Gecenin bu saatinde bana kutsanmış alarm kalenin ne demek?What do you mean by alarming the citadel at this time of night consecrated to me?
Dudak kalemini dudak merkezinden yine dudak merkezine doğru başka bir renk olmadan süreceğiz.We're going to blend it in towards the center leaving the center of the lip without color.
Dudak fırçamı alıyorum ve dudak kalemini dağıtıyorum.Going to take my lip brush and I'm going to blend out that lip pencil.
Bu, tükenmez kalemin ucu kadar bir hacim.That's the tip of a ballpoint pen.
Bayan ve bir kalem, mürekkep ve bazı kağıt için Medlock soralım. "Let's ask Mrs. Medlock for a pen and ink and some paper."
- James Bond'un kalem silahı vardı.- He's got a pen pistol.
- Bu kalemle yazı yazabilirsiniz... - İnanamıyorum.- Now, this is the pen you can sign... - I don't believe it.
Göremesek bile orada Kalaşların ruhları için büyük bir kale olduğuna inanıyoruz.We can't see it now, but we believe there's a big fort for the souls of the Kalash.
Kalem için uygun bir renk seçmiş miyim, bir bakayım. -So let's say I had-- let me make sure I have the right color and my pen works.
Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.It's just like that.
"Superbowl" u konu alan bir yazı kaleme aldı.She noted that a car company spent millions on TV ads to
Umarım, kalem bu sefer çalışır.OK, hopefully, my tool is working now.
Bayım! Tükenmez kaleminiz var mı?Sir, do you have a mechanical pencil?
Kalemini aldı, makası kaptı.He grabbed his pen, he snatched his scissors.
(Bir dakika, kalemim nereye gitti?(Wait, where did my pen go?
"Selam!" Dr. Kemp tekrar ağzına kalem koyarak ve dinleme dedi."Hullo!" said Dr. Kemp, putting his pen into his mouth again and listening.
"metni başka türlü kaleme almalı""No, we've got to write the script differently."
Moment kolu uzaklığını göstermek için kalemin rengini değiştireyimSo let's say this distance, let me do it in different color.
Bilançonun ana kalemlerini anladığımıza göre şimdi üzerinde biraz düşünelim. .How does this help us? Well, there's a couple of ways that we can think about this.
Burada da B bankasından alınmış olan kredi pasifte borçlar kaleminin altında gözüküyor.And this is a liability, loan from Bank B.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.It's a bouncy castle with slats in the side to allow the air to escape.
Hepsi bu kadari bir zıpzıp kalesi.That's all it is, a bouncy castle.
Bu ortak dağılımda kaç tane kalem olacağını düşünelim.So this is an example of P of I comma D comma G, it's a joint distribution.
Daha büyük bir kalemle denememe izin verin.Let me try with the larger pen.
Yani dilim 1-- kalem çok kalın.So slot number 1-- that pen's too fat.
Onun korkunç tank kalesi, Gazab-ı Küre, şehrin eteklerinde görülmüş durumda.His dreaded tank fortress, the Wrath-o-Sphere has been spotted on the outskirts of town...
Bu kalemle bir oyun yazacağım.Check this out. I'll write my next play with this.
Kaleye beş metre kala benim Rangerlarıma ihtiyacınız olacak.Well, this isn't the back of it.
Başka bir şey var mıydı? Hey, kaleye on metre uzaktayız.I'd keep my eye on that queen before counseling others.
Kendi mürekkep, kalem ve blot kağıt bulmak gerekir, ama biz bu tablo ve sandalye.You must find your own ink, pens, and blotting-paper, but we provide this table and chair.
Kalemle yazarken doğrusunu hatırlayamıyorum.I can't remember it writing with a pen.
Ve böylece sayfada birçok kalem kullanmaya başladım -- yine, ellerle yapmak zor bunu.And so began to have multiple pens on the page -- again, hard to do with our hands.
Eğer size şunu sorarsam -- kalemin kalınlığında emin olayım, .If I were to ask you what
Buradaki kalemlerin hepsi önemsiz.And all of the items on it are unremarkable.
Birisinin kaleme aldığı bir şaka:There's an inside joke someone has penciled in:
Kağıt kalem verin bana.Let me get a pencil and a piece of paper.
Masanızın üzerine bakıyorsunuz ve sarı bir kalem görüyorsunuz.You look down and see a yellow pencil lying on your desk.
Çünkü ben kendi kalemde korkunç bir adamım"Cause in my castle I'm the fricken man
Bilançonun aktifinde demirbaş kalemine makineyi eklediler. Makineyi M olarak belirteyim.Remember, balance sheets are snapshots in time.
Kalemlerin yazmak için olması umrumda değil.I don't care that pencils are supposed to be for writing.
Bir kalem yalnızca bir kalem değildir.A pencil is not just a pencil.
Birdenbire kalemim --- kahverengi gözler.All of a sudden, my pen doesn't-- brown eyes.
Burada tabletimin kalemi çalışmıyor.Something on my pen tablet doesn't work quite right over there.
A Bankasının bilançosunun aktifindeki kalemler bunlar demiştik.And we said it has these assets.
Veya bilançonun aktifinde yer alan kalemlerin değerinin daha fazla olduğuna inanıyorlardır.Or maybe one of these assets are worth more.
Düşünüyorlar ki, acaba bu bilançodaki kalemlerden hangisi biraz flu?They're like you know where I think you're doing a little bit of shadiness?
Bence bu kalemde biraz oynamış olabilirler.I think you're doing it on this line right here.
Bu aktif kaleminin değerini azaltmamız gerekiyor diyecekler.We're going to take a write down.
Yani gene bilançodaki bu aktif kaleminin değerinin azaltmanız gerekir.Then you would have to do another write down.
Kalem yine çalışmıyor.My pen tool is malfunctioning again.
Bu işlem bir donanım parçası daha gerektiriyor, o da bu kızılötesi kalem.Now, this requires another piece of hardware, which is this infrared pen.
Fakat içinde kalemle tabi.But with a pen in it.
O kalemle de imzalıyorum.That I was signing with.
Buna uygun parlak renkli bir kalemle yazıyorum.I'll do it in a suitably bright color.
Ödünç alabileceğin bir kalemim var.I got a pencil you can borrow.
Yuva girişi, ölçek için bir de kurşun kalem.There's the nest entrance, there's a pencil for scale.
Yuva girişi, ölçek için kurşun kalem.There's the nest entrance, there's a pencil for scale.
Bu yuva girişidir, bu da ölçek için kurşun kalem.This is the nest entrance, here's a pencil for scale.
Kale 2 ve 5' e !Cannons at 2 and 5!
Renkli kalem ile ifade edelim.Let me do it in a lighter color.