Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Chúng đánh người A-ma-léc còn sót lại, rồi ở đó cho đến ngày nay.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Derrotaron a los sobrevivientes de Amalec que habían escapado, y han habitado allí hasta el día de hoy
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Eliminarono i superstiti degli Amaleciti e si stabilirono là fino ad oggi
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.e, matando o restante dos amalequitas, que havia escapado, ficaram habitando ali até o dia de hoje.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Ils battirent le reste des réchappés d`Amalek, et ils s`établirent là jusqu`à ce jour.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.In pobili so ostanek Amalekovcev, ki so bili tja ušli, in nastanili so se ondi do tega dne.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.I vyplénili ostatek těch, kteříž ušli z Amalechitských, a bydlili tam až do tohoto dne.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.I wymordowali ostatki, które były uszły z Amalekitów, a mieszkali tam aż po dziś dzień.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.피하여 남아 있는 아말렉 사람을 치고 오늘까지 거기 거하였더라
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Mereka membunuh sisa-sisa orang Amalek, lalu menetap di situ sejak waktu itu
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.Och de slogo den sista kvarlevan av amalekiterna; sedan bosatte de sig där och bo där ännu i dag.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.og de nedhuggede de sidste Amalekiter, der var tilbage; og de bosatte sig der og bor der den Dag i Dag.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.und schlugen die übrigen Entronnenen der Amalekiter und wohnten daselbst bis auf diesen Tag.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.και επαταξαν το υπολοιπον των Αμαληκιτων το διασωθεν, και κατωκησαν εκει εως της ημερας ταυτης.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.и побили уцелевший там остаток Амаликитян, и живут там до сего дня.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.та поразиха останалите от амаличаните, които бяха оцелели, и се заселиха там, гдето са и до днес.
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.ויכו את שארית הפלטה לעמלק וישבו שם עד היום הזה׃
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.وضربوا بقية المنفلتين من عماليق وسكنوا هناك الى هذا اليوم
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.殺 了 逃 脫 剩 下 的 亞 瑪 力 人 、 就 住 在 那 裡 直 到 今 日
Amalekliler'den sağ kalanları öldürdüler. Bugün de orada yaşıyorlar.殺了 逃脫 剩下 的 亞瑪 力人 、 就 住在 那 裡 直 到 今日
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.그런데 삼분의이가되는 지점에 장벽이 있었습니다.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Maar op twee-derde van de zaal stond een barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Mégis, a terem kétharmada környékén egy válaszfal volt.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Namun, ada penghalang pada sepertiga bagian panggung di belakang.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Nur dass eine Barriere den Raum hier nach zwei Drittel teilte.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Sin embargo, a dos tercios del camino había una barrera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Şi totuşi la două treimi din sală se ridica o barieră.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Toutefois, au niveau des deux tiers de ce public il y avait une barrière.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Tuttavia, a due/terzi della sala qui c'era una barriera.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Ve dvou třetinách však bylo hrazení.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Vendar je prostor delila pregrada.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Με τη διαφορά ότι μεταξύ των δυο τρίτων του χώρου υπήρχε εμπόδιο.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Обаче, на две трети от него е имало бариера.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.Однако на две трети в этом направлении была перегородка.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.עם-זאת, אחרי שני-שליש מהחדר היה מחסום.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.ولكن، على بعد ثلثي المسافة كان هناك حاجز.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.こちら側に男性がいて
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Cei expuși la metafore-agent au avut așteptări mai mari ca tendințele actuale ale prețurilor să continue.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ci, którzy doświadczyli metafor podmiotowych, mieli większe oczekiwania, że trend cenowy się utrzyma.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.De som hade blivit utsatta för agent-metaforer hade högre förväntningar om att pristrenderna skulle fortsätta.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.행위자적 은유에 노출된 사람들은 가격 동향이 계속될 것이라고 더 크게 기대했습니다.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Los expuestos a las metáforas de agente tenían mayores expectativas de que las tendencias seguirían.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Mereka yang diberikan metafora agen mempunyai harapan lebih tinggi bahwa kecenderungan harga akan berlanjut.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Những điều này cho thấy các phép ẩn dụ tác nhân có kì vọng cao hơn vì xu hướng giá có thể tăng cao.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ti, kteří se setkali s činitelskými metaforami, měli vyšší očekávání co se týče růstu cen.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Онези, изложени на агенти-метафори имали по-високи очаквания, че ценовите тенденции биха продължили.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Те, кто были повержены метафоре субъекта проявили больше уверенности, что тенденция сохранится.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ті, що мали справу з суб'єктними метафорами, переважно ставили на зростання цін.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.אלו שנחשפו למטאפורות הסוכן ציפו שהכוון הנוכחי יימשך.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.والذي تعرضوا لتعابير مجازية توقعوا أن إتجاه الأسعار سوف يستمر على نفس النحو
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.価格上昇の持続に高い期待を示しました 彼らがそのような期待を抱いたのは
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .따라서 남은 수는 사람의 수가 될 것입니다 몇 명이 나올 것입니다 영어에서는 사람 한 명, 사람 한 명 이상을
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .Quindi vogliamo che il risultato sia in "n° di persone".
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .Vi skal gerne stå tilbage med personer. . Personer. .
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .Y luego queremos que nos quede gente o talvez personas, Persona, gente, es lo mismo. Déjame hacer gente.
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .Искаме нашият остатък да е хора или може би човек. . Човек, хора е едно и също нещо. Нека взема хора.
Arta kalanların ise insan olmasını istiyoruz. . . . . .ومن ثم نريد ان يكون الباقي بوحدة الشخص او الفرد الفرد فرد، اشخاص، نفس الشيئ
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Jeg taler ikke kun om at Østens rejser sig, jeg taler om at Resten rejser sig, herunder Sydamerika.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nemluvím tady jenom o vzestupu Východu; mluvím o vzestupu "Zbytku světa", a tím pádem i o Jižní Americe.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nu vorbesc doar de creșterea Orientului, ci și despre ridicarea celorlalte regiuni, inclusiv America de Sud.