Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.ele reserva a verdadeira sabedoria para os retos; e escudo para os que caminham em integridade,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Er läßt's den Aufrichtigen gelingen und beschirmt die Frommen
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Hij geeft oprechte mensen houvast en is een beschermer van hen die zuiver leven.
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Il tient en réserve le salut pour les hommes droits, Un bouclier pour ceux qui marchent dans l`intégrité,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Kepada orang yang tulus dan tak bercela, diberikan-Nya pertolongan dan perlindungan
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.그는 정직한 자를 위하여 완전한 지혜를 예비하시며 행실이 온전한 자에게 방패가 되시나니
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Ngài dành ơn cứu rỗi cho người ngay thẳng; Ngài là thuẫn đỡ của người làm theo sự đoan chính,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Ngài dành ơn cứu_rỗi cho người ngay_thẳng ; Ngài là thuẫn đỡ của người_làm theo sự đoan_chính ,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.og han gjemmer frelse for de opriktige, et skjold for dem som lever ustraffelig,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Oikeamielisille hänellä on tallella pelastus, kilpi nuhteettomasti vaeltaville,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.On je zavaroval uspeh poštenim, ščit je njim, ki žive brezmadežno,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.On zachowuje uprzejmym prawdziwą mądrość; on jest tarczą chodzącym w szczerości,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Prechováva úprimným prospech; je štítom tým, ktorí chodia v bezúhonnosti,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Til retsindige gemmer han Lykke, han er Skjold for alle med lydefri Vandel,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Αποταμιευει σωτηριαν εις τους ευθεις ειναι ασπις εις τους περιπατουντας εν ακεραιοτητι,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Он сохраняет для праведных спасение; Он – щит для ходящих непорочно;
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.Той запазва истинска мъдрост за праведните, Щит е за ходещите в незлобие,
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.וצפן לישרים תושיה מגן להלכי תם׃
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.يذخر معونة للمستقيمين. هو مجنّ للسالكين بالكمال.
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.他 給 正 直 人 存 留 真 智 慧 、 給 行 為 純 正 的 人 作 盾 牌
Doğru kişileri başarıya ulaştırır, Kalkanıdır dürüst yaşayanların.他 給 正直 人 存留 真 智慧 、 給行 為純 正 的 人 作 盾牌
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Byltě zajisté Elam pochytil toul s vozy lidu vojenského, a Kir ukázal pavézu.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Denn Elam fährt daher mit Köcher, Wagen, Leuten und Reitern, und Kir glänzt daher mit Schilden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Eelam nosti viinen, tullen vaunuineen, väkineen ja ratsumiehineen, ja Kiir paljasti kilven.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê - lam đeo giỏ tên , có xe binh_lính kỵ đi theo , và Ki-rơ để trần cái thuẫn ,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê-lam đeo giỏ tên, có xe binh lính kỵ đi theo, và Ki-rơ để trần cái thuẫn,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élám fölvette a tegezt, és [jõ] szekeren emberekkel és lovagokkal, és Kir paizst meztelenít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam hade fattat kogret, vagnskämpar och ryttare följde honom; Kir hade blottat skölden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam ha tomado la aljaba; Siria ha irrumpido con carros; Quir ha desnudado el escudo
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam løftede Koggeret, Aram satte sig til Hest, Kir tog Skjoldene ud;
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam porte le carquois; Des chars de combattants, des cavaliers, s`avancent; Kir met à nu le bouclier.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam też wziął sajdak z wozami ludu wojennego, a Kir okazał tarczę swoję.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elamul poartă tolba cu săgeţi; cară de luptători, de călăreţi înaintează; Chirul desveleşte scutul.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam zodvihne túl dohrmiac na vozoch, obsadených ľuďmi, jazdcami, a Kír obnažil štít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elão tomou a aljava, juntamente com carros e cavaleiros, e Quir descobriu os escudos.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Gli Elamiti hanno preso la faretra; gli Aramei montano i cavalli, Kir ha tolto il fodero allo scudo
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.In Elam nosi tul, pelje zasedene vozove in konjike, in Kir odkriva ščit.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.엘람 사람은 전통을 졌고 병거탄 자와 마병이 함께 하였고 기르 사람은 방패를 들어 내었으니
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Και ο Ελαμ ελαβε την φαρετραν με αμαξας ανδρων και ιππεις, και ο Κιρ εξεσκεπασε την ασπιδα.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.И Елам взе тула, С полкове войници и конници, И Кир откри щита.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.И Елам несет колчан; люди на колесницах и всадники, и Киробнажает щит.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.ועילם נשא אשפה ברכב אדם פרשים וקיר ערה מגן׃
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.فعيلام قد حملت الجعبة بمركبات رجال فرسان. وقير قد كشفت المجن.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.以 攔 帶 著 箭 袋 、 還 有 坐 戰 車 的 和 馬 兵 、 吉 珥 揭 開 盾 牌
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.以 攔帶 著 箭袋 、 還有 坐戰車 的 和 馬兵 、 吉珥 揭開 盾牌
En beğendiğim detaylardan birisini göstereyim, Pers askerinin kendi kalkanındaki yansımasına bakın.Můj nejoblíbenější detail je odraz jednoho z perských vojáků v jeho vlastním štítě.
En beğendiğim detaylardan birisini göstereyim, Pers askerinin kendi kalkanındaki yansımasına bakın.(М) Одна из моих любимых деталей мозаики - (М) отражение одного из персов в его собственном щите.
En beğendiğim detaylardan birisini göstereyim, Pers askerinin kendi kalkanındaki yansımasına bakın.Одним з улюблених моментів для мене є відображення одного з перських воїнів у власному щиті.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Dan obișnuia să le țină, dar acum te folosește drept scut.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Dan solía sostenerlos pero ahora te usa como protección.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Eigenlijk hield Dan ze vroeger vast, maar nu heeft hij jou als bescherming.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.사실 댄이 풍선을 들고 있고는 했어요. 하지만 지금은 리처드 당신을 엄폐물로 삼고 있군요.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Normalement, Dan les tenait, mais maintenant il t'a comme bouclier.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Normalerweise hat Daniel die gehalten, aber jetzt hat er ja dich.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Questo è -- di solito era Dan a tenerli, ma ora ti usa come protezione.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Zwykle Dan je trzymał, ale teraz ty go chronisz.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Вообще-то раньше Дэн держал их, но теперь у него есть ты для защиты.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.Дан всъщност ги държеше преди, но сега има вас, за да се предпази.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.דן היה ממש מחזיק אותם, אבל עכשיו יש לו אותך בתור מגן.
Eskiden onları Dan tutuyordu, ama bu sefer seni kalkan olarak kullanıyor.في الواقع كان دان يحمل البالونات .. ولكنه اليوم يستخدمك كجدار حامي