Soğuk bir kış fırtınalı gece bir prens kaleye çirkin eski dilenci kadını bombus.Par une froide nuit d'hiver, une vieille femme laide frappe à la porte du château d'un prince.
Eğer böyle oynamaya devam ederse futbol tarihinin en iyi kalecilerden biri olacaktır." yorumunu yaptı.S'il continue à jouer si bien, il va devenir l'un des meilleurs gardiens de l'histoire du football ».
Versinikia kalesinin kesin yeri bilinmemektedir.On ignore où se trouvait exactement la forteresse de Versinikia.
Adada içerilere ilerlerken, Shahdee ile tekrar karşılaşır ve onu adanın kalesine kadar kovalar.Il rencontre à nouveau Shahdee, qu'il va poursuivre jusque dans la forteresse de l'Île.
Kendilerinin olduklarını iddia ettikleri kaleleri talep ettiler.Nous leur demandâmes ce qu'ils faisaient.
Direnişin son kalesi Csepel bölgesinden de, 10 Kasım tarihinde ateşkes talebi geldi.La dernière poche de résistance demanda un cessez-le-feu le 10 novembre.
Kalenin tehdit altında olması roka engel değildir.La renaissance du château n'est pas menacée.
Kalenin içinden görünüm.Vue de l'intérieur du château.
Kale 21 Haziran 2014 yılında Dünya Mirası Listesi'ne girmiştir.La citadelle est inscrite sur la Liste du patrimoine mondial depuis le 21 juin 2014.
Şu an Saint-Étienne takımında kalecilik yapmaktadır.Ce dernier est désormais directement en relation avec Saint-Étienne.
Clisson Kalesi zamanla 23 bölgenin önemli bir kalesi haline gelmiştir.Le château de Clisson redevient une place-forte clé.
14. yüzyılda Olivier III. de Clisson kalenin girişini bir iç kaleye inşa ettirmiştir. ^ ClissonAu XIVe siècle, Olivier III de Clisson incorpore un châtelet servant d'accès à la cour.
So Yoshitoshi ertesi sabah erkenden yorulan askerlerini Dongnae Kalesi'ne saldırttı.Tôt le lendemain matin, Sō Yoshitoshi emmène ses troupes fatiguées à l'attaque de Dongnae.
Divan-î Hümayun kaleminde yetişmiştir.Inhumé à Seillans (Var).
Üçüncü grup ise sarp İnlik kalesinde bulunmaktaydı.La troisième connue vivait dans le Caucase.
Bütün köyler, kaleler, şehirler derebeyine vergi verir.Chaque comté et chaque ville lèvent leurs propres taxes foncières en vue de financer le système éducatif.
Yenilgiye uğradı ve hızlı bir şekilde kaleye geri döndü.Il fut vite arrêté et retourna au Raft.
Kaleden, 1406 yılındaki yazışmalarda bahsedildi.Première mention écrite du village en 1406.
(Eylül) Budin Kalesi Habsburgların eline geçti.Le château passe ensuite aux Habsbourg.
Bu dönemde Şah III. İsmail yine de Abadan kalesinde hapiste tutuldu.Hisham II quant à lui est toujours enfermé dans sa prison dorée.
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.Les hauts-fourneaux furent arrêtés et ne subsista que le moulage de la fonte.
Amerika'da yer alan en iyi korunmuş kalelerden birisidir.C'est un des ensembles fortifiés les mieux préservé des Amériques.
Her iki kalenin önünde de dikdörtgen şeklinde ikişer alan bulunmaktadır.Le château est constitué deux bâtisses en vis-à-vis.
Japon kalesi (Japonca: 城 shiro), Japonya'da başta tahta ve taştan inşa edilmiş bir kale türüdür.Les châteaux japonais (城, shiro?) sont des fortifications construites principalement de pierre et de bois.
Kaleden görünüm.Vue du fort.
Mare Nostrum, Vicente Blasco Ibáñez tarafından kaleme alınmış roman.Aussi, le roman Terres maudites, de Vicente Blasco Ibáñez.
1993'e kadar kaleciliğini yaptığı takımda 1991'de Türkiye Kupası ikinciliği dışında bir başarısı olmadı.Tout comme Magia en 1991, Peligro ne sort qu'en Colombie,.
Savaşın ardından İbrahim Halil Han ve Rus orduları bir kaleye geçmişlerdir.Abraham laissa Agar et Ismaël sous un arbre qui leur fournirait de l'eau.
Romalılar Hollanda'nın ilk kentlerini ve kalelerini kurdular ve bölgeye ilk defa yazı yazmayı getirdiler.Les Romains construisirent les premières villes et introduisirent l'écriture.
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.En 528, les Perses poursuivent leur campagne vers l'Ibérie en capturant des forts dans l'est de la Lazique.
Kavad sonra 502-503 sonbahar ve kışında Amida kalesini kuşattı.Il assiège ensuite la ville-forteresse d'Amida au cours de l'automne puis de l'hiver 502-503.
8 Ağustos günü iç kalenin Osmanlı kuvvetleri tarafından alınmasıyla kuşatma sona erdi.À partir du 8 août l'ouverture de fosses communes s'impose.
İspanya’nın San Pere de Ribes bölgesinde bulunan Kafka Castle (Kafka’nın Kalesi), 1968 yılında tamamlanmıştır.Le Château de Kafka est localisé à Sant Pere de Ribes en Espagne et a été conçu en 1968.
Muhammed Paşa Caf, Caf aşireti lideri, Şervana Kalesi'ni 1734'te yaptırdı.Mohamed Pasha Jaff, roi kurde et chef suprême de la tribu Jaff, a construit le château de Sherwana en 1734.
Kale 22 yıl boyunca Osmanlıların elinde kaldı.Le château resta aux mains des métayers pendant quatre-vingts ans.
Kaley Cuoco tarafından canlandırılmaktadır.Elle a été présentée par l'actrice Kaley Cuoco.
Burada üçüncü kaleci olarak görev aldı ve genelde paf takımı için oynadı.Il officie comme troisième gardien et joue essentiellement avec l'équipe de CFA.
Kale, şehrin savunma sistemlerinin bir parçası durumundaydı.Elle faisait partie du système de défense de la ville.
Büyük Tebnin kalesi 10 gün direndi.La garde du château résiste au siège pendant dix jours.
Köprü kalesiDie Brücke Pont
Fakat o, bu kaleye ulaşamadı, İsmail askerlerle beraber Çabani denilen yerde onu karşıladı.Cette succession ne devait avoir lieu que si `Alî ar-Ridhâ survivait à Al-Ma'mûn.
Bu kule bugün Şaytan Kalası (Şeytan Kalesi) olarak anılır.Le château, tel qu'il se présente aujourd'hui, est le fruit d'une création récente.
1841 yılına kadar eski şehri Prag Kalesine bağlayan en önemli köprüydü.Il fut par ailleurs jusqu'en 1841 le seul pont de la ville.
İlk oyununu 1865’te kaleme aldı.Elle dispute son premier match en 1865.
Çankırı çok eskiden bir kale kentiydi.Le château fut autrefois un rempart.
Mamure Kalesi, şu an da restorasyondadır. ^Le château lui-même est toujours en cours de restauration.
Ayrıca kale paşa ikametgahı olarak da hizmet verdi.Länsi-Pakila forme aussi son propre district.
Nijō Kalesi (Japonca: 二条城 Nijō-jō), Japonya'nın Kyoto kentinde bulunan bir kaledir.Le château de Nijō (二条城, Nijō-jō?) se trouve à Kyoto, au Japon.
Aynı kalede başka bir oda.Autre coupe du même bâtiment.
Burçların bir kısmı da 2 katlı hale getirilerek kale muhafızları için tahsis edilmiştir.Tous sauf deux furent construits pour servir sur les Grands Lacs.
Onların öfkelerinden kaçarak, Kafireas burnunda bulunan bir kaleye sığındılar.Puis, comme elle ne veut plus se séparer de lui, ils sautent ensemble dans le volcan qui les recrache.
Kale sonunda teslim olmuştu.Le château finit par se rendre.
Suda Kalesi'ni kuşattı.Le château est entouré d'eau.
Ayrıca kitaba ek olarak Curt Meyer-Clason tarafından kaleme alınan Bitiriş Sözü bulunmaktadır.On lui doit notamment la correspondance de Curry-Howard.
Şato bir Orta Çağ kalesinin üzerine inşa edilmiştir.Le château, tel qu'il est aujourd'hui, a été construit sur les caves d'une forteresse médiévale.
Ardından ikisi de kale duvarlarından atlayıp kaçarlar.Par la suite, les deux hommes seront localisés et extraits des décombres.
Köyde en çok Kurumiler vardır.onun haricinde Kalenderiler aluci, ve bılaliler , vardır.Seuls les serviteurs du mécréant ont l’âme malade ; Moi je me suis rendu après tant d’évasions et de cavales.
Kale daha sonraları Atlantik köle ticaretinde önemli bir durak olacaktır.La région côtière est une source majeure durant la traite d'esclaves transatlantique.
Benfica Belçikalı kalecinin döneminde sadece 1 kupa kazandı.1 fois vainqueur de la Coupe de Belgique.
Karadeniz filolarının desteğiyle Varna kalesine saldıran Ruslar 29 Eylül'de Varna'yı teslim aldılar.Avec l’aide de la flotte de la mer Noire, commandée par Alexeï Greig, Varna tombe le 29 septembre.