Bu bizim kalbimiz oluyor - özür.This is going to the heart-- sorry.
Bunları kalbine yazmalısın.You should use your heart for this.
Kalbim çok hızlı çarpıyor.My pulse is racing so fast,
Benim kalbim de çok hızlı çarpıyordu.It was beating too fast. I get that too.
Embriyonun kalbi anneninkinden iki kat hızlı atıyor.[Embryo's heart is beating twice as fast as the mother's.]
Bu 25 haftalık bir insan kalbi.Here's a human heart at 25 days.
Bütün kalbimle seni " kayınpeder" olarak çağırmak istedim...I truly wanted to call you "Father-in-law."
Böylece kalbim daha az acırdı.So my heart could hurt less.
Ben sana ţaka geliyorum. Kalbim sendeydi.You played me well like a deck of cards
Kalbim sendeydi. Ýskambil kađýdý gibi oynadýn benimle.You played me well like a deck of cards
Çocukluğunda kırlarda onunla ip atlayan kalbini çalan kadın.The woman who as a child had skipped with him through fields and broken his heart.
"Yanan kalbim bana onun izlerini gösteriyor-- ""My burning heart shows me His traces--"
Zayıf bir kalbim var.I have a weak heart.
Kağıtlarımda kalbinizle ilgili bir şey yok.There's nothing about your heart in my papers.
- Kalbin iyi mi?- Heart all right?
Şu andan sonra, her gün tüm kalbini ver, tüm kalbinle sev.From now on, every day, give your all, love your all. Don't let anything ever stop you."
Kalbim ve davulum aynı ritmdedir.My heart and drum beat as one.
Çok şaşırdım, kalbim hala acıyor.I was so surprised, my heart is still pounding.
Sevdiğin kişiyi bulunca kalbin böyle çarpmaya başlarWhen you find something you like, your heart starts to beat fast.
Kalbimde hissetiğim ve söylemek istediğiklerimiEverything I feel in my heart and want to say
Sonrasında, kök hücreleri bir fare kalbinin üstüne püskürttüler.Then, they sprayed stem cells onto that heart, from a mouse.
Kalbimde korku yokThere's no fear in my heart
Rio'daki varoşun kalbi gibi.It's like the heart of the suburb in Rio.
Ve Ay'ın ve Ay'ın yansımasının kalbinizde sıkı bir yeri olurdu.And the Moon and the reflection on the Moon will have a secure place in your heart.
Bunu okul kültürünüzün kalbine koyun ve bu şekilde farklı bir jenerasyon yaratacaksınız."Put that at the heart of your school culture, and you will create a different generation.
Ve bu ebediyen kalbimde saklayacağım birşey.And that is something I will keep in my heart forever.
Kalbinizde insanlık sevgisi var!You have the love of humanity in your hearts!
Luka incilinin 17. bölümü diyor ki: 'Tanrının krallığı insanların kalbindedir.'In the seventeenth chapter of Saint Luke it is written: "the kingdom of God is within man"!
Bir insan veya bir grup insan değil tüm insanların kalbinde -- senin kalbinde!Not one man, nor a group of men but in all men - in you!
Dikkatini içerideki kalbin kendisine yöneltmeye devam et.Continue to immerse the attention inside the heart itself.
"Evet, bu derdinize derman olacak!" "Şefkat verecek, kalbinizi açacak..."You'll increase your compassion and open your heart and I was just like...
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Nor mouth had nor no mind expressed ♫ ♫ What heart heard of, ghost had guessed: ♫
Kalbinin tam ortasında oturuyor görebilirsiniz.You can see the heart is sitting right in the middle.
Aslında biz nereye bile göremiyorum kalbine girmek.You actually can't even see where we're entering the heart.
Sonra uzak bu de-oksijenli kan pompalama akciğerlere kalbi.Then I'm pumping this de-oxygenated blood away from the heart to the lungs.
Kalbin oksijen almak için uzak olacak.It's going away from the heart to get the oxygen.
Sana söylüyorum, kalbinde büyük bir zafer kazanacaksın.I tell you for now on you are going to have a solid victory in your heart
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.I say "moving," because it was quivering, and they were trying to put a beat back into it.
Boynumun eski haline dönmesi ve kalbimin düzelmesi için için bir sürü ameliyat geçirdim.I had so many surgeries to put my neck back together, to repair my heart a few times.
On yıl önce dün, seni kalbime gömdüm.Ten years ago yesterday, I carried you beneath my heart.
Kalbimizdeki şeytanı uyutup sanatımıza başladığımızda düşmanlarımız dışarıda belirir.When we put the devil in our heart to sleep and start our own art, enemies appear on the outside.
Ve bir kanser doktoru olarak böyle bir şeye bakarken birazcık kalbiniz kırılıyor.And so, as a cancer doctor, you look at this, and you get a little bit downhearted.
Savaşlarda kullanıldı ve bugün de dünya çapındaki iletişim ağının kalbinde yer alıyor. .It has decided wars, and is at the heart of the worldwide communication network today.
Ve bu kalbimi kırdı.And it broke my heart.
Kalbim pişmanlıkla doluMy heart is so full of regret
Ateşli bir şekilde aç kalbini onun ayaklarına fırlatabileceği anı bekledi.She feverishly awaited the moment when she could throw her hungry heart at his feet.
Bu kalbin iç çeperini görebildiğimiz tek yöntemdi.This was the only modality that can see the inner lining of the heart.
Sizini umarımi kalbinizle daha kişisel bir ilişki kurmanız.You now, hopefully, have a more personal relationship with your heart.
Kalbin hızlı atmaya başlar.Your heart starts beating fast.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.My dad... When he smells noodles drying, his heart still beats fast.
Gözlerimde ve kalbimde sadece sen varsın.In my eyes and in my heart, there is only you.
Kalbimde böyle duygular besleyemem.I can't have both feelings in my heart.
Kalbim yarışmayı bırakmayacak.My heart won't stop racing.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Think of the lighthouse's holy and beautiful heart of love.
Kalbinizin ne kadarını korumak istediğinize siz karar verin.You decide: how much of your heart do you want to protect?
Bedenim ve kalbim çok yorgun.My body and my heart are drained.
Bir hükümet memuru yüzünden kalbin çarpıyor... ...ve uyuyamıyorsan ne yaparsın?What do you do when your heart beats faster, due to a government official and can't fall asleep?
Çünkü Senin Için çarpar kalbim'Cause You're the One My heart is to
Ben benim dokunma kalbinde olmadığını zavallı yaşlı Corky için çok belâ üzüldüm kahvaltı.I was so darned sorry for poor old Corky that I hadn't the heart to touch my breakfast.
Kalbi ve ciğerleri daha hızlı çalışmaya başlayacak.His heart and lungs are going to pick up speed.