Ana içeriğe geç
Sözlük

kale ile cümle

kale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.Hay unos cincuenta guardias armados en la fortaleza.
Kale, Ryukyu Krallığı'nın sarayıydı.Fue el primer palacio del reino de Ryukyu.
Genellikle tarihsel oyunlar kaleme aldı.Suelen carecer de historial delictivo.
Lenin bu olay üzerine bu makaleyi kaleme almıştır.Ali escribió esta carta en relación con este asunto.
Petrela Kalesi, Akçahisar Kalesi'nin gözlem ve savunmasının bir parçasıydı.El castillo de Petrelë formaba parte de un sistema de señalización y defensa del castillo de Kruja.
Köprü kalesiFoto del puente
Şu an hem VfB Stuttgart II takımında, hem de VfB Stuttgart takımında kalecilik yapmaktadır.El equipo VfB Stuttgart II es actualmente el equipo filial del VfB Stuttgart, y se desempeña en la 3.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.El Consejo Privado de Suecia se refirió a la mina como la tesorería de la nación y la fortaleza.
Onlar öldürülenlerin kafalarından kale yaptılar.Cortó la cabeza a los asesinos de sus hijos.
Bir kapı kaleye, diğeri kesinlikle ölüme açılır.Una puerta conduce al castillo y la otra conduce a "una muerte segura".
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Así comenzó su vida de vagabundo.
Dehşet Kalesi’nde tutsak.Cine de terror en el Castillo.
Kendi kalesine gol atan futbolcu olmadı.En su casa nadie jugaba al fútbol.
1989'da kaleme aldığı cinayet romanı The Girl Next Door ile bilinir.Sin embargo, finalmente se decidió ir con el concepto de Girl Next Door.
1192 yılında ise kale Königsburg kalesi olarak adlandırılmıştır.En 1192, la fortaleza ya es denominada como el “castillo del rey” o Königsburg.
Film, 1968 yılında Herman Raucher tarafından kaleme alınan bir hikâyenin üzerine kuruludur.Se trata de una nueva versión de la película de 1968, escrita por Herman Raucher.
Goryōkaku, kısa süreli Ezo Cumhuriyeti'nin baş kalesiydi.Fue la fortaleza principal de la breve República de Ezo.
Nuestra Señora Kalesi, Jagua Körfezi girişinde yer almaktadır.La Fortaleza de Nuestra Señora de los Ángeles de Jagua está ubicada a la entrada de la Bahía de Jagua.
Kalenin içerisindeki surlardan çok az bir kalıntı kalmıştır.Quedan muy pocos restos del castillo de la Espluga.
Şato bir Orta Çağ kalesinin üzerine inşa edilmiştir.El castillo ocupa el lugar de una fortaleza medieval.
Birçok kale kasabası da büyümüştü.Muchas otras ciudades-castillo crecieron también.
Şıpka Kalesi'ne doğru giderler.Se dirigían al cacique Colihuinca.
1134 yılında Cardiff kalesinde seksenlerinin başlarında ölür.Murió en 1134, estando todavía en prisión en el castillo de Cardiff.
Texas (roman), James A. Michener tarafından kaleme alınan roman.La alianza (novela), de James A. Michener.
Bu bölüm Mark Gatiss tarafından kaleme alınmıştır.Este documental fue dirigido por Mark Gatiss.
Şogun kalesinin onarımı en sona bırakıldı.Se decidió completar la reconstrucción del castillo.
Tam beş saattir yoldayız, ama hala Vize ve kalesi gerimizde görünüyor.Duramos 5 años esperando coincidir en tiempo y espacio, pero hoy solo somos cuatro en el camino.
Ertesi sabah bu haber duyulunca, içeridekiler kaleyi teslim etti.A la mañana siguiente, el oficial que se quedó a cargo del castillo, lo entregó a los franceses.
2011 yılında Nijerya millî futbol takımının kaleci antrenörü oldu.Se convirtió en entrenador de la Selección Nacional de Nigeria en 2011.
Ahmet Kalender.Calendario Azteca.
Aslında bir sahil kalesi olan yapı, alüvyal çökellerden dolayı artık iç kısımda yer almaktadır.De hecho, el castillo ya está minado desde dentro por la subversión.
Kale arkası tribünleri yoktur.Detrás de los arcos no hay tribunas.
Brian Cox (futbolcu), 1962 doğumlu İngiliz kaleci.Brian Cox (futbolista), (nacido en 1962), portero británico.
Palace Green, Durham'ın merkezinde, Durham Katedrali ve Durham Kalesi ile çevrili çimenlik bir alandır.Ahí el río hace una curva que rodea la Catedral de Durham y el castillo de Durham.
5. yüzyılda, Gürcüler İverian Dağı'nın tepesinde bir kale inşa ettiler.En el siglo V, los georgianos​ construyeron una fortaleza en la cima de la Montaña de Iveria.
Son Kale, yönetmenliğini Rod Lurie'nin yaptığı 2001 çıkışlı Amerikan filmi.El último asalto es una película estadounidense de 2007, dirigida por Rod Lurie.
Kazan hanlarının eski kale kalıntıları üzerine Korkunç Ivan'ın emriyle kurulmuştur.Fue construido a instancias de Iván el Terrible sobre las ruinas del antiguo castillo de los Kanes de Kazán.
Kalenin bazı bölümleri kısmen ayaktadır.Porciones significantes del castillo permanecen en pie.
Kaleme aldığı anılarını da 2008'de yayınladı.Saldo la cuenta pendiente que le había quedado en el 2008.
So Yoshitoshi ertesi sabah erkenden yorulan askerlerini Dongnae Kalesi'ne saldırttı.Al siguiente día, muy temprano, Sō Yoshitoshi atacó con sus tropas la fortaleza montañosa de Dongnae.
Haçlıların hücumları onu iç kaleden sökemedi.Los cocodrilos de la zona no le atacaron.
Kent bir Katolik Başpişposluk merkezidir ve çok ilgi çekici bir katedrali ve kalesi bulunur.Es la sede de un arzobispado católico y tiene una destacada catedral y un castillo.
Kırmızı Kraliçe kalesinde, gerçek kimliğinden habersiz olduğundan, Alice'i misafir olarak ağırlar.Sigue los mandatos de la Reina Roja y parece carecer de inteligencia real.
Rakibin kalesine ani, umut vadeden hücum şansı.Gran bazar en El Paseo del Gato con Suerte.
Bu kalenin kulelerinden biri bugün hala ayakta durmaktadır ve ziyaretçilere açıktır.Uno de estos palacios sigue en pie en la actualidad y puede ser visitado.
Bu kişilerden biri olan Eberhard Faber kalem üretiminde lider oldu.Uno de esos fue Eberhard Faber, de Nueva York, que se convirtió en el líder de la producción de lápices.
Savaşçıların kalelerden çıkmasıyla birlikte savaş Ane Nehri'nin ortasında bir muharebeye dönüştü.Al salir los soldados de los castillos, la batalla se convirtió en una melé en medio del río Ane.
Filmin senaryosu Bülent Oran tarafından kaleme alınmıştır.El retrato fue realizado a petición de Orson Welles.
Kaleme ve kalem ehlinin (satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için!) yazdıklarına and olsun ki!Es de signo funerario y destinado a la peregrinación.
1575: Oda Nobunaga nihayetinde Nagaşima kalesini ele geçirmeyi başardı.No debería reflexionar en esto? ​ En 1573 Nobunaga finalmente se enfrentó al shōgun.
Burada büyük bir kale yaptırdı.Hace pues construir un gran castillo.
Kaleyi yeniden onardı.También renovó el castillo.
25 Mart'ta Palmira Kalesi IŞİD'den alınmıştır.El 2 de marzo se anuncia la liberación de la totalidad de Palmira.
Vuruşu yapan oyuncu topu ileri (kaleye doğru) atmak zorundadır.Es un bateador ambidiestro que lanza la pelota con la derecha.
UEFA Kupasını alan kadroda yedek kaleci olarak yer aldı.La Casa de Alba lo utilizó como residencia veraniega.
Şu an Lille OSC takımında kalecilik yapmaktadır.Actualmente trabaja en el centro de formación del Lille OSC.
Brezilya ise ilk yarıda rakip kaleye hiç isabetli şut çekemedi.En el primer tiempo, los europeos lograron acercarse peligrosamente al área rival sin concretar.
Avustralya'nın güneybatı ve güneydoğusunda, Tazmanya, Yeni Zelanda, Yeni Kaledonya ve Ouvea'da bulunur.Se distribuye en el suroeste y sureste de Australia, Tasmania, Nueva Zelanda, Nueva Caledonia y Ouvéa.
31 Ağustos 1988), Kolombiyalı millî kaleci.1988: Origen de las calles de Madrid.
Kalem Bey 1307 yılında öldü.Alexander Bruce, ejecutado en 1307.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod