Ana içeriğe geç
Sözlük

kale ile cümle

kale kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
11.Kolordu Elazığ Kalesi'nde ve 10.Kolordu da Sivas'ta konuşlanmıştı.111 Orte am Gardasee und in Verona, die man gesehen haben muss.
Oradan Muşkara'ya ve sonra da Kayseri Kalesi'ne geldik.Es gehörte zum Schloss Püchau und später zu Zschepplin.
İç kale yedi katlıdır.Den Ortskern bilden sieben Höfe.
Bu dönemde kale önemini korumaktaydı.Seit dieser Zeit verödete die Burg.
Kızı Dürrüşehvar Sultan tarafından muhafaza edilmiş 12 ciltlik Hatıralar kitabını kaleme aldı.Der Rat gab sich geschlagen und nahm die Zwölf Artikel von Memmingen an.
Keltler tarafından burada ilk kale inşa edildi.Die erste Festung wurde von den Thrakern errichtet.
Tezkireci: Özel kalem müdürü.Walser, Robert: Aus dem Bleistiftgebiet.
Kaleler oyundaki kahramanların ordularına asker sağladığı gibi para getiren ana husustur.Er ist zutiefst entsetzt von dem, was die Soldaten in dem Lager der Heroes angerichtet haben.
O zamandan beri Kalenderhane (Kalender evi) olarak biliniyordu.Das Gebäude ist seither als „Mordhaus“ bekannt.
1488 yılında ise kale genişletilmiştir.Im Jahr 1484 wurde Bergen Gerichtsort.
Bir sonraki sezon üçüncü kaleci olacak düşünülen Biçer'in sözleşmesi Ekim ayında feshedildi.Die nächste Einblendung über ein im Tiefschnee versunkenen Haus verkündet, dass es Februar geworden ist.
Yaklaşık bin yıl önce Tikrit'te bir kale ve büyük bir hristiyan manastırı bulunmaktaydı.Seit mehr als eintausend Jahren gibt es im Gebiet von Currie ein christliches Zentrum.
Dönüş Yolu, Erich Maria Remarque tarafından kaleme alınan bir kitaptır.Der Weg zurück ist der Titel eines Romans von Erich Maria Remarque.
Şaşaalı Quetzal, Margaret Atwood'un kaleme aldığı kısa öykü.Margaret Atwood Margit Schreiner über Margaret Atwood.
Aşağı kale "Burg Giebichenstein Sanat ve Dizaybn Üniversitesi".Gegenwart und Zukunft, Burg Giebichenstein Kunsthochschule.
Goethe’nin eserlerine ilişkin birçok makale kaleme alınmıştır.Goethe’s Kunstsammlungen.
Çocukların defter-kalem ihtiyaçlarını karşılamayı kendisi üstlenir.Straßenkinder fotografieren sich selbst.
Kalenin toplam alanı 3.3 hektardır.Die Fläche des Geheges beträgt 3,6 Hektar.
Kaledonya Kanalı, İskoçya'nın doğu ve batı kıyılarını birleştirir.Caledonian Canal) verläuft durch den Great Glen und verbindet die Ost- und Westküste Schottlands.
Dunnottar kalesi, Stonehaven, ve Dover kalesi, filmde yerler olarak kullanıldı.Dunnottar Castle bei Stonehaven in Schottland diente als Vorlage für das Schloss im Film.
Tam beş saattir yoldayız, ama hala Vize ve kalesi gerimizde görünüyor.Seit fünf Stunden sind alle Türen im Lager verriegelt, sogar bei uns.
O kaleci ByLock'tan tutuklandıEr wurde in der Abtei Aberconwy beigesetzt.
Dante eserlerinin bir kısmını Latince, bir kısmını ise halk dili olan İtalyanca ile kaleme almıştır.Landinos Œuvre ist teils in lateinischer, teils in italienischer Sprache abgefasst.
Kalenin muhteşem bir Zefre Liman ve deniz manzarası bulunmaktadır.Vom Schloss bietet sich ein schöner Blick auf das Tal der Weichsel und der Ferse.
Halk,19. yüzyılda kale şehri terk etse de askeriye 1932 yılına kadar burayı kullandı.Die örtliche Gemeinde legte ihn im 19. Jahrhundert an und nutzte ihn bis 1932.
Oyunda amaç, topu karşı takımın kalesine göndermektir.Ziel des Spiels ist es, den Ball im Tor unterzubringen.
1611-1613 arası dönemde Danimarka ordusunun Kalmar Kalesi'ni kuşatmasıyla Kalmar Savaşı çıktı.1611 kam es zum Kalmarkrieg mit Dänemark.
Kaleden, 1406 yılındaki yazışmalarda bahsedildi.Im Geschossbuch von 1406 wird sie mehrfach erwähnt.
Casillas da 3. kaleci olarak zaman zaman takımda kendine yer buluyordu.Herakles musste sie als dritte Aufgabe lebend fangen.
Kale, Schlossberg (Kale dağı) dağının üzerinde 325 metre yükseklikte bulunmaktadır.Sie steht auf dem 325 m hohen Schlossberg über den Schlossberghöhlen.
Sonuçta taarruz başarı sağladı ve kaledeki Alman garnizonu teslim oldu.Der Versuch scheiterte und die spanische Garnison kapitulierte.
1568 yılından itibaren şehirde bir kale inşa edilmiştir.Ab 1568 wurde die Stadt befestigt und eine Burg wurde gebaut.
İsmi "kalem" olan bir arkadaşım var.J'ai un ami dont le surnom est "stylo".
Bunlar benim kalemlerim.Ce sont mes stylos.
Bana bu kalenin anahtarını ver!Donne-moi la clé de ce château !
Onun için bir dolma kalem satın alacağım.Je lui achèterai un stylo.
Geçenlerde kaybettiğim kalemin aynısı bu.C'est le même crayon que celui que j'ai perdu l'autre jour.
Eğer fazla param olsaydı, kalemi alırdım.Si j'avais eu plus d'argent, j'aurais acheté le stylo.
Tükenmez kalem masanın üstünde.Le stylo à bille est sur la table.
Fikirlerinizi kaleme dökmelisiniz.Vous devriez mettre vos idées par écrit.
Benim kalemimi kullanma.N'utilise pas mon stylo.
Altınla her kale fethedilebilir.Avec de l'or, on peut conquérir n'importe quelle forteresse.
Tom kalemini aradı.Tom a cherché son crayon.
Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.Apportez un stylo à votre examen, s'il vous plaît.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.Il y a un livre, un crayon et une feuille de papier sur la table.
Bu kurşun kalem senin mi?Est-ce que ce stylo est à toi ?
2 hafta içinde ilk kaleyi inşa ettiler ve bu yerleşime Jamestown adını verdiler.En deux semaines, ils avaient construit leur premier fort, et nommèrent cette colonie Jamestown.
Şogun kalesinin onarımı en sona bırakıldı.La restauration du château du shogun fut réalisée en dernier.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Les Britanniques n'ont pas tenté de reprendre le fort.
Hitler hapiste Mein Kampf (Kavgam) kitabını kaleme alır.Hitler, en prison, écrit Mein Kampf (Mon combat).
Ransome Clarke ile Joseph Sprague adlarında kurtulan iki kişi Fort Brooke kalesine geri döner.Les deux derniers, Ransome Clarke et Joseph Sprague, rentrent à Fort Brooke.
Amida'ya ulaşmayı başardı ve sonra Izala Dağı'ndaki eski kaleleri restore etmeye başladı.Elles atteignent Amida avant de restaurer les vieilles forteresses du mont Izla.
20 bin Romalıya karşı 30 bin Kaledonyalı olduğu tahmin edilmektedir.Au total, 20 000 Romains font face à 30 000 Calédoniens,.
Bizans ordusu kuzeye ilerleyip, güçlü Anchialus kalesinin civarında kamp kurdu.L'armée byzantine se dirigea vers le nord et plaça son camp à proximité de la forteresse d'Anchialos.
Çelyabinsk Kalesi 1736'da inşa edilmiştir.La forteresse de Tcheliabinsk a été édifiée en 1736.
Son zamanlarda kaleyi yenileme çalışmaları devam etmektedir.Des tentatives ont récemment eut lieu pour reconstruire le château.
Pierre et Jean,Guy de Maupassant'ın 1887'in yazında kaleme aldığı 4. romanıdır.Pierre et Jean est le troisième roman de Guy de Maupassant, écrit d’un seul trait durant l’été 1887.
Kaleler birbirlerine yangınlarla sinyal vermekteydiler.Les châteaux communiquaient à l'aide de feux.
Inuyama Kalesi, Edo döneminden önce inşa edilmiş 12 ayakta kalan Japon kalelerinden biridir.Le château d'Inuyama est l'un des 12 châteaux japonais datant de l'époque d'Edo encore debout.
Kaleme aldığı müzikal eser The Best Little Whorehouse in Texas ile bilinir.L'histoire de cet épisode est basée sur The Best Little Whorehouse in Texas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kale ile cümle - Sayfa 40 - kale kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App