Ayrıca çok sayıda kısa hikâye kaleme almıştır.También ha escrito varios relatos cortos.
Oyuncular diski (pakı) kaleye sokarak sayı bulurlar.Y sé que las mujeres se conectarán mucho con el disco.
Bu yüzden kaleyi Zenit'te Kamil Čontofalský'ye, millî takımda da İgor Akinfeyev'e kaptırdı.Debido a esto perdió la titularidad en el Zenit en favor de su compañero Kamil Čontofalský.
Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olarak görülmektedir.Se le considera uno de los delanteros más exitosos del fútbol turco en general y del Fenerbahçe en particular.
Kale kuşatmasında düşmandan kaynak yağmalanır.En la parte posterior del Castillo surge la fuente de il Formiello.
Kalede ise direniş sürdü.Sin embargo, el castillo aún resistió.
Kale, 1590'larda inşa edilmiş olup 6 Ağustos 1945'te atılan atom bombası ile tahrip edilmiştir.Construido originalmente en los 1590, el castillo fue destruido por el bombardeo atómico en 1945.
Kitap Arapça kaleme alınmıştır.Por eso el libro está escrito en árabe.
Kale, aslen İtalyan olan Goloppo'nun rehberliğinde inşa edildi.La edificación fue construida bajo la dirección de Goloppo, un italiano converso al Islam.
Bundan önce eserler Farsça olarak kaleme alınmıştır.Las acciones han sido condenados en lugares como Cizre.
Festival Kalem Telif Ajansı işbirliğinde Kalem Kültür Derneği tarafından düzenlenmektedir.Trabajo en el taller de imaginería religiosa El Arte Cristiano hasta su jubilación.
Şirvanşah atla Buğurt kalesine doğru kaçmaya başladı.El Barón se aleja cabalgando en Bucéfalo.
Kale kalıntıları.Restos de castillo.
Mansure kalesi Eyyubiler ordusu tarafından savunulmaktaydı.La conquista del sur peninsular se sostuvo manu militari.
1994-95 sezonunda takımın birinci kalecisi olmayı başardı.La temporada 1994/95 fue la del despegue del equipo.
Kale, Boshin Savaşı'nın son muharebesinin yapıldığı yer olarak bilinmektedir.Goryōkaku es famoso por ser el sitio donde se desarrolló la última batalla de la Guerra Boshin.
Kale üzerinde bulunan mahalle şimdi Kalebaşı mahallesi olarak anılmaktadır.El lugar es hoy conocido como Consolación en la Autovía del Sur.
El Nıhman Kalesi, Yeşilli ilçesine bağlı Bülbül mahallesindedir.Está sentada delante de un banco cubierto de hierba.
Nasır Muhammed ve annesi önce Kahire Kalesindeki Sultanlık Sarayının bir ücra dairesine konuldular.Asmahan y su familia al principio fueron alojados en un apartamento en un barrio humilde de El Cairo.
Kaleci olarak görev yaptı.Llegó a funcionar como carcel.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.Debido a esto, ella fue durante un tiempo llamada princesa de Escocia.
Kaleci mevkiinde profesyonel olarak 1990-2007 arası görev yaptı.Compitió en el circuito profesional entre 1999 y 2007.
Babasının ölümünden sonra, Herbert kale Château-Thierry miras aldı.A la muerte de su padre heredó el trono de Asiria.
Ayrıca kiliseler, kaleler, kütüphaneler ve arşivler yağmalanıp, yerle bir edildiler.Además, aulas, bibliotecas y laboratorios fueron destruidos.
Dimyat kalesini zapt ettiler.Diospyros conzattii Standl.
İmparator ve eşi Meksiko'daki Chapultepec Kalesi'ne yerleştiler.Él permaneció en el Palacio Nacional y yo en el Castillo de Chapultepec.
535 yılında İmparator Justinian tarafından şehre kale inşa edilir.En 533, el emperador Justiniano ordena su recuperación.
Kalincar Kalesi'nin fotoğraf galerisiGalería de fotos del castillo
Kral buraya bir de kale yaptırdı.El obispo construyó un castillo.
Her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulan bu birlikler sınırdaki kalelerin korunmasında görevlendirilirdi.Para organizar la defensa se crearon capitanías en cada una de las cinco poblaciones de la isla.
Meşhur Altın Yol da kalenin iç kısmında yer almaktadır.Son famosísimas las bodegas subterráneas ubicadas en la falda del Castillo.
Birinci kaleciliği 1982-83 sezonunda sekteye uğradı.El premio fue entregado por primera vez en la temporada 1982–83.
Yönetmenliğini Kevin Tancharoen'in üstlendiği filmin senaryosu Allison Burnett tarafından kaleme alınmıştır.Fue dirigida por Kevin Tancharoen y escrita por Allison Burnett.
“El-Bastiyan” Kalesi’nin fethi.Restos del Castillo de Puig-alder.
Vefa'da kalecilik yaptıktan sonra Fenerbahçe'ye döndü.Tras una larga pausa, volvió con Goyband.
Kaç tane dolma kalemin var?Quante penne hai?
Çizim için iki yeni kalem aldım.Ho comprato due penne nuove per disegnare.
Kale restore edildi ve halka açık.Il castello è stato restaurato ed aperto al pubblico.
Kale ne zaman inşa edildi?Quando è stato costruito il castello?
Jim kalemini düşürdü ve onu almak için eğildi.Jim lasciò cadere la sua penna e si chinò a raccoglierla.
Kale nehrin karşısındadır.Il castello è al di là del fiume.
Bu geçen hafta ziyaret ettiğimiz kale.Questo è il castello che abbiamo visitato la settimana scorsa.
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.Al giorno d'oggi pochi studenti utilizzano le matite.
Nagoya kalesi ile ünlü bir şehirdir.Nagoya è una città famosa per il suo castello.
Ülkenin caddeleri boyunca bazı işaretler kaleye doğru yönlendiriyordu.Lungo le strade del paese alcune indicazioni guidavano verso il castello.
Tom bile bir kurşun kalemi keskinleştiremiyor.Tom non sa neppure appuntare una matita.
Kaleme ve kalem ehlinin (satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için!) yazdıklarına and olsun ki!Tabelle degli abbellimenti e dei segni.
Yahudiliğin en ünlü ve önemli metinlerinden bazıları bu dönemde İsrail şehirlerinde kaleme alınmıştır.Alcuni dei più famosi e importanti testi ebraici furono composti in città israeliane in questo periodo.
860 yılı Mart ayında, kilit kale Lulon umulmayan bir şekilde Araplar'a teslim edildi.Nel marzo 860, la guarnigione della fortezza chiave di Loulon inaspettatamente si arrese agli Arabi.
1927'de Pergamon akropolis kalesindeki silahhaneyi keşfetti.A Pergamo scoprì, nel 1927, gli arsenali del castello presso l'acropoli.
Böylece, kale şehrin hava sahasını Luftwaffe'den savundu.Così, la fortezza difese lo spazio aereo della città dalla Luftwaffe.
İzin verilince de dağları tepeleri aşıp Karadeniz kıyısında bulunan Düzmürd Kalesine gelir.Quando l'alluvione giunse, la terra scomparve e le cime delle montagne più alte furono ricoperte.
1941 yılında Furred Animals of Australia adlı eseri kaleme aldı.Nel 1941 scrisse Furred Animals of Australia.
2 hafta içinde ilk kaleyi inşa ettiler ve bu yerleşime Jamestown adını verdiler.Nel giro di due settimane, i coloni costruirono il primo forte e denominarono la fondazione Jamestown.
Ayrıca Lipnice kalesi Benetice'den görülebilir.Da Benetice si può osservare il castello di Lipnice.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Colleziona le teste di coloro che uccide.
XIV. Eric, 13 Aralık 1533 sabahı saat 9'da Tre Kronor kalesinde doğmuştur.Eril XIV nacque al Castello di Tre Kronor, alle 9.00 di mattina del 13 dicembre 1533.
Bunun üzerine Atina ve Mısır kuvvetleri Beyaz Kale'yi kuşatmıştır.Gli Ateniesi e gli Egizi stabilirono quindi di assediare il "Castello Bianco".
Bu yapılardan 13'ü Budist tapınağı, üçü Şinto tapınağı ve biri kaledir.Di questi monumenti, 13 sono templi buddhisti, 3 sono santuari shintoisti ed 1 è un castello.
Sonra Arzanene'i işgal edip, yağmaladı ve Chlomaron kalesini kuşattı.In seguito invase e saccheggiò l'Arzanene e assediò la fortezza di Chlomaron.