kaldırma ile cümle

kaldırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
12 yaşında ise ağırlık kaldırmaya başladı ve profesyonel güreşçi olmak istiyordu.Серьёзно начала заниматься в возрасте двенадцати лет, когда решил стать профессионалом.
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.واضطر الفنان للازاله لقب جاكسون الذي يمثل عبئا ثقيلا وفقا لتفسيرها.
Blanco meydan çevresindeki çarşıları yıkmaya ve Mayıs ayında pazar satıcılarını kaldırmaya karar verdi.وقرر بلانكو هدم الأروقة حول الساحة و إزالة الباعة من الأسواق في أيار / مايو.
Koyunlar kesilip etler hazırlanır ve düğün bayrak kaldırma merasimiyle başlatılır.ونحر الأهالي الخراف مع بدء الاحتفال.
Yeryüzünden insanları kaldırmak istedi fakat klanının kişileri tarafından öldürüldü.استطاع أوو القضاءَ على الوحش لكنَّهُ قَتَلَ صديقَهُ.
Başüstü ağırlık kaldırma (press): Ağır bir nesne baş üzerinde kaldırılıp indirilir veya sadece kaldırılır.فالقوي انقضَّ على الضعيف وبطش به وسلبهُ أملاكه، حربًا أو صُلحًا، أو اقتطع أجزاء منها.
Her sporcunun Koparmada üç kez, Silkmede üç kez halter kaldırmasına izin verilir.تحلق الشجرة ثلاث مرات،على أي غصن نجد الراحة.
Kaldırmak için gereken kuvvet cismin ağırlığına eşit olacaktır.ويكون انحدار الخط مساويًا لتضخيم قوة المضخم.
"Aslında Hiç Parmak Kaldırmadım!".لم أستطع حتى لمس أصابع قدمي."
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.عملية النقل عبر العظام تتطلب كمية هائلة من الطاقة.
Yazılım paketlerini listelemeye, onları seçip kurmaya ve kaldırmaya yarar.تفريغ اللقطات المصورة، وفهرستها وتصنيفها والاختيار من بينها.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Os oligarcas também tentaram abolir as quatro divisões da sociedade.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Morre junto de Oruha e são ressuscitados pelo Deus Jirai.
White'ın ailesi bu yasağı kaldırmak için dava açtı.A família White promoveu uma ação no sentido de revogar a proibição.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Quebrar as barreiras entre departamentos.
Kutuları kaldırma işlemi çok büyük miktarda enerji gerektirir.A saída do casulo requer muita energia.
"Aslında Hiç Parmak Kaldırmadım!".E eu não tive de mexer um dedo".
Kosta Rika, 1949 yılında orduyu kaldırmasından bu yana tarafsızdır.Costa Rica – país neutro desde 1949, após abolir seus militares.
Parmaklarla insan kaldırma.Não pegue os selos com as mãos.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor.A abolição da religião enquanto felicidade ilusória dos homens é a exigência da sua felicidade real.
Cervisia, dosya ekleme, kaldırma ve iptal etme gibi yaygın cvs işlevlerini ifade eder.O Cervisia implementa as funcionalidades comuns do cvs para adicionar, remover e cometer ficheiros.
Yine de hukukun gücü adaleti ortadan kaldırmaya yetmez."A graça não exclui a justiça...
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.Sua carreira política foi extremamente dependente de Jackson como seu apelido implicava.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..As diretrizes foram alteradas em dezembro de 2012 para corrigir esta anomalia.
Aforozu gerektiren suç, muhakkak cezayı kaldırmaya yetkin bir piskopos ya da papaz tarafından affedilmeli.Dificuldades maiores encontradas por elas devem ser reportadas ao bispo ou outro superior legal.
Birlikte cesedi ortadan kaldırmaya çalışırlar ama Alex de peşlerinden gelmiştir.Os dois amigos conseguiram fugir, mas os perseguidores alcançaram Alex e o cercaram.
Bu problemi ortadan kaldırmak ancak söz konusu sorgulara özgü bazı önlemler alarak mümkündür.No entanto, a capacidade de resolver dificuldades na prática é também uma responsabilidade primária.
1986'da Mihail Gorbaçov'un sürgün cezasını kaldırması üzerine Moskova'ya döndü.In 1986 kreeg hij van Michail Gorbatsjov toestemming om naar Moskou terug te keren.
Bu tür eğri kaldırma bazen referans çerçevelerinin paralel taşıması olarak düşünülebilir.Dit opheffen van krommen kan soms worden gezien als het parallelle transport van referentiekaders.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Dit wil dus zeggen dat het draaipunt zich verplaatst weg van het zwaartepunt.
5 ülkeden 6 sporcunun mücadele ettiği yarışmada her sporcunun üç kaldırma hakkı bulunmaktaydı.Zes teams van ieder vijf atleten uit drie landen namen deel aan de wedstrijden.
Faşizm, sınıflar arasındaki çelişkileri ortadan kaldırmayı öngörür.Dit corporatisme beoogde de tegenstellingen der verschillende klassen weg te nemen en te verzoenen.
Fakat ordu içindeki hastalıklar onu Paris kuşatmasını kaldırmasını zorluyordu.Hij werd hierdoor gedwongen zich terug te trekken naar het gebied rond Parijs.
Yükü kaldırmak için yüke eşit bir kuvvet kullanılır.Er is dan minder spanning nodig om dezelfde lading op te slaan.
Makroskopik bir nesnenin optik kaldırma da teorik olarak mümkündür.Een perfect vacuüm is alleen theoretisch mogelijk.
Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?Waarom zou hij anders z'n dochters aanbieden?
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.De ontruiming zou op 7 september beginnen.
II. Mahmut Mısır valisini ortadan kaldırmak ve kaybettiği toprakları geri almak istiyordu.Mahmud II bez powodzenia próbował odzyskać ziemie utracone na rzecz władcy Egiptu.
Ancak 1977 yılında kent konseyi tramvay hatlarını kaldırma kararlarından vazgeçtiler.W 1977 roku rada miasta postanowiła nie likwidować komunikacji tramwajowej.
Burada'da Polonya Süper Kupası'nı kaldırmayı başardı.W tym stanie można było przebudzić Wielką Lożę Narodową Polski.
Bu etki oluşurken bir yandanda aracın altından giren hava aracı yukarıya kaldırmak için basınç uygulamaktadır.Miał również pomysł, jak inaczej można zmniejszyć ciśnienie powietrza pod samochodem.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Powstaje wtedy wrażenie, że obaliliśmy główny argument.
Facebook ve Twitter'ın bunun üzerine konuyla ilişkin videoları kaldırmasıyla erişim engeli kaldırıldı.Dzięki przekazywanym przez Facebooka i Twittera informacjom o ich obecności obroty klubów wzrastają.
"Aslında Hiç Parmak Kaldırmadım!".Naprawdę, nic od nikogo nie wymusiłem”.
Enkaz kaldırma çalışmaları 7 Aralık'ta başladı.Lotnicze przygotowanie desantu zaczęło się 7 maja.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır."Czy święci są po to, aby nas zawstydzać?
Bu organizasyonlar toplumu bir araraya getirerek ayrılmışlığı ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.Oznajmił, że jego celem będzie przezwyciężenie podziałów w społeczeństwie.
Afro-Amerikalıların üniversiteye erişimini arttırmak, sınıf farklarını kaldırmaktan daha kolaydır.Z tej przyczyny abstrahowanie jest dla ucznia łatwiejsze od uogólniania.
O sezonun sonunda bu kupayı kaldırmayı başardılar.W tym sezonie ostatecznie zrezygnowano z rozgrywania kombinacji.
Fakat prezervatif kullanmak riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.Användning av kondom eliminerar dock inte risken helt och hållet.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Det är dags att gå tillbaka till detta grundläggande budskap.
Bunun üzerine Kennedy "Beni kaldırmayın" diye fısıldıyarak son sözlerini söyler.När Kennedy skulle lyftas upp på en bår viskade han: "Lyft mig inte", vilket blev hans sista ord.
1986'da Mihail Gorbaçov'un sürgün cezasını kaldırması üzerine Moskova'ya döndü.Först 1986 hävdes hans förvisning av Michail Gorbatjov.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Tron på att Jesus skall komma tillbaka.
İhanetten sonra hem Makarov'u öldürmek, hem de Task Force 141'i ortadan kaldırmayı amaçlar.För att motarbeta Makarov har Task Force 141 bildats.
Bölümler (Departmanlar) arası engelleri kaldırmak gerekir.Riv ner barriärerna mellan avdelningarna.
Bu durumu, İtalya’ya yapacağı bir seyahatle ortadan kaldırma yolunu seçmiştir.Hon avbröt dock den verksamheten genom att fly till Italien.
Doğal kaldırma kuvveti ağırlıksızlıkla tam olarak aynı değildir.Sinnesstämningen är inte helt liktydig med depression.
Sporcular, günümüzdeki silkme tarzına benzer bir kaldırma gerçekleştirmişti.Enligt en teori hade de samma levnadssätt som dagens gelada.
Kosta Rika, 1949 yılında orduyu kaldırmasından bu yana tarafsızdır.Коста-Рика — нейтральна країна починаючи з 1949 р. після розпуску її військ.

İlgili Sayfalar