Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Os sobreviventes estão lidando com as consequências do ataque dos zumbis na noite anterior.
Hayatta kalanlar, çoğunlukla parti seçkinleri ve yakınları, trenin ön tarafındaki daha güvenli vagondaydılar.Os guardas dessa composição, por alguma razão, estavam todos no último vagão.
Bristol-Myers ve Squibb 1989 yılında, nominal hayatta kalanlar olarak Bristol-Myers ile birleşti.Em 1989 a Bristol-Myers e Squibb foram unidas para formar a Bristol-Myers Squibb.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.Os romanos, neste ínterim, enviaram uma nova frota para buscar os sobreviventes de sua expedição africana.
Hayatta kalanlar yardım beklediler.Os demais acompanhantes sobreviveram.
Geri kalanlar esir düştü.O restante foi feito prisioneiro.
Yesilyurt haric geri kalanlar Dede Ocagindandir.Saimiri oerstedii citrinellus é uma subespécie de Saimiri oerstedii.
Cassius, Crassus'un legate'si Gaius Octavius'u yardımıyla ordudan geri kalanları kurtarmayı başardı.Cássio conseguiu salvar o que restou do exército com a ajuda do legado de Crasso, Caio Octávio.
Gruptan kalanlar tekrar bir araya gelir ve benzinin bitmek üzere olmasından dolayı kamp yakmak zorunda kalır.Eles voltam ao armázem e a viatura acaba explodindo devido a um vazamento de gasolina.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.E sé de "cousas" iguais se tirarem outras iguais, os restos serão iguais.
Kaçamayıp sağ kalanlar teslim oldular.Os sobreviventes renderam-se, e foram deixados em liberdade.
Ancak ülkede kalanlar sürekli olarak polis kuvvetleri tarafından izlenecektir.A cidade só tem um acesso pelo portão sempre vigiado pela polícia.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.Is outros irlandeses conseguiram escapar com suas vidas.
Bizans ordusunun kalanları, Bulgarların takibinde Konstantinopolis'e doğru geri çekildiler.O que restou do exército bizantino fugiu até chegar em Constantinopla perseguido pelos búlgaros.
Bunu izleyen iç savaş cumhuriyetten kalanları da yok etti.A guerra civil que se seguiu destruiu o que havia sido deixado da república.
Patlamanın ardından hayatta kalanlar oldu.Poucos moradores sobreviveram à explosão.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Os policiais chegaram ao lugar às 2h da manhã.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Nadat alle stoffelijke resten onderzocht waren, werden ze teruggebracht naar de kerk in plastic zakken.
Geriye kalanlar ise satılır.De rest werd verkocht.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.Als gelijken worden afgetrokken van gelijken, dan zijn resten aan elkaar gelijk.
Kalanları sahile geri dönerler.Deze voeren weer naar de kust.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Van andere opstandelingen werden de ogen uitgestoken of handen afgekapt.
Kalanlar da toplantı yaptılar.Andere ontmoetingen volgden.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.De doden werden uitgestrekt of gehurkt (hurkgraf) begraven.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)Te laat zijn voor het eten (alles is op).
Grubun diğer kalanlarıyla sürekli ayrı oluyorlardı.Het heeft vermoedelijk altijd gescheiden gestaan van de rest van de straat.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.De andere gebouwen werden later bijgezet.
Kalanların bir bölümü de 1964'te sınır dışı edildi.De laatste resten van het gebouw werden in 1964 geruimd.
Hayatta kalanlar için büyük bir ödül vardır.Primaire beloningen zijn noodzakelijk voor de overleving.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Sommigen werden gered maar anderen zijn erin gebleven.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Daarbij werden resten van de eerste kerk gevonden.
Eskiden kalanların dışında bu tür diyotlar artık kullanılmamaktadır.Deze zijn net als alle andere attracties niet meer in gebruik.
Kalanlar ise iskan aşamasındadır.De ingangen bevinden zich in de zijgevels.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.De restanten van het leger trokken zich terug op de citadels van Luxemburg en Antwerpen.
Kalanlar ise kendi ülkelerine gönderildiler.De rest werd aan hun lot overgelaten.
Geri kalanlarda Perslere teslim oldu.Zij hebben zich opgegeven voor de Finals.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.De meeste mensen leiden een gewoon leven.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.De overgebleven zeven plaatsen werden via kwalificatie verdeeld.
Tom hayatta kalanlardan biriydi.Tom was een van de overlevenden.
Kaza yerinde kalanlar Parrado ve Canessa’nın yardım bulduğunu ertesi gün radyodan öğrendi.Pozostali rozbitkowie dowiedzieli się już wcześniej z radia, że Parrado i Canessa znaleźli pomoc.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Po zbadaniu kości przekazano je z powrotem kościołowi w plastykowych torbach.
Geriye kalanlar teslim olur.Pozostali poddali się.
Hayatta kalanlar hapsedildi.Wszyscy żywi zostali internowani.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Kaçamayıp sağ kalanlar teslim oldular.Ci co przeżyli, poddali się.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.Później powstawały następne.
Kalanları sahile geri dönerler.Pozostali zamieszkiwali wybrzeże.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.Kto przeżył powinien normalnie żyć dalej.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Szybko natrafił na pozostałości świątyni.
Gemide bulunan 600 kişiden 60 kişi kurtulmuş geriye kalanları öldürülmüştür.Wszystkie z ponad 200 osób znajdujących się na pokładzie uratowano.
Kalanlar da toplantı yaptılar.Chłopcy zebrali się na naradzie.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Czy ty nie jesz ostatnio za dużo słodyczy...?)
Geri kalanlar esir düştü.Reszta trafiła do niewoli.
Geri kalanlar da genellikle Katolik ya da Metodist kiliselerin üyesidir.Tradycyjnie są wyznawcami katolicyzmu lub luteranami.
Yahudiler öldürülüp sağ kalanlar toplama kamplarına götürüldü.Umierających Żydów zastępowano robotnikami przywożonymi z obozów koncentracyjnych.
Geri kalanları 1880 yılında yayınlanmıştır.Zostały one przywrócone w 1880.
Geri kalanların büyük bir kısmı ise emin olmadığını belirtmiştir.Han hävdar att Gud kommer att finna de flesta av människorna otacksamma.
Yalnız iber vaşakları, Portekiz Algarve'de, kalanlar İspanya'da yaşar.Enskilda individer förekommer i portugisiska Algarve och övriga i Spanien.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter att benen undersökts återlämnades de till kyrkan i plastsäckar.
Bu durumlar hayatta kalanlar arasında %15 oranında görülebilir.Detta förekommer hos ca 15 % av de överlevande.