Ana içeriğe geç
Sözlük

kalbi ile cümle

kalbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumJag tackade honom av hela mitt hjärta, och frågade,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumJeg takkede ham af hele mit hjerte og spurgte:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumJe l'ai remercié de tout mon cœur, et lui ai demandé,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumKiitin häntä täydestä sydämestäni ja kysyin:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordum저는 진심으로 그에게 감사를 표했고,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumLe agradecí con todo mi corazón, y le pregunté,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumL'ho ringraziato con tutto il mio cuore, e gli ho chiesto:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordum "Neden bana yardım ediyorsun? "Serdecznie mu podziękowałam i spytałam: " Dlaczego mi pomagasz? "
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordum "Neden bana yardım ediyorsun? "Благодарих му от дъното на душата си и го попитах защо ми е помогнал.
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumSaya berterima kasih kepadanya dengan sepenuh hati dan bertanya,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumTeljes szívemből megköszöntem, és megkérdeztem,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumTôi đã cám ơn ông ta bằng cả trái tim mình, và tôi cũng hỏi,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumZahvalila sem se mu iz vsega srca in ga vprašala:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumZ celého srdca som mu poďakovala a opýtala sa ho,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumZ celého srdce jsem mu děkovala a ptala se ho:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumΤον ευχαρίστησα με όλη μου την καρδιά και τον ρώτησα
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumЯ дякувала йому від усього серця і запитала:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumЯ сердечно поблагодарила его и спросила:
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumהודיתי לו מקרב לבי, ושאלתי אותו,
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordumشكرته من كل قلبي، وسألته،
Bütün kalbimle ona teşekkür ettim ve sordum"どうして私を助けてくれるのですか?"
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Am vrut cu adevarat sa te strig "socru"
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Con thực sự muốn gọi chú là "Bố vợ".
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Ich wollte sie wirklich Schwiegervater nennen.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Ik wilde je eigenlijk schoonvader noemen.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Jag ville verkligen kalla dig för "Svärfar".
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Je voulais vraiment vous appeler "Beau-père".
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Naprawdę chciałem nazywać cię Teściem.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Res sem vas hotel klicati tast.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Saya sangat ingin memanggil anda "Ayah mertua".
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Volevo chiamarla suocero.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Πραγματικά ήθελα να σε φωνάζω πεθερό μου.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...Я правда хотел называть вас своим тестем.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...."אני באמת רציתי לקרוא לך "אבא על פי החוק
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim..." لقد أردت حقاً أن أناديك "حماي
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim..." お義父さん"って
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.A ze srdce ho nesnášel.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Desprezava-a do fundo do coração.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.En hij verachtte het vanuit de grond van zijn hart.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Er hasste sie zutiefst.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.És a szíve mélyéből lenézte.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Han foragtede det af hele sit hjerte.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.그리고 진심으로 경멸했습니다.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Nienawidził jej z głębi serca.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Och han föraktade den från botten av sitt hjärta.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Și disprețuia așa ceva din adâncul inimii.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Y la despreciaba desde lo más profundo de su corazón.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.Και την περιφρονούσε από τα βάθη της καρδιάς του.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.И он презирал ее всем своим сердцем.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.И я е мразел от дъното на душата си.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.והוא תיעב זאת ממעמקי ליבו.
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.و كان يزدريها من اعماق قلبه
Bütün kalbiyle bu tür bilimden nefret ediyordu.選択圧について話すことを
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.Este vídeo nos ofrece una muestra de la vida diaria en el corazón de Tokio, la ciudad más grande del mundo.
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.In questo video osserviamo la vita di tutti i giorni nel cuore di Tokyo, la città più grande al mondo.
Bu vidyoda ise Dünya'nın en büyük şehri, Tokyo'nun kalbinde gündelik yaşama tanık oluyoruz.Στο βίντεο αυτό βλέπουμε λίγο από την καθημερινή ζωή στην καρδιά του Τόκυο, τη μεγαλύτερη πόλη του κόσμου.
Bu yüzden denemeye karar verdim, bilirsiniz, kalbim çarpıyordu,Aşa că m-am decis să încerc, dar cu emoţii.
Bu yüzden denemeye karar verdim, bilirsiniz, kalbim çarpıyordu,A tak jsem se rozhodla to zkusit.
Bu yüzden denemeye karar verdim, bilirsiniz, kalbim çarpıyordu,Dus besloot ik een poging te wagen, snap je, met kloppend hart,
Bu yüzden denemeye karar verdim, bilirsiniz, kalbim çarpıyordu,És úgy döntöttem adok neki egy esélyt, tudják, hevesen dobogó szívvel,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod