Ana içeriğe geç
Sözlük

kalanlar ile cümle

kalanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.От 100 затворени хора, които са освободени, 60 ще се върнат в затвора.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.מתוך 100 עצורים אשר ישוחררו, 60 יחזרו לבית הכלא.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.من جملة مائة شخص يتم تسريحهم، يعود 60 منهم الى السجن.
Hapsi boylayan insanlardan serbest kalanların yüzünden 60'ı hapishaneye geri dönüyor.刑務所に戻ってきます 教育、職業訓練、社会復帰の
Hastalara ilaç tedarik etmeliyiz. İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Devemos enviar tropas pacificadoras para ajudar aqueles numa guerra civil.
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Até partilharei os restos contigo!
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Condividerò perfino gli avanzi con te!
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Jag ska dela resterna med dig!
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Jeg skal dele resterne med dig.
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim! -Ne gülüyorsun?¡Incluso compartiré los restos contigo! - ¿Qué te parece tan divertido?
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Podzielę się z tobą resztkami.
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Voin jakaa tähteet kanssasi.
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Θα μοιραστούμε τα αποφάγια!
Hatta arta kalanları seninle payla,sabilirim!Я даже разделю с тобой остатки!
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurPentru orice supravieţuitor, ajungerea într-un asemenea loc, e o perspectivă descurajantă.
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurPro všechny přeživší přistání na takovémto místě by byla neradostná vyhlídka.
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurVới bất cứ kẻ sống sót nào, bị dạt vào một nơi như thế này là một cảnh tượng u ám.
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurΓια τους επιζώντες, η κατάληξη σ'ένα μέρος σαν αυτό... θα ήταν τρομακτική προοπτική.
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurТех из них, кто достиг этих берегов, ждала полная изоляция.
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdur.ללא מזון וללא מים טריים ,לכל שורד שהוא ,לעלות על יבשה כמו זו .יהיה מהלך מרתיע
Hayatta kalanlar için böyle bir yerde karaya çıkmak korkunç bir durumdurلأيّ باق على قيد الحياة، النزول في مكان مثل هذا سيكون فرصة مرعبة
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.De overlevende, der kom igennem, frembragte denne verden af krokodille-lignende skabninger.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.De overlevenden die er wel doorheen komen maken een wereld van krokodil-achtige wezens.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Die Überlebenden die durchkommen produzieren diese Welt voller Krokodil ähnlichen Kreaturen.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.I sopravvissuti che rimangono producono questo mondo di creature simili a coccodrilli.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.이 살아남은 종들은 이 세계를 악어같은 생명체들의 왕국으로 만들었습니다.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Les survivants ayant vraiment survécu produisent ce monde de créatures crocodiliennes.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Los sobrevivientes que sí salen adelante dan lugar a este mundo de criaturas semejantes a los cocodrilos.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Những kẻ sống sót tạo nên sinh vật giống cá sấu.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Selviytyjät muodostavat krokotiilin kaltaisten olioiden maailman.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Supraviețuitorii care au reușit au produs această lume de creaturi asemănătoare cu crocodilii.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Te, którym udało się przeżyć, to stworzenia podobne do krokodyli.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Οι επιζήσαντες που συνεχίζουν παράγουν αυτόν τον κόσμο με τα κροκοδειλόμορφα πλάσματα.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Выжившие, которые остаются, производят мир крокодилоподобных существ.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.Оцелелите, които все пак го преживяват, създават този свят от крокодилоподобни създания.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.השורדים שמצליחים לעבור יוצרים את העולם הזה של יצורים דמויי תנינים.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.الناجون الذين ينجحون في البقاء ينتجون هذا العالم من المخلوقات الشبيهة بالتماسيح.
Hayatta kalanlar timsah türündeki canlıları üretiyor.ワニのような生物が取り囲む世界を形成しました 恐竜は まだ出現せず ただゆっくり動く トカゲのように鱗を持った醜い動物たちが
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Colhiam-no, pois, pela manhã, cada um conforme o que podia comer; porque, vindo o calor do sol, se derretia.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Iedereen verzamelde elke morgen zoveel als hij nodig had. En wanneer de zon meer kracht kreeg, smolt het weg.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Ja he kokosivat sitä joka aamu sen verran, kuin kukin tarvitsi; mutta kun aurinko alkoi paahtaa, niin se suli.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.무리가 아침마다 각기 식량대로 거두었고 해가 뜨겁게 쪼이면 그것이 스러졌더라
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Lo recogían cada mañana, cada uno según lo que necesitaba para comer; y cuando el sol calentaba, se derretía
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Siden sanket de det hver morgen efter som enhver trengte; men når solen brente hett, smeltet det.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Szedék pedig azt reggelenként, kiki a mennyit megehetik vala, mert ha a nap felmelegedett, elolvad vala.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Tak to potom sberali každého rána, každý toľko, koľko kto zjedol. Ale keď hrialo slnce, topilo sa to.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Vậy , hằng buổi sớm_mai mỗi người lượm vừa đủ sức mình ăn ; khi mặt_trời nắng_nóng thì vật đó tan ra .
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.Vậy, hằng buổi sớm mai mỗi người lượm vừa đủ sức mình ăn; khi mặt trời nắng nóng thì vật đó tan ra.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.И всяка заран го събираха, кой колкото му трябваше за ядене; а като припечеше слънцето стопяваше се.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.И собирали его рано поутру, каждый сколько ему съесть; когда же обогревало солнце, оно таяло.
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.וילקטו אתו בבקר בבקר איש כפי אכלו וחם השמש ונמס׃
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.وكانوا يلتقطونه صباحا فصباحا كل واحد على حسب اكله. واذا حميت الشمس كان يذوب
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.他 們 每 日 早 晨 、 按 著 各 人 的 飯 量 收 取 、 日 頭 一 發 熱 、 就 消 化 了
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.他 們 每 日 早晨 、 按 著 各 人 的 飯量 收取 、 日頭一發熱 、 就 消化 了
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Ar trebui sa trimitem trupe de mentinere a pacii pentru a-i servi pe cei care se confrunta cu un razboi civil.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Békefenntartókat kellene küldenünk azokhoz akiket polgár háború fenyeget.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Dovremmo inviare i peacekeeper per aiutare coloro che sono colpiti dalla guerra civile.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Gửi đến những đội quân gìn giữ hòa bình cho những vùng đất đang phải gánh chịu nội chiến.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Kami layak mengirim tentara perdamaian untuk membantu mereka yang menghadapi perang saudara.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.내전을 겪고 있는 사람들을 돕기 위해 평화 유지군을 보내야 합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalanlar ile cümle - Sayfa 23 - kalanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App