Bunlara ek olarak, mağaralar, kaleler ve saraylar gibi dövüş alanları ve olaylar da vardır.Dazu kommen Instanzen und Schlachtfelder in Höhlen, Grotten und Schlössern.
Bunun üzerine kaledeki Türk Bayrağı indirilir.Auf der Unterseite befindet sich die türkische Flagge.
Ancak kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.Es sind nur noch Reste des Halsgrabens zu sehen.
Klingsor'un büyülü kalesi bunun üzerine yerle bir olur.Klingsors Zauberreich verdorrt, Kundry sinkt wie tot nieder.
Rusya'ya Azak Kalesi yıkılıp verildi.Das dortige russische Fort wurde aufgegeben.
Akka kalesi çok kısa bir zamanla alındı.Das Schloss wurde bald vernachlässigt.
Küçük Fabl, Franz Kafka'nın 1920 yılında kaleme aldığı bir fabl örneğidir.Die Prüfung ist ein kleines Prosastück von Franz Kafka aus dem Jahr 1920.
Başta kale olarak inşa edilen yapıda günümüzde farklı amaçlar için eklenmiş yeni bölümler mevcuttur.Die Gebäude, die zur Zeit des Hochofenwerks entstanden, dienen heute anderen Zwecken.
Aynı yıl Babofça kalesini fethetti.Im gleichen Jahr erobert er Cilgerran Castle.
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Zu den wichtigsten Wirtschaftszweigen von Charchorin gehören der Tourismus und die Landwirtschaft.
Köroğlu, bu kaleyi gözetleme kulesi olarak kullanırdı.Der Baum wurde von ihnen als Beobachtungsturm genutzt.
Bunun için eskiden bir kale ile tahkim edilmişti.Dazu hat zuvor eine Person einen Schatz versteckt.
Fakat hudut kalelerine ve vilayet ile sancak merkezlerine levazımın tedarik edilemesi şikayet konusu olmuştur.In Feldmitte und über den Auflagerachsen sind Querträger angeordnet.
Kalenin toplam üç kapısı vardı.Der Eingang am Hauptportal hatte insgesamt drei Türen.
Tam 7 yıl boyunca dünyanın en iyi 10 kaleci arasında yer aldı.In der darauf folgenden Saison konnte er sich bei Weltcuprennen sieben Mal unter den besten Zehn platzieren.
Matti Kalevi Siitonen (23 Temmuz 1942 Mikkeli, Finlandiya) Fin şarkıcıdır.Fredi (eigentlich: Matti Kalevi Siitonen; * 23. Juli 1942 in Mikkeli) ist ein finnischer Schlagersänger.
Odawara Kalesi, Muromachi döneminde birçok daimyoya ev sahipliği yapmıştır.Die Familie Stoltze bewohnte im Laufe der Zeit zahlreiche Wohnungen in Frankfurt.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.Das Schloss wurde instandgesetzt und wieder eingerichtet.
Ordunun merkezi Ehrenbreitstein Kalesi'ydi.Es war dem Justizsenat Ehrenbreitstein untergeordnet.
Kanije Kalesi 13. yüzyıl sonu ya da 14. yüzyıl başlarında inşa edildi.Die Saalkirche wurde am Ende des 13. oder Anfang des 14. Jahrhunderts errichtet.
Bu dönemde kale yıkıldı ve tekrar tekrar inşa edildi.Offenbar war die Burg zu dieser Zeit bereits verfallen und wurde wieder aufgebaut.
Bu kalelerin yapılma amacı haçlıların saldırılarından korunmak olmuştur.Die Festung sollte zum Schutz vor Angriffen der Berber dienen.
Çar ısrarla Kerç Kalesi’nin Rusya'ya teslim edilmesini istemekteydi.Der CIC-Mann sagte mir, dass ich an Russland ausgeliefert werden solle.
Şehir içindeki kale ise lağımlar açılmak suretiyle burçları yıkılarak fethedildi.Im Hafen wurden Pfähle errichtet, an denen stehlende Hungernde sofort ausgepeitscht werden konnten.
83'te Robben yine kaleciyle karşı karşıya kaldı.In der 34. Runde ging Button erneut an die Box.
Aktif futbolu bıraktıktan sonra Shorunmu, millî takımda ve Enyimba FC kulübünde kaleci antrenörlüğü yapmıştır.Nach seiner Zeit als aktiver Spieler trainierte er seinen Heimatverein FC Vale of Leven.
Şah tarafı kaleleri de beyaz tarafta h1, siyah tarafta h8 karesindedir.Letzterer ist auf dem Königsflügel postiert; der weiße steht auf dem Feld h1, der schwarze auf h8.
Her iki muharebede yenilerek Kilikya'da bir küçük bir kaleye çekildi.Beide Namen landeten in einem kleinen Moleskine.
Maça yedek başlayan kaleci, 85. dakikada oyuna girerek 5 dakikalığına Kocaelispor kalesini korumuştur.Der Aufzug für das Restaurant bringt die Gäste ohne Halt in 38 Sekunden auf die 56ste Etage.
Rüştü kaleyi çok iyi korusa da 49. dakikada Ronaldo'nun golüne engel olamadı.Das Tor schoss Ronaldo in der 49. Minute.
25 Nisan 1952) Sovyetler Birliği buz hokeyi takımının eski kalecisi.Die Saison 1952 war die zweite Austragung des sowjetischen Eishockeypokals.
1099 - Birinci Haçlı seferi: Haçlı ordusu Kudüs kalesi önüne geldi ve Kudüs Kuşatması başladı.1099: Das Heer des Ersten Kreuzzugs beginnt die Belagerung Jerusalems.
24 Ekim 1945 tarihinde saat 02:40'ta Akershus Kalesi idam mangası tarafından idam edildi.Gröger wurde am selben Tag um 16:02 Uhr in der Festung Akershus erschossen.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Wirft der Pitcher vier davon, darf der Batter „kampflos“ auf die erste Base vorrücken.
Effi Briest Theodor Fontane'nın kaleme aldığı bir romandır.Es handelt sich um eine Verfilmung des Romans Effi Briest von Theodor Fontane.
23 Ağustos'ta Belgrad kalesi düştü.Am 20. Oktober war die Eroberung Belgrads abgeschlossen.
Bu sezonda kaleci Dimitar İvankov'un yedeğidir.Er ist derzeit der zweite Torhüter hinter Dimitar Iwankow.
Memleketi tutan kalem ile tutar.Ein Käfig voller Enten.
Böylelikle oraya kela mera yani yiğitlerin kalesi ismini almıştır.Vorher hatte entweder das Tor der Finsternis oder das Tor der Vergebung diesen Namen getragen.
Bunlardan başka bir yapı olmayıp gayet boş bir kaleydi.Es war ein Nichts, totale Leere.
Guus Hiddink yönetiminde ilk kaleci olarak görev almaya devam etti.Dieses war auch das letzte Spiel unter der Leitung von Guus Hiddink.
Burada yedek kaleci olarak görev aldı.Er wurde als Ersatztorhüter verpflichtet.
Aynı zamanda Namibya millî futbol takımının da kaleci antrenörlüğü görevine getirildi.Im Zentrum werden auch libysche Immigrationsbeamte trainiert.
Bu 23 futbolcudan üçü kaleci olmalıdır.Das finnische Team bestand aus 23 Springern in drei Kadern.
Şıpka Kalesi'ne doğru giderler.Die begeben sich zu Klettes Haus.
Kale 18. yüzyılda önemini kaybetti.Das Schau-Tranchieren verlor im Laufe des 18. Jahrhunderts an Bedeutung.
Şu an Bundesliga takımlarından Hannover 96'da kalecilik yapmaktadır.Er steht beim deutschen Bundesligisten Hannover 96 unter Vertrag.
Romalılar tarafından yapılma ihtimali güçlü olan kale harap vaziyettedir.Eine repressive römische Politik im Aufstandsgebiet ist sehr wahrscheinlich.
Brennwald, ilk versiyondan farklı olarak kendi öyküsünü yerel diyalek ile kaleme almıştır.Anders als die erste Version veröffentlichte Brennwald seine Geschichte in der Mundartsprache.
27 günde Kars Kalesi yapıldı.Der Gebäudekern wurde in 27 Wochen erstellt.
Alanında kaleme alınmış ilk eserdir.Es zählt jedoch das erste getroffene Feld.
O zamanlar yerleşim, kalenin etrâfında bugünkü pazar meydanın cıvârındaydı.Die Besiedlung erfolgte damals rund um die Burg am heutigen Marktplatz.
Cemiyetin 44 maddelik tüzüğünü de kendisi kaleme almıştır.Die 45er Magnum des Täters behält sie.
Librettosu İtalyan şair Felice Romani tarafından kaleme alınmıştır.Das Libretto stammt von Felice Romani.
21 Temmuz 1950, Buenos Aires), Arjantinli kalecidir.19. Juli – bei Buenos Aires, Argentinien.
Onun vuruşunda yine kaleci Muslera topu çıkarmayı başardı.Im Trikot der Bears gelang ihm sogar noch einmal ein Touchdown.
Kale, günümüzde halen ayakta duran en kuzeydeki ortaçağ kalesidir.Sie ist heute die besterhaltene mittelalterliche Festung Nordeuropas.
Bir vergi kalemi olarak "雑鮨五斗 (yaklaşık 64 litre zakonozuşi or zatsunozuşi)" ibaresi yer almaktadır.55 kr.) an von Hügel zu „4% Zins und gerichtliche Hypothek“.
İlk olarak saldırılan Chitor kalesi Rana Ratan Singh tarafından başarıyla savunulur.Schließlich kann er sich an dem Mörder Jai Singh Rana rächen.
Okayama Kalesi (Japonca: 岡山城 Okayama-jō), Japonya'nın Okayama kentinde bulunan bir kaledir.岡山城, Okayama-jō) ist eine Burg in der Stadt Okayama in Japan.