Ana içeriğe geç
Sözlük

kalanlar ile cümle

kalanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Měli bychom vyslat mírové jednotky aby pomohli těm, kteří stojí před občanskou válkou.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Nous devrions envoyer des troupes de maintien de la paix pour aider ceux qui endurent la guerre civile
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.We moeten vredestroepen sturen om degenen in een burgeroorlog te helpen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wir sollten Friedenstruppen senden, um Bürgerkriegsopfern zu helfen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wysłać siły pokojowe, by służyły tym, którzy doświadczają wojny domowej.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Да изпратим военни миротворци, за да помогнат на засегнатите от граждаска война.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Мы должны отправить миротворческие группы, чтобы помочь тем, кто сталкивается с гражданской войной.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.עלינו לשלוח כוחות לשמירת השלום שישרתו את מי שעומדים בפני מלחמת אזרחים.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.علينا إرسال قوات حفظ السلام ليخدموا من يواجهون حرباً أهلية.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.内戦に苦しむ人々を助けるべきなのです。 その段階を通して、アフリカの自主性は失われていきます。
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.제2차 세계대전 시나리오에 노출된 사람들은 다른 사람들보다 더 간섭주의자적인 결정을 내렸습니다.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.De som fick scenariot med Andra världskriget gjorde fler rekommendationer för att ingripa än de andra.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Jene, welche die Weltkrieg-Version lasen, befürworteten öfters eine Intervention als die anderen.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Lo scenario analogo alla seconda guerra mondiale indusse un'opinione più interventista delle altre.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Ti, kdo dostali scénář druhé světové války, se přikláněli k intervenci více než ostatní.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Világháborús forgatókönyvet kapták sokkal többen javasolták a beavatkozást, mint a többiek.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Онези, изложени на сценария от Втора световна война, дали по-вмешателски препоръки от другите.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Те, кто читал по сценарию мировой войны, больше прочих склонялись к тому, чтобы ввести войска.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.אלו שנחשפו לתרחיש מלחמת העולם השנייה המליצו יותר על התערבות מאשר האחרים.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.فالذين حصلوا على سيناريو الحرب العالمية الثانية رجحوا القيام بفعل " تدخلي " أكثر من الآخرين
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.他に比べより仲裁思考型の 提案を見せました 我々が言葉の意味を無視できないのと同様に
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.De telecomunicaţii, de divertisment, de calcul şi de orice altceva.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.통신, 엔터테인먼트, 전자계산, 그리고 나머지 전부.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Télécommunications, divertissement, informatique et tout le reste.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Telecomunicaciones, entretenimiento, computación y todo lo demás.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Telecomunicazione, spettacolo, informatica e tutto il resto.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Telekommunikation, Unterhaltung, Rechenwesen und alles andere.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Telekomunikacja, rozrywka, komputery i cała reszta.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Viễn thông, giải trí, điện toán và các thứ khác.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Телекоммуникации, развлечения, компьютерная индустрия и прочие.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.Телекомуникации, развлечения, изчислителна техника и всичко друго.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.תקשורת, בידור, מחשוב וכל היתר.
İletişim, eğlence, bilgisayar ve geri kalanlar.الإتصالات ، الترفيه ، الكمبيوتر ، وجميع باقي القطاعات.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Chẳng còn người A-na-kim nào trong xứ Y-sơ-ra-ên , chỉ ở tại Ga-xa , Gát , và Ách - đốt thì_có .
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Chẳng còn người A-na-kim nào trong xứ Y-sơ-ra-ên, chỉ ở tại Ga-xa, Gát, và Ách-đốt thì có.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Der blev ingen Anakiter tilbage i Israeliternes Land, kun i Gaza, Gat og Asdod blev der Levninger tilbage.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Det blev ingen anakitter igjen i Israels barns land; bare i Gasa, i Gat og i Asdod blev nogen levnet.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.I Israels barns land lämnades inga anakiter kvar; allenast i Gasa, Gat och Asdod blevo några kvar.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Il ne resta point d`Anakim dans le pays des enfants d`Israël; il n`en resta qu`à Gaza, à Gath et à Asdod.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.In het land Israël werd er niet één in leven gelaten, maar in Gaza, Gath en Asdod zijn enkelen overgebleven.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Israelilaisten maahan ei jäänyt anakilaisia; ainoastaan Gassaan, Gatiin ja Asdodiin niitä jäi.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.이스라엘 자손의 땅 안에는 아낙 사람이 하나도 남음이 없고 가사와 가드와 아스돗에만 약간 남았었더라
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.N'au rămas deloc Anachimi în ţara copiilor lui Israel; n'au rămas decît la Gaza, la Gat şi la Asdod.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Nem maradtak Anákok Izráel fiainak földén, csak Gázában, Gáthban és Asdódban hagyattak meg.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Nezostalo niktorého z Enákov v zemi synov Izraelových, iba v Gaze, v Gáte a v Ašdóte pozostali.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Nezůstal žádný z Enaků v zemi synů Izraelských; toliko v Gáze, v Gát a v Azotu zůstali.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Nie został nikt z Enakitów, w ziemi synów Izraelskich; tylko w Gazie, w Gad, i w Azdod zostali.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Non rimase un Anakita nel paese degli Israeliti; solo ne rimasero a Gaza, a Gat e ad Asdod
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Tidak seorang pun dari bangsa Enak itu yang tersisa di daerah Israel, hanya di Gaza, Gat, dan Asdod masih ada
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Δεν εμεινον Ανακειμ εν τη γη των υιων Ισραηλ μονον εν τη Γαζη, εν τη Γαθ και εν τη Αζωτω εμεινον.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.Не оставиха енакими в земята на израилтяните; някои от тях останаха само в Газа, Гет и Азот.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.не осталось ни одного из Енакимов в земле сынов Израилевых, остались только в Газе, в Гефе и в Азоте.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.לא נותר ענקים בארץ בני ישראל רק בעזה בגת ובאשדוד נשארו׃
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.فلم يتبقّ عناقيون في ارض بني اسرائيل لكن بقوا في غزة وجتّ واشدود.
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.在 以 色 列 人 的 地 沒 有 留 下 一 個 亞 衲 族 人 . 只 在 迦 薩 、 迦 特 、 和 亞 實 突 有 留 下 的
İsraillilerin elindeki topraklarda hiç Anaklı kalmadı. Yalnız Gazze, Gat ve Aşdotta sağ kalanlar oldu.在 以色列人 的 地沒 有 留下 一 個亞衲 族人 . 只在 迦薩 、 迦特 、 和 亞實突 有 留下 的
Kadın: Peki ya biz? Kalanlar ne olacak?여자: 그리고 우리에 관한 건 무엇일까요? 남은 누군가일까요?
Kadın: Peki ya biz? Kalanlar ne olacak?אישה: ומה איתנו? אלה שנשארים?
Kadın: Peki ya biz? Kalanlar ne olacak?إمرأة: وماذا عنا؟ المتبقين منا؟
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››A riekol: Dobre, nech je i teraz podľa vašich slov: u ktorého sa najde, bude mi sluhom, a vy budete bez viny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalanlar ile cümle - Sayfa 24 - kalanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App