Hayatta kalanların 17'si yaralandı.[1]Seventeen of the survivors sustained injuries.[1]
Kaleden geriye kalanlarWhat remains today of the fortress.
Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler.Lo!
Hem ailemin anısını hem de hayatta kalanların tanıklıklarını veya tarihi belgeleri kullandım.I used both the memory of my family and testimonies of survivors or historical documents.
Peacock'dan geriye kalanlar sınırlıdır.Peacock left little by which the world can form a judgment of his abilities.
Radagaisus savaştan sonra idam edildi ve ordusundan sağ kalanlar I. Alarik'e kaçtı. [1] [2]Radagaisus was executed after the battle and survivors of his armies fled to Alaric.[4][5]
Daha sonra hayatta kalanlar ve Hampton'un akrabaları adına bir hukuk davası açıldı.A civil lawsuit was later filed on behalf of the survivors and the relatives of Hampton and Clark.
Bu seferin amacı Kaheti'de katliam yapmak ve hayatta kalanları İran'a sürmekti.The mission of this expedition was to annihilate the Kakhetians and exile the survivors to Iran.
Hayatta kalanlardan biri kısmen enkaz ve karın altına gömüldü.[4]One of the survivors was partially buried under the wreck and snow.[6]
Geri kalanlar keyfi olarak diğer etnik grupların üyeleri olarak ilan edilmişti. [1] [2]The rest had been arbitrarily declared members of other ethnic groups.[11][12]
Yaklaşık 50 erkek orduda kalmaya gönüllü olurken, geri kalanların da ayrılmalarına izin verildi.Approximately 50 men volunteered to stay in the army, while the rest were allowed to leave.
Ancak rıhtımdan 21 m'ye kadar yakın mesafedeki insanlar arasında hayatta kalanlar da vardı.But there were also some survivors among people as close as 70 feet (21 m) from the dock.
Adadaki adam olarak Djimon Hounsou, hayatta kalanların küçük bir ada kolonisinin lideri.Djimon Hounsou as the Man On the Island, the leader of a small island colony of survivors.
Hayatta kalanlarSurvivors
Özbekistan'da kalanlar etnik ayrımcılıktan şikayet ettiler. [2]Those who remained in Uzbekistan complained of ethnic discrimination.[177]
Hayatta kalanların yalnızca dördü Avrupa'ya geri dönebildi.Only four of the survivors got back to Europe.
Öldürücülük, artan maruziyetlerden sonra hayatta kalanların sayımıyla belirlenebilir.Lethality may be determined by enumeration of survivors after incremental exposures.
Düşmanlarını ordularının kalanları ile birlikte sahadan kovaladı.Rahman I was victorious, chasing his enemies from the field with parts of their army.
Macar ordusundan kalanlarla birlikte Osmanlı İmparatorluğu'na, Vidin'e kaçtı.She fled with the remains of the Hungarian army to the Ottoman Empire, to Vidin.
Bu ilk küçük kıtalardan geriye kalanlara kraton adı verilmektedir.What is left of these first small continents are called cratons.
Geri kalanlar hizmet sektöründe istihdam edildi. [2]The rest were employed in the service sector.[47]
Sonra (Süfyani) geride kalanlarla birlikte çöle varıncaya kadar yolculuk edecek ve yutulacaklar.They will then travel with whoever remains until they come to a desert and they will be swallowed.
Hayatta kalanlar geri çekildiler ve Muhtar'ın isyanına katıldılar.Survivors retreated and went on to join the revolt of Mukhtar.[1][2]
Eylül 1525'te meclis, kilise hazinesinin kalanlarına da el koymayı kararlaştırdı.Im September 1525 beschloss der Rat daraufhin, auch die restlichen Kirchenschätze einzuziehen.
Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.Von diesen sind nurmehr geringe Reste vorhanden.
Patlamanın ardından hayatta kalanlar oldu.Überlebende nach der Explosion wurden erschossen.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Auf Wunsch der Überlebenden wurden die Namen geändert.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.Wenn von Gleichem Gleiches weggenommen wird, sind die Reste gleich.
Kalanları sahile geri dönerler.Danach liegen die beiden wieder am Strand.
Geri kalanlar ise Bahreyn halkıdır.Die untersten von ihnen sind nochmals verzweigt.
Bunun yanında köyde kalanların çoğunluğu sabit geliri olan emekli insanlardır.In diesem Zusammenhang sind auch die relativ wohlhabenden Einwohner im Ruhestand zu erwähnen.
Kalanlar Göktürk egemenliği altına girmiştir.Im Innern führten Wendeltreppen zum tieferliegenden Thermalbrunnen.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.Die übrigen kehrten bis November 1948 nach Hause zurück.
Hayatta kalanlar, Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başlandı.Der größte Teil aber wurde in das Vernichtungslager Treblinka abtransportiert.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.Die verbleibenden kaiserlichen Truppen zogen sich auf die Zitadellen von Luxemburg und Antwerpen zurück.
Bu uzun süre kalanlardan biri de Juanito'ydu.Einer von ihnen war Yamamoto.
Zülüflü Baltacılar Koğuşu'nda kalanların sayısı 120-200 kişi civarındaydı.Die Zahl der ritterlichen Teilnehmer an den Landtagen schwankte zwischen 120 und 200.
Hayatta kalanlar ise Simko'ın yanına sığındılar.Die Überlebenden suchten Schutz bei Simko Schikak.
Geri kalanlar ise hidrokarbon, demir ve sodyum olarak tespit edilmiştir.Der Rest beinhaltet Spuren von Kohlenwasserstoffen, Eisen und Natrium.
Onu öldürmüş ve geriye kalanları odayı terk etmeye zorlamıştır.Er ließ sie festnehmen und forderte die anderen auf, das Lager zu verlassen.
Bunun ardından hayatta kalanlar ronin tarafından öldürülür.Doch ihr Team wird vom Ronin getötet.
"Gençler ve her daim genç kalanlar".Große Jungs – Forever Young.
Bugüne kalan üç sütun bu yeniden inşadan kalanlardır.Den Eingang bildeten drei Bögen, die heute wieder aufgerichtet sind.
Geriye kalanlar ise satılır.Die restliche Fläche soll nach wie vor verkauft werden.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.Die verbleibenden sieben Plätze wurden über Qualifikationsspiele vergeben.
Bunların dışında kalanlar da bir şekilde onlara bağlantılıdırlar.Von diesen blieben einige erhalten.
Geri kalanlarının da oğlu II. Yakub Bey'de kalmasını rica etti.Ebenso wurde der Verbleib des zweitältesten Sohn Jakob in Sizilien beschlossen.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.Während die meisten Fahrer ihre Zeiten verbesserten, blieben die ersten drei Positionen unverändert.
Geride kalanlar hizmet ve destek birlikleri olarak sınıflandırıldı.Die Truppengattung zählt zu den Einsatz- und Führungsunterstützungstruppen.
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.So sollen sie, dem Grab beigelegt, über die Seelen der Toten wachen.
Ortada bulunan büyük kurna, hanın bu acı yüzünden aklında kalanlardır.Entsetzliche Qualen erwarten den, der sich in diesen Höllen befindet.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.Alle anderen Bauten sind später angesetzt.
Mavi Dağlar'da yaşayan cücelerden geriye kalanlar Khazad-dûm'a iltica ettiler.Die Zwerge siedeln sich in neuen Regionen des Blauen Gebirges an, viele gehen auch nach Khazad-dûm.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Von hier aus sind die übrigen Bereiche des Tempels zugänglich.
Kalanlar da toplantı yaptılar.Die übrigen hatten Kombinationen.
Geri kalanlar ise bir müddet aşağı İdil boyunda yaşamışlardır.Ihre Aufbauten wurden etwas länger, der Radstand blieb jedoch gleich.
Geri kalanlar esir düştü.Für den Rest werden Geiseln gestellt.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Diese flohen daraufhin unter Zurücklassung allen schweren Gerätes.
Bahçemdeki bazı güller beyaz ve geri kalanları kırmızıdır.Une partie des roses de mon jardin sont blanches, et les autres sont rouges.
Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.Il y a plusieurs fleurs. L'une est rouge, une autre est blanche et les autres sont jaunes.