kaldırma ile cümle

kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.Denne skillevæg må rives ned."
Halk barikatını kaldırmaz.Husarer over forhindring.
Aforozu gerektiren suç, muhakkak cezayı kaldırmaya yetkin bir piskopos ya da papaz tarafından affedilmeli.Biskoppen ville give ham forladelse, hvis han ville bøde stort til kirke og biskop.
Koşma, yürüme, ağır şeyler kaldırma yakınmayı arttırabilir.Du kan gå, løpe og plukke opp ting.
Firavun, Musa'ya bu belayı kaldırması karşılığında İsrailoğullarını özgür bırakacağı sözü verdi.Ifølge Koranen ble Musa sendt av Allah til faraoen i Egypt og israelittene for å veilede og advare.
1986'da Mihail Gorbaçov'un sürgün cezasını kaldırması üzerine Moskova'ya döndü.Først i 1986 opphevet Mikhail Gorbatsjov hans indre eksil.
Yaşamının son yıllarında artık vücudu onun uzun boyunu kaldırmakta yetersiz kalıyordu.De siste årene av sitt liv drev han en stadig nedtrapping av sitt virke.
2009 itibarıyla, Güney Amerika 10 kez kupayı kaldırması yönüyle birinci konumdadır.Dermed må man vente til tidligst 2009 for å hente hjem den tiende kongepokalen.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.“Jeg er kommet for å sette skille”.
Halk barikatını kaldırmaz.Kommunen strekker seg ikke over tregrensa.
Yükü belli bir yüksekliğe kaldırmak için kullanılır.Vekten holdes oppe i et forskyvbart oppheng.
Ekim ayında Limerick kentini kuşatan Ireton aşırı soğuklar nedeniyle kuşatmayı kaldırmak durumunda kalır.Ireton dro deretter videre til Limerick ved oktober, men måtte avlyse beleiringen grunnet kulde og dårlig vær.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Namun, penggunaan kondom, tidak sepenuhnya menghilangkan risiko.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Sebagai Allah yang sepenuhnya, Ia mengalahkan maut (kematian) dan bangkit kembali.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tujuan utama dari bedah terapi kanker mulut adalah untuk menghapus setiap jaringan yang terkena.
William Wilberforce: Köleliği kaldırmaya çalışan politikacılardan biridir.Bernard William adalah salah seorang yang menolak adanya saintisme.
Bu ısıyı ortadan kaldırmak için soğutucu kullanımı gereklidir.Pendinginan dibutuhkan untuk mencegah pemanasan berlebihan.
Larry, genelde Bikini Plajında halter kaldırmakla meşguldür.Laba-laba ini biasanya banyak ditemui di Pantai Gading, Bioko.
O da gangsterlerden bu arabayı ortadan kaldırmaları için yardım ister.Vậy các chú giúp Bác tặng lại chiếc xe này cho thương binh.
Kaldırmak için gereken kuvvet cismin ağırlığına eşit olacaktır.Việc lai giống với Afrikaner làm tăng khả năng chịu nhiệt của các giống taurine.
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.Những loại máy bay này đã bị loại ra khỏi đội bay kể từ những ngày đó.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..Các hướng dẫn này được sửa đổi trong tháng 12 năm 2012 để sửa chữa sự bất thường này.
"Aslında Hiç Parmak Kaldırmadım!".Tôi thậm chí còn không thể chạm đến các ngón chân của mình".
Hiç temkinli davranmadı, yanıltıcı olanakları ortadan kaldırmak istemesine rağmen.Nhiều khi họ tỏ thái độ bất bình, bị Đắc Tuyên tìm cơ hội trừ khử.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.部門間の障壁を取り除く。
Bu taşan suyun ağırlığı gemiye uygulanan kaldırma kuvvetine eşittir.排水量は船の重量に等しい。
Mart 2005'te New Line'ın Deadpool'u rafa kaldırmasından sonra 20th Century Fox yapımla ilgilenmeye başladı.2005年3月、ニュー・ライン・シネマがプロジェクトを保留した後、20世紀フォックスは『Deadpool』の製作を前進させる事に興味を持った。
Diğer bir amaç ise, bir federal toplum oluşturmak ve demokrasiyi yürürlükten kaldırmaktı.その大きな目的は連邦を一つに纏め続け、内乱を防ごうというものだった。
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?どうしてこれを糺したち切ることができようか。
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.やや重いため操作に負担がかかる。
Bu durumu ortadan kaldırmak De Gaulle'ün ana amaçlarından biri olmuştur.彼女を取り戻すことがジョジョの目的の一つでもあった。
Yürürlükten kaldırma geriye etkili değildir.踏みつけは効かない。
Kapıların her birine bir kaldırma köprüsü yerleştirilmiştir.全てのホームに可動式ホーム柵が設置されている。
1986'da Mihail Gorbaçov'un sürgün cezasını kaldırması üzerine Moskova'ya döndü.1986年ミハイル・ゴルバチョフからの電話によって流刑が解除され、モスクワに戻る。
Bu eylem 'kazan kaldırmak' deyimine de kaynaklık etmiştir.とその活動を持ち上げるようになった、という逸話もある。
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.我々は彼等を絶滅させるべきである。
Yatırı oradan kaldırmak isterler ama kimse buradan yatırı kaldıramaz.場所代のアップは求めてくるものの、賭けは持ちかけてこない。
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.(神龍)悟空を生き返らせる(ヤムチャ) 悟空は既に1度死んで生き返っているため。
Ona bir pusula gönderip yaptığı büyüyü ortadan kaldırmasını talep eder.祖父が己にかけた封印を解き、魔法を習得することを望む。
Özel web sitesiden verileri kaldırmak için yeteneği.個人のサイト 論文情報などがある。
White'ın ailesi bu yasağı kaldırmak için dava açtı.怀特的家人提起了诉讼以寻求推翻禁令。
Doria, Fransızların emrinde Napoli'yi kuşatan yeğeni Filippino'dan kuşatmayı kaldırmasını ister.多利亚命令他当时正和法国人联合封锁那不勒斯的侄子腓力宾诺(Phillipino)撤军。
Örneğin, kaldırma kuvvetinin birisinin vücut ağırlığı üzerindeki azaltma etkisi, yer çekiminin 1⁄860’dır.以称体重为例,人体所受浮力大约是所受引力的1/860。
Kaldırmanın üçüncü kaynağı rüzgâr döngüsü kuvveti fiziksel bariyerleri aşar örneğin dağ (orografik kaldırma).抬升的第三个来源是风力循环,迫使空气在碰到物理障碍物(例如山脉)后抬升。
Bu tür eğri kaldırma bazen referans çerçevelerinin paralel taşıması olarak düşünülebilir.这种曲线提升方式有时被认为是参考标架的平行移动。
17 Haziran 1946'da Braunschweig'da enkaz kaldırma çalışmaları resmi bir şekilde başladı.1946年6月17日布伦瑞克正式开始清理废墟。
Kuzeybatı Cephesi'nin cebi ortadan kaldırma umudu giderek azaldı.东北问题和平解决变得越来越渺茫。
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.崇岳死於亂兵,保興逃歸。
Son bir umutla ekip, uçağı erken kaldırmaya çalıştı.與此同時,已抵達的部隊換乘飛機,尋求更早的航班。
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.於法吏不能自解免。
Aksine hayatta kalan ne kadar görgü tanığı var ise ortadan kaldırmaya gelmişlerdir.實是一場空難中的倖存者,雖然生存下來,卻失去視力。
Bunlar sürükleme ve kaldırma kuvvetleridir.他们主要以游猎和采集为生。
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.”这位官员目睹了自飞机起飞开始的坠机事件的全过程。
Ayrıca bu seneden 1963'e kadar bu kupayı bir kez daha kaldırmayı başarmıştır.但之後要到1964年才再奪法甲冠軍。
Ağırlığı bir dakika içerisinde kurallara uygun bir şekilde tek sefer kaldırma hakkı vardır.行政長官在一任內只能解散立法會一次。
Bunlardan kaldırma ve sürükleme aerodinamik kuvvetlerdir.이것에 동력을 장비하고 조종하는 것이 비행선이다.
Hinayana okulu arzularımızın en zayıf köklerini bile ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgular.참고로 대한민국 사학계에서는 해당 귀면와의 도안과 치우는 무관하다고 보고 있다.
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?불해(不害) "무엇을 해치지 않음이라고 하는가?
O günden beri uçak indirip kaldırma konusunda tüm ekip çok titizdir.개장 초기에 여의도 비행장은 매우 한산했다.
Genelde taraflar arasındaki finansal riskleri ortadan kaldırmak için tasarlanmıştır.보통 계산 대상 사이의 빼기표로 표시한다.

İlgili Sayfalar