Ana içeriğe geç
Sözlük

kalem ile cümle

kalem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Non ha un pezzo di carta, non ha una matita, non ha un registratore.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.No tiene un pedazo de papel, no tiene un lápiz, no tiene una grabadora.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Nu are nici foaie de hartie, nu are nici creion, nici reportofon.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Ông không có giấy, không có bút cũng không có máy ghi âm.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Pragnie jej, ale nie ma jak uchwycić. Nie ma papieru, ołówka, nie ma dyktafonu.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Saat itu Tom tak memiliki kertas ataupun pinsil, tak ada alat rekaman di dekatnya.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Δεν έχει μαζί του χαρτί, δεν έχει μολύβι, δεν έχει μαγνητόφωνο.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.Няма лист хартия, няма молив, няма записващ касетофон.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.У него нет ни ручки, ни бумаги, ни записывающего устройства,
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.У нього нема паперу, немає олівця, немає диктофону.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.אין לו פיסת נייר, אין לו עיפרון, אין לו רשמקול.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.ليس لديه ورقة، ليس لديه قلم رصاص، ليس لديه مسجل.
Elinde kağıt yokmuş, kalem yokmuş, kaydedecek teybi de yokmuş.テープレコーダーもない いつもの焦燥に 駆られました
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Ainakin minun kynässäni lukee niin."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Almeno è quello che leggo sulla mia penna."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Al menos eso es lo que dice en mi lapicera".
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."A tollamon legalábbis ez a név szerepel."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Cel puțin asta scrie pe pixul meu."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Das steht jedenfalls auf meinem Stift."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Det är vad som står på min penna i alla fall."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor." (Gülüşmeler)Du moins, c'est ce qu'il y a écrit sur mon stylo. " (Rires)
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor." (Gülüşmeler)Ít nhất thì trên cái bút của ta có ghi như vậy..." (Tiếng cười)
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."적어도 내 펜에는 그렇게 쓰여있어."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Pelo menos é isso que diz na minha caneta."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Prinajmenšom to mám napísane na pere."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Setidaknya itu yang tertulis di penaku."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Tak przynajmniej jest napisane na moim długopisie z apteki."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Teda mám to napsáno na propisce."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Tenminste, dat is wat er op mijn pen staat."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Τουλάχιστον αυτό λέει στο στυλό μου.
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."По крайней мере так написано на моей ручке.'
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Поне това пишв на писалката ми."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."Принаймні так написано на моїй ручці."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."לפחות זה מה שכתוב על העט שלי."
En azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor."على الأقل هذا ما هو مكتوب على قلمي."
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Andai a casa, presi una matita, e cominciai a lasciare la mia mano tremare e tremare.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Fui a casa, agarré un lápiz y dejé que la mano empezara a temblar y temblar.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Hazamentem, fogtam egy ceruzát, és rajzoltam remegő kézzel.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Ik ging naar huis, pakte een potlood en begon gewoon mijn hand maar te laten trillen.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Jeg tog hjem, jeg tog fat på en blyant, og jeg lod bare min hånd ryste og ryste.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Je suis rentré chez moi, j'ai attrapé un crayon, et j'ai laissé ma main s'agiter et trembloter.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.연필을 쥐고는 손이 떨리도록 그냥 내버려 두었죠.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.M-am dus acasă, am luat un creion și mi-am lăsat mâna să tremure și să tremure.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Přišel jsem domů, vzal jsem pero a nechal své ruce, aby se třásly a třásly.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım. Tüm bu karalama resimleri yapıyordum.Fui para casa, peguei num lápis e deixei a minha mão tremer e tremer.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Về nhà, tôi vồ lấy cây bút chì, và chỉ khi đó tôi mới bắt đầu để cho bàn tay mình run và run
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.W domu złapałem ołówek, i pozwoliłem dłoni drżeć.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Πήγα σπίτι, πήρα ένα μολύβι, και απλά άφησα το χέρι μου να τρέμει και να τρέμει.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Вернулся домой, взял карандаш и стал рисовать, позволяя руке дрожать сколько угодно.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Отидох си у дома, взех един молив и просто оставих ръката ми да трепери и да трепери.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.Я прийшов додому, взяв олівець, і просто дозволив своїй руці тремтіти і тремтіти.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.ופשוט נתתי ליד שלי לרעוד ולרעוד.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.وبدأت للتو ترك يدي تهز و تهز.
Eve gittim, bir kalem aldım ve elimin titremesine izin vermeye başladım.グニャグニャの線で絵を描きました
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.Ano mezi nimi starý muž známá perokresba Homo Vitruviana.
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.De facto, o velhote está cá, tal como este famoso desenho do Homem Vitruviano.
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.Der alte Mann ist tatsächlich da, so wie diese berühmte Federzeichnung "Der vitruvianische Mensch".
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.En inderdaad, de oude man zit erbij, alsook de beroemde pentekening van de Vitruviusman.
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.Igen, valóban, az öregember itt van, mint ahogyan a híres Vitruvius-tanulmány férfialakja is.
Evet gerçekten de, yaşlı adam orada, ve bu ünlü Homo Vitruvianos'un kalem çizimi de öyle.Într-adevăr, bătrânul este printre ei, la fel ca această schiţă faimoasă a lui Homo Vitruvianos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod