Bunlar, kalbinizi açabileceğimiz çok sayıda hediyeden sadece birkaçı.ほんのいくつかです だから これらすべての 恵みに心を開き
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm100마일을 가서야 답을 깨달았습니다.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.100 миль заняло у меня, чтобы понять, что в моём сердце, в душе, я стал заключённым.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.160 kilométert kellett gyalogolnom, hogy rájöjjek, a szívemben, magamban, rab lettem.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.A durat preț de încă 100 mile să înțeleg că în inima mea, în mine, devenisem prizonier.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Det tog mig över 150 kilometer att lista ut att i mitt hjärta, i mig så hade jag blivit en fånge.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Ich brauchte 100 Milen, um herauszufinden, dass ich tief in meinem Herzen ein Gefangener war.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Il m'a fallu 160 kilomètres pour comprendre que dans mon cœur, en moi, j'étais devenu un prisonnier.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Levei 160 km a perceber que, no meu coração, dentro de mim, eu tinha-me tornado prisioneiro.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Me llevó 100 millas darme cuenta que en mi corazón, en mí, me había convertido en un prisionero.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Mi ci sono voluti 160 km per capire che nel mio cuore, dentro di me, ero diventato un prigioniero.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Trvalo 100 mil, než mi došlo, že jsem se v srdci, sám v sobě stal vězněm.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Trvalo mi 160 kilometrov, kým som zistil, že vo svojom srdci som sa stal väzňom.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Zabrało mi 100 mil, żeby zrozumieć, że w głębi serca, we mnie, stałem się więźniem.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm Bir tutsak olmuştum.Трябваха ми 100 мили за да осъзная, че в сърцето си, в себе си аз бях станал затворник.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdümTôi đi hết cả 100 dặm rồi mới nghĩ ra là trong tôi, trong trái tim tôi,
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdümלקח לי 100 מייל לברר שבלבי, בתוכי,
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdümاستغرق منّي الأمر 100 ميل لأكتشف أنه في قلبي، في داخلي،
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdüm私は囚人になっていたのです
Bunu kalbinizde bilmelisiniz.Du musst es in deinem Herzen wissen.
Bunu kalbinizde bilmelisiniz.Moraš vedeti v srcu.
Bunu kalbinizde bilmelisiniz.Tudnod kell a szívedben.
Bununla başlayın [beynini gösterir] ve iyice derinlere inin. [kalbini gösterir]Iniziate con questo e andate a questo.
Bununla birlikte... ...ben de bir insanım... ...mantıklı geliyor... ...ama kalbim acıyor.De... Anya! - Én is ember vagyok.
Bununla birlikte... ...ben de bir insanım... ...mantıklı geliyor... ...ama kalbim acıyor.Mais... Maman ! - Je suis un être humain aussi.
Bununla birlikte... ...ben de bir insanım... ...mantıklı geliyor... ...ama kalbim acıyor.Όμως, επειδή είμαι κι εγώ άνθρωπος, το μυαλό μου καταλαβαίνει... αλλά, η καρδιά μου πονάει.
Bununla birlikte... ...ben de bir insanım... ...mantıklı geliyor... ...ama kalbim acıyor.لكن بما انني بشر ايضا ...عقلي يفهم
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Coloquem-no no coração da vossa cultura escolar, e criarão uma geração diferente.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Das soll das Zentrum der Schulkultur werden, und eine veränderte Generation wird entstehen.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Inoculați asta în inima comunității din școală și veți forma o generație diferită.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."그런 것들을 학교 문화의 중심으로 만들어 낸다면, 다른 새로운 세대를 만들 것입니다.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Mettiamolo al centro della nostra cultura scolastica, e creeremo una generazione diversa.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Niech będzie to głównym założeniem, powstanie inne pokolenie.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Om det finns i hjärtat av skolans kultur, så kommer en annorlunda generation skapas.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Placez ça au cœur de la culture de votre école, et vous allez créer une génération différente.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Pongan eso en el corazón de la cultura escolar y crearán una generación diferente.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Stel dat centraal in je schoolcultuur, en je krijgt een generatie die anders is.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Tegyék ezt az iskolai kultúra közepében, és egy különböző nemzedéket fogunk teremteni.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Vložte to do srdca kultúry vašej školy a vytvoríte inú generáciu.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Vstavite to v srce šolske kulture in ustvarili boste drugačno generacijo.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Zasaďte se o to, aby tato zpráva prostupovala celou vaší školou a vytvoříte novou generaci.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Βάλτε αυτό το αίσθημα στην καρδιά της εκπαιδευτικής κουλτούρας και θα δημιουργήσετε μια διαφορετική γενιά.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Сделайте это центральным элементом школьной культуры, и вы вырастите совершенно иное поколение.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Сложете това в центъра на училищната ви култура и ще създадете различно поколение.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."שימו זאת בלב התרבות הבית ספרית שלכם, ותיצרו דור שונה.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."ضع ذلك في قلب حضارة المدرسة، وسوف تقوم بإنشاء جيل مختلف.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."そうすれば新しい世代が育ちます できることは沢山ありますが
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Doufám, že tento kousek se dotkne a uzdraví vaše srdce stejně tak, jako tomu bylo u mě.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta peça toque e cicatrize o vosso coração, conforme fez comigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta pieza los conmueva y sane su corazón, como lo hizo conmigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ich hoffe, dieses Stück berührt und heilt Ihr Herz, so wie bei mir.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ik hoop dat dit stuk je raakt en je hart geneest. Dat deed het voor mij.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Jeg håber, at dette stykke vil røre og helbrede dit hjerte, som det gjorde for mig.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.J'espère que ce morceau vous touchera et soignera votre cœur, comme il l'a fait pour moi.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.이 곡이 여러분의 마음에 와닿아 치유되기를 바랍니다. 제게 그랬던 것처럼요.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Mam nadzieję, że ten utwór dotknie i uzdrowi wasze serce, tak jak uzdrowił moje.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Remélem, ez a darab megérinti és meggyógyítja a szívüket, épp úgy, ahogy azt velem is tette.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Sper că această piesă vă va atinge inimile şi vi le va vindeca, aşa cum a făcut-o şi cu mine.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Spero che questo pezzo possa toccare e guarire il vostro cuore, come è successo a me.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ελπίζω αυτό το κομμάτι να αγγίξει και να γιατρέψει την καρδιά σας όπως το έκανε για μένα.