanno una Spada Perfetta o uno Scudo Perfetto.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Ludzie nie mają ani Wszechmocnej Włóczni ani Wszechmocnej Tarczy.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Mennesker har hverken Ultimative Spyd eller Skjolde.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.Οι άνθρωποι δεν έχουν Απόλυτο Δόρυ ή Ασπίδα.
İnsanların ne bir Sonsuz Mızrağı, ne de bir Sonsuz Kalkanı var.У людей нет ни Высшего Копья, ни Высшего Щита.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.A hővédő pajzs hőmérséklete elérheti az 1500°C-t.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Die Temperatur des Hitzeschilds kann fast 1.500°C erreichen.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Het hitteschild kan een temperatuur bereiken van 1420 graden Celsius.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.La temperatura del escudo térmico puede alcanzar 2 600 grados Fahrenheit.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.La temperatura dello scudo termico può raggiungere i 1400 gradi centigradi
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.La température du bouclier thermique peut atteindre 1400°C.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Nhiệt độ của lá chắn nhiệt có thể đạt tới 2.600 độ F (xấp xỉ 1.400 độ C).
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Temperatura scutului termic poate atinge 2.600 grade Fahrenheit.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Teplota tepelného štítu může dosáhnout až 1427 stupňů Celsia.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Темепратурата на горещия щит може да достигне 2,600 градуса по Фаренхайт (1,426.7 Cº)
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.Температура теплозащитного экрана может достигать полутора тысяч градусов.
Isı kalkanınn sıcaklığı 2,600 Fahrenheit'a kadar ulaşabilir.טמפ' מגן החום עשויה להגיע ל-1400 צלזיוס.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Acum ne decuplăm de partea din spate şi suntem în cădere liberă.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.C'est là qu'on se sépare de la coque arrière, et on se retrouve en chute libre.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Das ist auch der Zeitpunkt, an dem wir die hintere Verkleidung abwerfen und uns nun im freien Fall befinden.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.EB:
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Ekkor leválik a hátsó héjról, és szabadesésbe kezd.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Eso es cuando nos separamos del escudo posterior, y ahora estamos en caida libre.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.그때 후방 외장을 분리하고 자유 낙하를 합니다.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Oddzielamy się od tylnej części, zaczynamy upadek swobodny.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Op dat moment laten we het omhulsel aan de achterkant los en raken we in een vrije val.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Qui ci separiamo dal guscio posteriore, e siamo in caduta libera.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.V tomto okamžiku se oddělíme od zadní části modulu a ocitneme se ve volném pádu.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Вот когда мы отделяем заднюю оболочку, и теперь мы в свободном падении.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.Това е, когато се разделим от задната обвивка, и сега сме в свободно падане.
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.و عند هذه النقطة ننفصل عن الغلاف الخلفي و تسقط العربة الجوالة سقوطاً حراً
İşte o an arka kalkandan ayıracağız, ve şimdi serbest düşüşteyiz.宇宙船は自由落下に入ります
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.I dal kněz setníkům kopí a pavézy, kteréž byly Davida krále, a kteréž byly v domě Hospodinově.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Il sacerdote consegnò ai capi di centinaia lance e scudi del re Davide, che erano nel deposito del tempio
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.제사장이 여호와의 전에 있는 다윗왕의 창과 방패를 백부장들에게 주니
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og Præsten gav Hundredfø rerne Spydene og Skjoldene, som havde tilhørt Kong David og var i HERRENs Hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og presten gav høvedsmennene de spyd og skjold som hadde tilhørt kong David, og som var i Herrens hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Tedy dał kapłan rotmistrzom włócznie i tarcze, które były króla Dawida, które były w domu Pańskim.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И раздал священник сотникам копья и щиты царя Давида, которые были в доме Господнем.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И свещеникът даде на стотниците цар Даводовите копия и щитове, които бяха в Господния дом.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.ויתן הכהן לשרי המאיות את החנית ואת השלטים אשר למלך דוד אשר בבית יהוה׃
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.فاعطى الكاهن لرؤساء المئات الحراب والاتراس التي للملك داود التي في بيت الرب.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭 司 便 將 耶 和 華 殿 裡 所 藏 大 衛 王 的 槍 和 盾 牌 交 給 百 夫 長
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭司 便 將 耶和華 殿 裡所 藏 大衛王 的 槍和 盾牌 交 給百 夫長
Kalın, yumrulu kalkanıyla Ona inatla saldırmıştı.arremete contra ele com dura cerviz, e com as saliências do seu escudo;
Kalın, yumrulu kalkanıyla Ona inatla saldırmıştı.correva contro di lui a testa alta, al riparo del curvo spessore del suo scudo
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod