Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde kalbinden ameliyat oldu.Σε νοσοκομείο της πόλης του Σαντιάγο του έκαναν εγχείριση καρδιάς.
Asıl ismi olan Nefer-Ib-Re; Ra'nın güzel kalbi anlamına gelir.Το αρχαίο της όνομα, Nefer Isut Unas, σημαίνει "Ωραία είναι τα μέρη του".
Luedtke, Schindler'in kalbinin değişimini inanılmaz bulduğu için yaklaşık dört yıl sonra yazmaktan vazgeçti.Ο Λούντκε αποχώρησε τέσσερα χρόνια μετά, αφού βρήκε την ιστορία του Σίντλερ πολύ καλή για να είναι αληθινή.
Kalbinde dahi kimse için kötü düşünmeyeceksin.Κανείς δεν θα ταιριάζει απόλυτα σε αυτό που είναι στο μυαλό σας.
Kim kalbini kırdı?Ποιος έσπασε την καρδιά σου;
Daenerys'in at kalbi yediği sahne, Belfast'deki The Paint Hall stüdyolarında çekildi.Den scene, hvor Daenerys spiser en hest hjerte blev filmet i The Paint Hall Studio i Belfast.
"Rap'in kalbi onunla atıyor"."Rockens hjerte banker på bagsædet".
Tekrar çok ciddiyetle bir daha dua eder ve kalbi kırık olraka Wartburg'a döner.Endnu en gang beder hun indtrængende og vender fortvivlet tilbage til Wartburg.
(Arya: E, se ancor libero /Eğer senin iyi kalbinin hürse).White Christmas / Hvid Jul. Hvis jeg må (Muss I Denn / Wooden Heart).
Elektrokardiyografi, kalbin elektriksel etkinliğini kaydeder.Elektrokardiografi er måling af hjertets elektriske signaler.
Biz kalbimizdeki Göztepe'yi yaratıyoruz.Melatonin dannes i koglekirtlen i hjernen.
Ana maddeler: Allah, Nur (ışık) ve Kur'an-ı Kerîm Allah’a inanan insanın kalbi imânla nûrlanmıştır.Mennesket har brug for Guds frelse som gives ved tro: "For af den nåde er I frelst ved tro.
Giderek daha da dağılır kalbim her yana.Vi kommer stærkere ud på den anden side.
Heyecandan kalbim durayazdı.Stemningen var ladet.
Sanki ruhu, kalbi ve sanatı başka bir seviyeye taşıyor," dedi."Sjælen og hjertet er med på tur".
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Mit hjerte er faret vild, frygten overvælder mig.
Uzun bir süredir de kalbi, vücuduna kanın üçte birini pompalıyordu.I visse bestande levede op til en tredjedel af dyrene med hagl i kroppen.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Brannen presset seg nordover på mandag inn i hjertet av City.
Bundan sonra Taliban güçleri direnişin kalbi olan güney Afganistan'da Kandahar civarına geri püskürtüldü.Samtidig var Taliban blitt drevet tilbake til sitt maktsentrum i det sørøstlige Afghanistan, omkring Kandahar.
Elektrokardiyografi, kalbin elektriksel etkinliğini kaydeder.Elektrokardiografi, er registrering av hjertets elektriske aktivitet.
İnsan kalbi, yaşamı boyunca çalışır ancak ölünce durur.Selv for et rettskaffent menneske vil vel neppe noen gå i døden.
Lucas her ne kadar Brooke ile beraber olsa da kalbi Peyton'dadır.Lucas blir sammen med Brooke mens han er forelsket i Peyton.
Aldığı cevap şoka uğratmıştır; çünkü Aida kalbinin sonsuza dek Radames'e ait olduğunu söylemiştir.I sorgen og sjokket tilstår hun at hennes hjerte for alltid er hos Radames.
Kalbi sıkışmış ve karnı ağrımaya başlamış ve beş gün sonra da ölmüştür.Han fikk smerter i brystet og underlivet, og døde etter fem dager.
Bir prensesin kalbini kazanmaya çalışan genç adamla, büyük oranda Don Kişot'un yaşadığı şekilde alay edilir.Ved å forsøke å vinne en prinsesses hjerte blir den unge mannen like latterlig som Don Quijote.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Da Hearts presset på for å skaffe seg et vinnermål, ble de kontret i senk.
Âlem-i şemsin ahvalini tasvir etmekle bir hurdebînî böceğin kalbini teşrih eylemek edebiyatça müsavidir .Toner veller opp fra våre hjerter: «Reisende på det vide hav setter sin lit til styrmannen.
Refleksler, kalbin çalışması... gibi.Menneskesinnet: slik fungerer din hjerne.
Biz kalbimizdeki Göztepe'yi yaratıyoruz.«Avistegner med Jæren i hjertet».
Azmi tabutu bulur ve tabutun kapağını açarak Drakula'nın kalbine kazık çakar.De åpner kisten i lasterommet og finner både Mina og Dracula.
Krizler onun kalbinde kalıcı hasarlara yol açtı.Forholdene i konsentrasjonsleiren ødela hans helse permanent.
Kalbinin derinliklerinde sakladığı bir sırrı var.Et gravbilde dekker hans hjertegrav.
Avusturya, Viyana'nın kalbinde Stephansplatz'ta yer alır.Den befinner seg på Stephansplatz sentralt i Wien.
(Arya: E, se ancor libero /Eğer senin iyi kalbinin hürse).(«Howl er temmelig hjerteløs, vet du.»)
Billy şarkının kesinlikle Avrupalıların kalbini kazandığı söyledi ve 10 üzerinden 10 verdi.Billy mengatakan bahwa lagu tersebut pasti akan memenangkan hati orang-orang Eropa dan memberinya 10 dari 10.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Perkasalah perbuatan tangan-Nya, * dicerai-beraikan-Nya orang yang angkuh hatinya.
Ayakta iken filin kalbi dakikada 30 kere atar.Saat berdiri, jantung gajah berdetak 30 kali per menit.
Kalbim burada işte.Dia Jantung Hatiku
Steno, kalp üzerine eğitim almıştı ve kalbin sıradan bir kas olduğunu belirlemişti.Di Leiden, Steno mempelajari jantung, dan menetapkan bahwa jantung adalah otot biasa.
"Evet, babamın aort kapağında yani kalbinde yaklaşık on beş yıldır sorun var."Ya, ayahku memiliki penyakit jantung selama 15 tahun.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Isa menjawab, "Maha Suci Engkau, tidaklah patut bagiku mengatakan apa yang bukan hakku (mengatakannya).
İnsan kalbi, yaşamı boyunca çalışır ancak ölünce durur.Hal tersebut berlaku pula antara manusia yang masih hidup dengan arwah-arwah dari manusia yang sudah mati.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Setelah Oliver pergi, Elio yang patah hati kembali ke rumah.
Kalbimi sahada göstereceğim.Juwawut pada laman Kehati.
Seul'un kalbinde bulunan Jung semti, çeşitli tarihi ve yeni alanlara sahiptir.Terletak di jantung kota Seoul, Distrik Jung merupakan daerah dengan berbagai suasana lama dan baru.
Her şey beni ona bağlar, kalbim durmadan ağlar.Cinta dalam seluruh kemegahannya telah memabukkan hatiku; hatiku tak akan pernah tertutup lagi.
Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır.Ketika ia masih jauh, ayahnya telah melihatnya, lalu tergeraklah hatinya oleh belas kasihan.
Kalbi uyanık tutmak gerekir.Rahasianya tentang hal itu tetap terjaga.
Orada kalbinizin sesini duyabiliyorsunuz çünkü.Karna sakit hati mendengarnya.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Họ dành ba ngày lãng mạn bên nhau, sau đó Oliver rời đi, và Elio đau khổ trở về nhà.
Luedtke, Schindler'in kalbinin değişimini inanılmaz bulduğu için yaklaşık dört yıl sonra yazmaktan vazgeçti.Bốn năm sau Luedtke bỏ cuộc bởi ông cảm thấy sự thay đổi trong trái tim của Schindler quá khó tin.
1800 yılında Friedrich von Hahn bulutsunun kalbindeki merkezi soluk yıldızı keşfetti.Năm 1800, Friedrich von Hahn đã khám phá ra ngôi sao trung tâm mờ ở tâm của tinh vân.
Kalbine acı bir ağırlık çöktü.Một nỗi đau đớn đè nặng trong tim ông.
(Arya: E, se ancor libero /Eğer senin iyi kalbinin hürse).(Hán Việt: Tuy Diêm Lập Bổn phục sanh, vô dĩ quá chi.
Biz kalbimizdeki Göztepe'yi yaratıyoruz.Miếng dán tạo nên nếp nhăn nằm trên mí mắt.
Mustafa’nın kalbine bir şüphe düşer.Thầy trong tâm của Musashi.
Artık onun kalbi, aşkı için değil, yurdu için çarpıyordu.Anh chiến đấu không phải để được yêu mà chiến đấu vì tình yêu.
Kalbim burada işte.Một trái tim.
Çocuk Kalbi, çev. Şengül Gülbahçe (İstanbul: Timaş, 2003).Don’t you think blondes have more fun?Konami (Team Silent) (ngày 23 tháng 5 năm 2003).
Kalbimizdeki hislerimi anlatabilmem imkansız.Tôi không thể kể cho bạn về cảm giác hân hoan của chúng tôi.