Bu bölgesel yatırımın kalbinde 2007-09 Bölgesel Rekabet Edebilirlik Eylemsel Programı (RCOP) yer almaktadır.V srdci týchto regionálnych investícii je operačný program Regionálna konkurencieschopnosť (OPRK) 2007 – 09.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Aj keď mu zoberiete všetko, čo sa na tomto svete naučil, jeho nahé srdce stále žiari.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Als je alles wegneemt dat hij ooit geleerd heeft in deze wereld, schittert zijn naakte hart nog steeds.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Când îi iei tot ce a învăţat pe lumea asta, inima descoperită încă îi străluceşte.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Cuando lo despojas de todo lo que aprendió durante su vida, su desnudo corazón aún brilla.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Ha elveszed tőle mindazt, amit valaha megtanult, a szíve lecsupaszítva is ragyog.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Když dáte pryč všechno, co se na tomto světě naučil, jeho holé srdce stále září.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Khi bạn lấy đi tất cả những gì ông ấy đã học được trong thế giới này, trái tim của ông ấy vẫn luôn sáng ngời.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.사람들이 아버지가 이 세상에서 지금까지 배워 온 것 모든 것들을 버려도, 아버지의 벌거벗은 마음은 여전히 빛납니다.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Kun häneltä riistetään pois kaikki hänen tässä maailmassa oppimansa, hänen paljas sydämensä hohtaa yhä.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.När du tar bort allt som han nånsin lärt sig i den här världen så värmer fortfarande hans hjärta.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Nawet po odebraniu całej jego wiedzy, jego nagie serce nadal świeci.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Obwohl ihm alles genommen wurde, das er jemals gelernt hatte, strahlt sein Herz.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Possiamo togliere tutto quello che ha imparato al mondo, ma il suo cuore nudo brilla ancora.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Quando lhe tiram tudo aquilo que ele alguma vez aprendeu neste mundo, o coração dele, despido, ainda brilha.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Quand tout ce qu'il a jamais appris dans ce monde lui est enlevé, son cœur nu continue à briller.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Saat Anda mengambil semua yang dia pelajari di dunia ini hatinya yang murni masih bersinar.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Αν αφαιρέσεις όλα όσα έχει μάθει σ' αυτό τον κόσμο, η καθαρή καρδιά του εξακολουθεί να λάμπει.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Когато отнемете всичко, което той някога е научил в този свят, голото му сърце все още свети.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Когда он лишается всего, чему он научился, его сердце всё равно излучает свет.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.Коли зникає все, чому він навчився за своє життя, його серце все одно випромінює світло.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.כשלוקחים ממנו את כל מה שלמד אי פעם בחיים, הלב הערום שלו זוהר.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.إن قمتم بأخذ كل شيء قد تعلمه من أي وقت مضى في هذا العالم، لا يزال قلبه الشفّاف يسطع.
Bu dünyada öğrendiği her şeyi alıp götürdüğünüzde, çıplak kalan kalbi hala parlıyor.父の心の輝きが消えることはありません 私は父ほど人に優しくもないし 愛される人間でもありませんでした
Bugün, bir insanın ölüp ölmediğine sadece kalbinin atıp atmıyor olmasına bakarak karar veremiyoruz.В днешно време можем да решим, че човек е умрял, ако видим, че сърцето му е спряло.
Bugün, bir insanın ölüp ölmediğine sadece kalbinin atıp atmıyor olmasına bakarak karar veremiyoruz.心臓が止まっているかどうかだけでは判断できない 代わりに、ある脳の重要な部位を観察する
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Aceste celulele se vor diferenția în celule care vor forma inima.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Diese Zellen hier differenzieren sich vielleicht zu Bestandteilen meines Herzens.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Essas células bem aqui se diferenciam em coisas que irão se tornar meu coração.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Estas células aquí se diferencian en cosas te convierten en mi corazón.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Misschien hadden sommigen rare staarten waarmee ze niet zo snel konden zwemmen.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Nämä solut erilaistuvat sellaiksi, joista tulee sydämeni.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Queste cellule qui si differenziano in quello che sarà il mio cuore.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Te z kolei zróżnicują się w taki sposób, że utworzą moje serce.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.Z těchto buněk tady vznikne shluk, ze kterého později bude mé srdce.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.תאים אלה ממש כאן להבדיל לתוך הדברים כי להפוך לבי.
Bu hücreler de benim kalbim olacak şeylere farklılaşır.これらは私の肺に分化して
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Acea componentă e că nu putem să depindem de rezultat.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Az pedig a következő: nem ragaszkodhatunk a kimenetelhez.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Cet élément est que nous ne pouvons pas nous attacher au résultat.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Die component is dat we niet aan de afloop gehecht mogen zijn.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Diese Komponente besteht darin, dass wir nicht vom Ergebnis abhängen können.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Ese componente consiste en que no podemos aferrarnos al desenlace.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Esse componente é que não podemos estar ligados aos resultados.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.그 요소란 우리가 결과물에 부속될 수 없다는 사실입니다
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Komponen itu adalah kita tidak dapat terikat pada hasil.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.La componente è che non ci possiamo attaccare al risultato.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Nhân tố này là chúng ta không thể bị trói buộc với kết quả.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.On zakłada brak przywiązania do wyniku.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Tou komponentou je, že nelze očekávat výsledek.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Αυτό το συστατικό είναι ότι δεν μπορούμε να προσκολληθούμε στο αποτέλεσμα.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Това е фактът, че не бива да се обвързваме с възможната развръзка на проблема.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Це те, що ми не можемо прив'язуватись до результату.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.Этот компонент заключается в том, что нельзя зависеть от исхода.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.המרכיב הזה אומר כי אנו לא יכולים להיקשר לתוצאה.
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.ان ذلك المكون اننا لا نستطيع أن نرتبط بالنتائج
Bu içerik kalbimizi sonuca bağlamamaktır.結果にこだわりすぎてはいけないということです。 私は死に行く人々の元で働いてきました。
Bu insan kalbidir...Aceasta este inima umană.
Bu insan kalbidir...C'est la nature de l'homme.
Bu insan kalbidir...Das ist das menschliche Herz.