Baba, kalbinize dikkat etmelisiniz.Πατέρα, πρέπει να προσέξεις την καρδιά σου.
Baba, kalbinize dikkat etmelisiniz.Папа, тебе нужно следить за своим сердцем.
Baba, kalbinize dikkat etmelisiniz....أبي عليك الحرص على سلامة قلبك
Baba, kalbinize dikkat etmelisiniz.心臓に気をつけないとダメだね 医者からも全く同じ事を言われたよ
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ayahku..jika mencium mie yang sudah kering, jantungnya tetap berdetak cepat...
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ba mình... khi ngửi thấy mùi mì khô, trái tim ông ấy đập liên hồi.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.우리 아빠는 국수 말리는 냄새를 맡으면 아직도 가슴이 뛰네.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mein Vater... wenn er den Geruch von sich trockenen Nudeln riecht, schlägt sein Herz immer noch schneller
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Min pappa...när han känner lukten av nudlar som torkar, så slår hans hjärta fortfarande fort.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mio padre.... quando annusa gli spaghetti che asciugano, il suo cuore batte forte..
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Môj otec... Keď cíti sušiace sa rezance, jeho srdce bije rýchlejšie.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mój tata... gdy poczuje zapach suszącego się makaronu... jego serce wciąż zaczyna bić szybciej...
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mon père, a le coeur qui bat plus vite quand il sent les pâtes sécher.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Tatal meu, cand simte ca se usuca taiteii, mi-a spus ca inima inca-i mai bate puternic.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ο μπαμπάς μου...όταν μυρίζει τα νούντλς που στεγνώνουν, η καρδιά του χτυπά γρήγορα.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Баща ми... когато помирише юфка, сърцето му все още забива бързо.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Мой отец... когда он чувствует запах сухой лапши, его сердце стучит громче.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar..אבא שלי.. כשהוא מריח ייבוש של נודלס, הלב שלו עדיין דופק חזק
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar..أبي... حين يشم رائحة الشعيرية وهي تجف، فإن قلبه يبدأ بالنبض بسرعة
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.俺も体験してみたいな
Bahsettikleri damarlar aslında kalbe doğrudan kan sağlayan damarlar. Kalbin de bir kas olduğunu unutmayın.Takže, tady máme tepny, označeny jako červené trubičky a tyto modré tady jsou žíly.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.A co se mě týče, musela jsem počkat, než jsem se dostala domů, abych mohla skutečně cítit svůj zármutek.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Cât despre mine, trebuia să aștept până acasă ca să simt cu adevărat durerea din suflet.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.En cuanto a mí, esperé a llegar a casa para sentir mi corazón destrozado.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Ich - ich musste warten, bis ich nach Hause kam, um meinen übergroßen Kummer richtig zu fühlen.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Ik zou pas na mijn thuiskomst mijn gevoelens de vrije loop kunnen laten.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.저는요, 정말 가슴아파하는 것 조차 집에 돌아올 때까지 접어두어야만 했죠.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Med hensyn til mig, jeg skulle vente til jeg kom hjem med virkelig at føle min dybe sorg.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Musiałam odczekać do powrotu do domu, by naprawdę poczuć moje zranione serce.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Nekem nincs más, mint várni, amíg hazaérek, hogy kisírjam magam.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Per quanto mi riguarda, ho dovuto attendere il rientro a casa per sentire davvero il mio dolore.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Quant à moi, j'ai dû attendre mon retour à la maison pour sentir vraiment mon cœur se briser.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Quanto a mim, tive de esperar até chegar a casa para realmente sentir a minha tristeza.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Sama sem morala do vrnitve domov počakati, da sem začutila pravo bolečino.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Với tôi, phải đợi về đến tận nhà để thật sự cảm nhận nỗi đau.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Όσο για μένα, έπρεπε να περιμένω μέχρι να φτάσω στο σπίτι για να νιώσω πραγματικά τον σπαραγμό μου.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.А мне пришлось ждать до дома, чтобы в слезах излить всю мою жалость к этим людям.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Колкото до мен, трябваше да чакам, докато се върна в къщи, за да почувствам наистина моята мъка.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.Щодо мене, то мені потрібно було чекати, поки не доберусь додому, щоби дійсно відчути, як моє серце крається.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.באשר לי, היה עלי לחכות עד שהגעתי הביתה, כדי לחוש באמת בשברון הלב שלי.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.بالنسبة لي، كان علي أن أنتظر حتى أعود للمنزل حتى أشعر حقاً بالحسرة في قلبي.
Bana gelince, kalbimin acısını hissetmem eve geldiğim zaman oldu.自分の気持ちが張り裂けるのを我慢しました ヒマラヤでは子供たちが石を背負って
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Du kan kun agere i hjertet af Central og i disse tunneler.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Działać możesz tylko w sercu Central i w tych tunelach.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Kan du bara agera i hjärtat av Central och i de här tunnlarna?
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Parece-me que só consegues agir no coração de Central e nestes túneis.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Parece que solo puedes actuar en el centro de Central y en estos túneles.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Puoi muoverti liberamente solo al centro di Central City e all'interno di questo tunnel.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Pystyt toimimaan vain Centralin ytimessä ja näissä tunneleissa.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Μπορείς να δράσεις μόνο στην καρδιά του Σέντραλ και σε αυτές τις σήραγγες.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Кажется, ты можешь действовать лишь в Централе и в этих туннелях.
Bazen kalbinizin sizi yönlendirdiğini söylersiniz veya ruhunuzun...또 때로는 마음을 따르거나 생각에 따르기도 합니다.
Bazen kalbinizin sizi yönlendirdiğini söylersiniz veya ruhunuzun...Parfois, on dit qu'on dirige avec son cœur, ou avec son âme.
Bazen kalbinizin sizi yönlendirdiğini söylersiniz veya ruhunuzun...Або деколи можна сказати, що відчуваєте серцем, чи душею.
Bazen kalbinizin sizi yönlendirdiğini söylersiniz veya ruhunuzun...魂の導きに従ってとも言いますが でも実際に行動を制御できるのは
Bazı sebeplerden dolayı kendi kalbime baktığımda gerçekten proton olmam gerekiyor gibi hissediyorum. -Z jakiegoś powodu serce mi podpowiada, że tak naprawdę to powinienem być protonem.
Bazı sebeplerden dolayı kendi kalbime baktığımda gerçekten proton olmam gerekiyor gibi hissediyorum. -Z nějakého důvodu, kdy se podívám do svého srdce, cítím že bych měl být proton.
Bedenim ve kalbim çok yorgun.A testem és a szívem is kimerült.
Bedenim ve kalbim çok yorgun.Το σώμα μου και η καρδιά μου είναι τόσο κουρασμένα.
Bedenim ve kalbim çok yorgun.جسمي وقلبي مرهقان