Fakat kalkanında şu büyük delikleri vardır.Но в его панцире есть большие отверстия.
Fakat kalkanında şu büyük delikleri vardır.Но той има тези големи дупки в щита си.
Fakat kalkanında şu büyük delikleri vardır.אבל היום לו חורים גדולים כאלה בגולגולת.
Fakat kalkanında şu büyük delikleri vardır.لكن فيها هذه الفتحات في الغطاء
Fakat kalkanında şu büyük delikleri vardır.「トリケラトプスとトロサウルスは
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.A išiel aj Filištín a blížil sa pozvoľna Dávidovi, a muž, ktorý niesol jeho veľký štít, išiel pred ním.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Beberapa saat kemudian Goliat yang didahului oleh pembawa perisainya, mulai berjalan mendekati Daud
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Bral se také i Filistinský, jda a přibližuje se k Davidovi, a muž ten, kterýž nesl braň jeho, šel před ním.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.El filisteo venía acercándose a David, precedido de su escudero
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Filisteanul s'a apropiat puţin cîte puţin de David, şi omul care -i ducea scutul mergea înaintea lui.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Goliath kwam ook naar voren, luid commentaar gevend op dat jonge ventje met zijn rossige haar.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Il Filisteo avanzava passo passo, avvicinandosi a Davide, mentre il suo scudiero lo precedeva
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Imidlertid kom Filisteren David nærmere og nærmere med Skjolddrageren foran sig;
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Ja filistealainen tuli yhä lähemmäksi Daavidia, ja kilvenkantaja kulki hänen edellänsä.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.블레셋 사람이 점점 행하여 다윗에게로 나아오는데 방패 든 자가 앞섰더라
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Le Philistin s`approcha peu à peu de David, et l`homme qui portait son bouclier marchait devant lui.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Người Phi-li-tin cũng xơm tới, đến gần Ða-vít, có kẻ vác binh khí đi trước.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Người_Phi - li-tin cũng xơm tới , đến gần Ða - vít , có kẻ vác binh_khí đi trước .
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Och filistéen gick framåt och kom David allt närmare, och hans sköld bärare gick framför honom.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.O filisteu também vinha se aproximando de Davi, tendo a: sua frente o seu escudeiro.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Og filisteren kom nærmere og nærmere bortimot David, og hans skjoldbærer gikk foran ham.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Szedł też Filistyóczyk, postępując i przybliżając się ku Dawidowi, i wyrostek, który niósł tarcz, przed nim.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Tudi Filistejec prikoraka in se približa Davidu, in mož, ki mu je nosil ščit, gre pred njim.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Und der Philister ging auch einher und machte sich zu David und sein Schildträger vor ihm her.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Ο δε Φιλισταιος ηρχετο προχωρων και επλησιαζε προς τον Δαβιδ και ο ανηρ ο ασπιδοφορος εμπροσθεν αυτου.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.Выступил и Филистимлянин, идя и приближаясь к Давиду, и оруженосец шел впереди его.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.И филистимецът напредваше и се приближаваше към Давида; и щитоносецът вървеше пред него.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.וילך הפלשתי הלך וקרב אל דוד והאיש נשא הצנה לפניו׃
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.وذهب الفلسطيني ذاهبا واقترب الى داود والرجل حامل الترس امامه.
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.非 利 士 人 也 漸 漸 的 迎 著 大 衛 來 . 拿 盾 牌 的 走 在 前 頭
Filistli de, önünde kalkan taşıyıcısı, Davuta doğru ilerliyordu.非利士人 也 漸漸 的 迎著 大衛來 . 拿 盾牌 的 走在 前頭
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Ak s tým nesúhlasíš, zrejme si nemáme
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Dacă nu ești de acord cu asta, nu avem ce să ne spunem.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.이에 동의하지 않는다면 우리가 나눌 이야기는 별로 없겠죠.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Nous sommes probablement aussi d'accord que cet effondrement sera chaotique.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.O du inte hĂĽller med om det, har vi antagligen ingenting att säga varandra.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Pero si, probablemente estamos de acuerdo, que el choque va a ser algo incómodo.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Se non sei d'accordo, probabilmente non abbiamo niente da dirci.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Wenn du nicht darin übereinstimmst, haben wir uns wahrscheinlich nichts zu sagen.
"Gandhi kalkaný" olarak tanýmladýđým kalkanlarýný havaya kaldýracaklardýr.Мы также, наверное, согласимся с тем, что этот коллапс будет хаотичным.
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Anda berpikir bahwa sudah sepatutnya Anda menggunakan anak-anak sebagai tameng?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Bạn thật sự cho rằng thật đáng trân trọng khi bạn dùng trẻ con như tấm khiên sao?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Chiar crezi că e potrivit să foloseşti copiii pe post de scut?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Denk je echt dat het juist is een kind te nemen en het als een schild te gebruiken?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.¿De verdad crees, de verdad, que es apropiado que utilices a los niños para que actúen como escudo?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.정말로, 정말로 여러분은 제가 어린 아이를 핑계거리로 삼는 것이 적절하다고 생각하시는 건가요?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Komolyan úgy gondolod, hogy helyénvaló, hogy a gyerekeket használd kifogásként?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Mener I virkelig, mener I virkelig at det er passende at man bør tage børn og bruge dem som et skjold?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Naprawdę wydaje się wam, że jest w dobrym stylu używać dzieci jako tarczy?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Opravdu si myslíte, že byste měli využít děti jako svůj štít?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Pensate veramente che sia appropriato prendere i bambini e usarli come scudo?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Skutočne si myslíte, že je vhodné, aby ste zobrali deti a použili ich ako štít?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Uskotko todella, että on sopivaa, että itse asiassa otat lapset ja käytät heitä kilpenä?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Vocês realmente acham que é apropriado que vocês deveriam, de facto, pegar em crianças, usando-as como escudo?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Vous pensez vraiment que c'est approprié que vous preniez les enfants et les utilisiez comme bouclier ?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.Наистина ли... наистина ли си мислиш, че е уместно да взимаш децата и да ги използваш като щит?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.אתם באמת חושבים שזה יאה לקחת ילדים ובעצם לנצל אותם כמגן?
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.هل تعتقدون حقاً أنه من اللائق أن تأخذوا الاطفال وتستعملوهم كدرع وقاية ؟
Gerçekten de düşünüyorsunuz ki, çocukları bir kalkan gibi kullanmak, yerinde ve uygun bir durum.子どもを盾にするようなことが 妥当だとお考えですか? 将来こういうことが起きますよ
Havacılıkta, kalkan her dokuz uçaktan birisi düşseydi hiçbir uçuş yapılmasına izin vermezdik.만약에 비행기가 9번에 한번 추락한다면 아마 사람들이 비행기를 타지 못하게 할겁니다.