Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.og grip foruten alt dette troens skjold, hvormed I skal kunne slukke alle den ondes brennende piler,
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.og i alle Forhold løfter Troens Skjold, med hvilket I ville kunne slukke alle den ondes gloende Pile,
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.Tenete sempre in mano lo scudo della fede, con il quale potrete spegnere tutti i dardi infuocati del maligno
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.tomando, sobretudo, o escudo da fé, com o qual podereis apagar todos os dardos inflamados do Maligno.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.vrhutega zgrabite ščit vere, s katerim boste mogli pogasiti vse goreče strele Hudobnega.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.Y sobre todo, armaos con el escudo de la fe con que podréis apagar todos los dardos de fuego del maligno
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.агодат да бъде с всички, които исрено любят нашия Господ Исус Христос. [Амин]
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.а паче всего возьмите щит веры, которым возможете угасить все раскаленные стрелы лукавого;
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.над усе ж узявши щит віри, котрим вдолїєте всі розпалені стріли лукавого вгасити;
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.ועל כל אלה תפשו את מגן האמונה אשר תוכלו לכבות בו את חצי הרשע הבערים׃
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.حاملين فوق الكل ترس الايمان الذي به تقدرون ان تطفئوا جميع سهام الشرير الملتهبة.
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.此 外 又 拿 著 信 德 當 作 籐 牌 、 可 以 滅 盡 那 惡 者 一 切 的 火 箭
Bunların hepsine ek olarak, Şeytanın bütün ateşli oklarını söndürebileceğiniz iman kalkanını alın.此外 又 拿著 信德 當 作 籐牌 、 可以 滅盡 那 惡者 一切 的 火箭
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Det förtjänar du, Ultimata Skölden.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Det fortjener du, Ultimative Skjold.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Dobrze ci tak, Wszechmocna Tarczo.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.É-te bem feito, Escudo Derradeiro.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Se on sinulle oikein, Superkilpi.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Te lo mereces, Escudo Máximo.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Ti sta bene, Scudo Perfetto.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Καλά να πάθεις, Απόλυτη Ασπίδα.
Bunu hak ettin, Sonsuz Kalkan.Так тебе и надо, Предельный Щит.
Bu, savaş zamanlarında kalkan olarak da kullanılmıştı.Emellett játékbarlangokat védtem a szélhámosoktól.
Bu, savaş zamanlarında kalkan olarak da kullanılmıştı.J'ai même gagné ma vie en servant de prête-nom à des escrocs dans des maisons de jeu.
Bu, savaş zamanlarında kalkan olarak da kullanılmıştı.لقد استعملت حتى كدرع في وقت الحرب
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.(5:13) Car tu bénis le juste, ô Éternel! Tu l`entoures de ta grâce comme d`un bouclier.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.(5:13) Ибо Ты благословляешь праведника, Господи; благоволением, как щитом, венчаешь его.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Denn du, HERR, segnest die Gerechten; du krönest sie mit Gnade wie mit einem Schild.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.여호와여 주는 의인에게 복을 주시고 방패로 함같이 은혜로 저를 호위하시리이다
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Pois tu, Senhor, abençoas o justo; tu o circundas do teu favor como de um escudo.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.porque tú, oh Jehovah, bendecirás al justo; como un escudo lo rodearás con tu favor
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Sebab Kauberkati orang yang setia kepada-Mu, Kaulindungi mereka dengan kasih-Mu
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Thi du velsigner den retfærdige, HERRE, du dækker ham med Nåde som Skjold.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Zakaj ti blagoslavljaš pravičnega, ti, GOSPOD, delaš, da ga milost krije kakor ščit.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Διοτι συ, Κυριε, θελεις ευλογησει τον δικαιον θελεις περισκεπασει αυτον με ευμενειαν, ως με ασπιδα.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.Защото Ти, Господи, ще благословиш праведния, Ще го покриеш с благословение кат с щит.
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.כי אתה תברך צדיק יהוה כצנה רצון תעטרנו׃
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.لانك انت تبارك الصدّيق يا رب. كانه بترس تحيطه بالرضا
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.因 為 你 必 賜 福 與 義 人 . 耶 和 華 阿 、 你 必 用 恩 惠 如 同 盾 牌 四 面 護 衛 他
Çünkü sen doğru kişiyi kutsarsın, ya RAB, Çevresini kalkan gibi lütfunla sararsın.因為 你 必賜福與義人 . 耶和華 阿 、 你 必 用 恩惠 如同 盾牌 四 面 護衛 他
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide prese gli scudi d'oro agli ufficiali di Hadad-Ezer e li portò in Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davide tolse ai servitori di Hadad-Ezer i loro scudi d'oro e li portò a Gerusalemme
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadadesers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tok de gullskjold som Hadaresers tjenere hadde båret, og førte dem til Jerusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.David tomó los escudos de oro que llevaban los servidores de Hadad-ezer y los trajo a Jerusalén
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít đoạt những khiên vàng của các đầy_tớ Ha-đa-rê-xe , rồi đem về Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít đoạt những khiên vàng của các đầy tớ Ha-đa-rê-xe, rồi đem về Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða - vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy_tớ Ha-đa-đê-xe mang , mà gởi đến Giê-ru-sa-lem .
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ða-vít lấy những thuẫn bằng vàng của các đầy tớ Ha-đa-đê-xe mang, mà gởi đến Giê-ru-sa-lem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Davi tomou os escudos de ouro que tinham sido dos servos de Hadadézer, e os trouxe a Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.De gouden schilden van koning Hadadezers officieren bracht David naar Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.E Davi tomou os escudos de ouro que os servos de Hadadézer usavam, e os trouxe para Jerusalém.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És elvevé Dávid az arany paizsokat is, melyek Hadadézer szolgáin valának, és bevivé azokat Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.És vevé Dávid az arany paizsokat, a melyeket a Hadadézer szolgái viselének, és vivé Jeruzsálembe.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadadézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Et David prit les boucliers d`or qu`avaient les serviteurs d`Hadarézer, et les apporta à Jérusalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Hij bracht de gouden schilden van koning Hadadezer naar Jeruzalem,
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel ščite iz zlata, ki so jih imeli hlapci Hadarezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.In David je vzel zlate ščite, ki so jih imeli hlapci Hadadezerjevi, in jih je prinesel v Jeruzalem.
Davut Hadadezerin komutanlarının taşıdığı altın kalkanları alıp Yeruşalime götürdü.Ja Daavid otti ne kultavarustukset, jotka Hadadeserin palvelijoilla oli, ja vei ne Jerusalemiin.