kaldırma ile cümle
kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu taşan suyun ağırlığı gemiye uygulanan kaldırma kuvvetine eşittir.배수량은 배의 무게에 의해 밀려난 물의 무게이므로 곧 배의 무게와 같다.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.ביטול הדת בתור אשליית האושר של העם הוא הדרישה לאושרם האמיתי.
Kosta Rika, 1949 yılında orduyu kaldırmasından bu yana tarafsızdır.קוסטה ריקה - שומרת על נייטרליות משנת 1949, לאחר שפירקה את צבאה.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.בלתי ניתנים להפרדה."
12 yaşında ise ağırlık kaldırmaya başladı ve profesyonel güreşçi olmak istiyordu.בגיל 12 הוא החליט שעליו כיהודי להיות חזק והחל להתאמן בהיאבקות.
Halk ise can güvenliklerini korumak için kurdukları barikatı kaldırmamakta direnir.התושבים אימצו תפיסה של התנגדות אזרחית לא אלימה על מנת להגן על זכותם להישאר בשטח.
İşçinin gereksiz hareketlerini ortadan kaldırmak.על ידי כך נמנעות התנהגויות נסיגה של העובדים.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.כתוצאה מכך, הורגש הצורך להתחיל בתהליך התחדשות.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Употребата на презервативи обаче не елиминира напълно риска.
Veritabanı, "apaçık çoğaltılması durumları hariç" bir girdiyi asla kaldırmaz.Той не описва и не разказва: фабулата у него е едва набелязана.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez.Освен това правоспособността не може да бъде отменяна.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Уйнгардиум Левиоса Магия за повдигане във въздуха даден предмет.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Краката му са устроени така, че да се захваща за клоните на дърветата.
Başüstü ağırlık kaldırma (press): Ağır bir nesne baş üzerinde kaldırılıp indirilir veya sadece kaldırılır.После те се облицоват с декоративно покритие (или облицовка) или се оставят в суров вид.
İşçi devletinde ise devletleştirme, sömürüyü ve sömürücü sınıfları ortadan kaldırmak amacıyla yapılır.В социалистическото общество комунизмът се стреми към премахване на класовото потисничество и експлоатация.
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.На нейния флаг са изписани думите „Сила-подвижност“, взети от писма на Джаксън.
Bu lisans, kullanıcı materyali kaldırmasından sonra daimi olarak kalmaktadır.Ova licenca je TRAJNA, čak i nakon što korisnik ukloni materijal.
Kuvvet kolu ne kadar büyükse, yükü kaldırmak için harcanacak kuvvet o kadar az olur.Što je ručica ključa dulja, manja je sila koju moramo upotrijebiti.
Proletarya, sınıf olarak kendi varlığını da ortadan kaldırmakta bulur gerçek çıkarlarını.Proletarijat može samo u borbi i činu razviti svoju klasnu svijest.
Çünkü, yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz.Zbog očuvanja čistoće vode, zabranjena je vožnja motornim čamcima.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır.Dužnost Crkve je uputiti svijet, da postane svjestan poziva Duha Svetoga.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchia sa tiež snažila ukončiť rozdelenie spoločnosti na štyri spoločenské triedy.
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?Prečo by teda mali byť odstránené, alebo skryté?
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Letecké útoky začali už 7. októbra.
İşçi devletinde ise devletleştirme, sömürüyü ve sömürücü sınıfları ortadan kaldırmak amacıyla yapılır.Štát chce šetriť na vede, hrozí masové prepúšťanie .
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Uporaba kondoma pa tveganja ne zmanjša popolnoma.
Aztekleri ortadan kaldırma kararı aldılar.Skupaj sta se zavzemali za odpravo abolicionizma.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Z njo so izrazili vero v Jezusovo vstajenje.
Bu taşan suyun ağırlığı gemiye uygulanan kaldırma kuvvetine eşittir.Izpodriv je povsem enak teži ladje.
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.Proces prevajanja zahteva velike količine energije.
Sporcular, günümüzdeki silkme tarzına benzer bir kaldırma gerçekleştirmişti.Pripravljali so jih na način, podoben današnjemu žaru.
Son bir umutla ekip, uçağı erken kaldırmaya çalıştı.Po krajšem zavlačevanju je posadka le začela dvigati letalo, da bi se izognila trku.
Doğal kaldırma kuvveti ağırlıksızlıkla tam olarak aynı değildir.Tudi izhodna upornost ni enaka natančno nič.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchai taip pat stengėsi panaikinti keturių skyrių visuomenę.
Hinayana okulu arzularımızın en zayıf köklerini bile ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgular.Hinajanos mokykla pabrėžia, kad turėtumėme išrauti savo troškimų šaknis.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Wingardium Leviosa: pakelia daiktus į orą.
Bu yüzden Meksika 27. maddeyi ortadan kaldırmak için harekete geçti.Tarkime, norima ištraukti kubinę šaknį iš 27.
Şirket geldi vadinin doğal sit alanı özelliğini kaldırmak istedi.Draustinis skirtas išsaugoti natūralų pelkėtą Dabikinės žemupio slėnį.
Yükü belli bir yüksekliğe kaldırmak için kullanılır.Jis leidžia sumažinti jėgą, reikalingą pakelti krovinį į tam tikrą aukštį.
İmparator I. Aleksios Selçuklulara saldırılarını kaldırmak istemekteydi.IX a. keli imperatoriai nesėkmingai bandė sutramdyti Fudživaras.
New Mexico'da yürürlükten kaldırmadan önce cezası kesinleşen iki hükümlünün idam edilmesi mümkündür.Nuo Nepriklausomybės atkūrimo iki mirties bausmės sustabdymo ji buvo įvykdyta 7 nuteistiesiems.
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.Epeevehklemises kasutatakse rasket relva.
Burada son kaldırma işlemi için batık yaklaşık bir buçuk yıl hazırlanmıştır.Seal toimusid järgmised poolteist aastat ettevalmistused laeva lõplikuks pinnaletõstmiseks.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Lõhkuge maha barjäärid osakondade vahel.
İspanya kraliyet ailesini ortadan kaldırmaya çalışmaları Madrid'de büyük bir isyan başlattı.Kogu kuningliku perekonna tapmist on Nepalis varemgi ette tulnud.
Artık kullanıcı henüz tamamen indirilmemiş uygulamaları kaldırmak için izin verir.Kasutajatel on võimalik nüüd deinstallida operatsioonisüsteemiga kaasas olevaid vaikimisi rakendusi.
Makroskopik bir nesnenin optik kaldırma da teorik olarak mümkündür.Negatiivne utilitarism on tõesti teoreetiliselt võimalik.
İşçinin gereksiz hareketlerini ortadan kaldırmak.Parandada töötute kvalifikatsiooni.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tegemist on haiguse remissiooni soodustava raviga, eesmärgiks on olemasolevate vähirakkude hävitamine.
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: window%2 作の %1を削除しますか?@title:window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: window@action: button
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: window@ action: button
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowDeseja remover o "% 1" de% 2? @ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowDoriți să eliminați „% 1 ” de% 2? @ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowMöchten Sie„ %1“ von %2 entfernen?@title:window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowNaozaj chcete odstrániť "% 1" od% 2? @ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowPřejete si odstranit "% 1" od% 2? @ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: window@ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowUsunąć "% 1" przez% 2? @ title: window
"% 1" /% 2 i kaldırmak istiyor musunuz? @ title: windowVil du fjerne "% 1" ved at% 2? @ title: window