Ana içeriğe geç
Sözlük

kalanlar ile cümle

kalanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.A maradványokat a vizsgálatuk után műanyag zsákba csomagolva a templomba vitték.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.A császári seregek maradékai Luxembourg és Antwerpen erődítményeibe húzódtak vissza.
Grubun diğer kalanlarıyla sürekli ayrı oluyorlardı.Kapcsolata a párt többi vezetőjével mindvégig megmaradt.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.Ha egyenlőkből egyenlőket vonunk ki, akkor a maradékok is egyenlők.
Hayatta kalanlar Bizans gemileri ile Konstantinopolis'e geri taşındılar.Az életben maradt fehérek hajókon menekültek Konstantinápoly felé.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Némely területeket el kell foglalnunk, míg másokat meg kell védenünk.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Ma reggel későn keltem fel.)
On the Beach (Kumsalda) (1959) ise bir nükleer savaş sonunda hayatta kalanlarla ilgili düşündürücü bir dramdı.Az Esőerdő megye (1957) a legendás Elfújta a szél (1939) nyomdokain haladó, nagyszabású polgárháborús dráma.
Biri kaçarken kalanları 1 ila 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.A letartóztatottakat egy és hat év közötti börtönbüntetésre ítélték.
Zülüflü Baltacılar Koğuşu'nda kalanların sayısı 120-200 kişi civarındaydı.A bánya dolgozóinak száma ekkortájt 120-150 fő lehetett.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.A rögzített prioritású szálak prioritása nem változhat, míg a többié igen.
Kalanları sahile geri dönerler.A túlélők kiúsznak a partra.
Yakalanan 5 Aralıkçı lider idam edildi, kalanlar Sibirya'ya ve Uzak Doğu'ya sürüldü.Sen viisi johtajaa hirtettiin, ja loput karkotettiin Siperiaan.
Hayatta kalanlar yardım beklediler.Sairauden jäljiltä eloon jääneet joutuivat turvautumaan apuun.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.Tavoitteena on normaalin elämän jatkaminen.
Eğer eşit miktalardan eşit miktarlar çıkarılırsa, kalanlar da birbirlerine eşittir.Jos yhtä suurista vähennetään yhtä suuret, niin jäännökset ovat yhtä suuret.
Geri kalanlar esir düştü.Loputkin kapinalliset otettiin vangiksi.
Uçak enkazından kalanlar adada hâlâ görülebilir.Rautatien jäänteitä on saarella yhä näkyvissä.
Eskiden kalanların dışında bu tür diyotlar artık kullanılmamaktadır.Somerolla näitä aikalaisten aikoinaan käyttämiä nimiä ei enää käytetä.
Ancak yaşam savaşı geride kalanlar için devam etmektedir.Sodan jälkeen kasvatusta jatkettiin eloon jääneistä yksilöistä.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.Takaisin vallatut alueet evakuoitiin uudelleen vuonna 1944.
Eğer bazı köylüler miri terkederlerse, kalanlar daha yüksek vergi ödemek zorunda kalırdı.Mutta jos kyläläiset häviäisivät, heidän pitäisi maksaa verot kolminkertaisina.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Alkuteos Naked Lunch.)
Bristol-Myers ve Squibb 1989 yılında, nominal hayatta kalanlar olarak Bristol-Myers ile birleşti.Bristol-Myers Squibb syntyi vuonna 1989 Bristol-Myersin ja Squibb Corporationin fuusiosta.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Moni surmattiin ja jäljelle jääneet piiritettiin.
Kalanlar da toplantı yaptılar.Muillekin kokoonpanoille on tehty sovituksia.
Patlamanın ardından hayatta kalanlar oldu.Ελάχιστοι άνθρωποι επιβίωσαν από την έκρηξη.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Κατόπιν αιτήματος των επιζώντων, τα ονόματα έχουν αλλάξει.
Geri kalanlar esir düştü.Οι υπόλοιποι συνελήφθησαν αιχμάλωτοι.
Bu tümenden sağ kalanlar 16. ve 24. Panzer Tümenleri'ne katılmıştır.Οι επιζώντες της μεραρχίας προσαρτήθηκαν στην 16η και την 24η Μεραρχία Πάντσερ.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Στις 5 παρά 10 οι αστυνομικοί εισέβαλαν στο κτίριο.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.Επιστράφηκε στους ιδιοκτήτες του το 1944.
Geriye kalanlar teslim olur.Ελάχιστοι παραδόθηκαν.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Το ποιος και το πώς θα συντηρούνταν στη ζωή με τα απαραίτητα εφόδια έμεινε χωρίς απάντηση.
Kalanları sahile geri dönerler.Φώκιες απαντούν στα παράλια.
Geri kalanları size emanet ediyorum. diye konuştu.«Ὁλίγαι λέξεις εἰς ἀπάντησιν τῆς ὑπ' ἀρ.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.Τα υπόλοιπα τμήματα ιδρύθηκαν μεταγενέστερα.
Bu kesimde de Pers ordusundan sağ kalanlar gemilere kaçtılar.Όσοι από τους αμάχους πρόλαβαν έφυγαν με τα πλοία.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Οι Ρωμαίοι επιζήσαντες αποσύρθηκαν σε ασφαλέστερες περιοχές στις ακτές, στα νησιά και στα βουνά.
ME'de de kalanları alt ettiler.Στη συνέχεια οι εναπομείναντες ζωντανοί εξανδραποδίστηκαν.
Eski yerde kalanlar yere Kobuk adını verdi.Το ερειπωμένο χωριό πήρε το όνομα Παλιόχωρα.
Tiyatro binasından geriye kalanlar açık bir alanda yüzüstü bırakılmıştır.Τα εναπομείναντα κατασκευάσματα από τον αρχικό κήπο διατηρήθηκαν.
Mezarı kötü şartlardaydı ve iskeletten bütün kalanlar bulunmamıştı.Ο τάφος ισοπεδώθηκε και τα κτερίσματα δεν φυλάχτηκαν.
Yaklaşan muazzam savaşta Secura, sağ kalanlardan biriydi.Στην προ-επαφής κοινωνία το ταπού ήταν μια από τις ισχυρότερες δυνάμεις στη ζωή των Μάορι.
Stalingrad'da sağ kalanların sonuncusu olarak iade edildi.Εκλείπουν, έτσι, οι τελευταίοι κατευθείαν απόγονοι του Αλεξάνδρου.
Kalanlar ise kendi ülkelerine gönderildiler.De resterende blev sendt hjem til deres respektive lande.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter de jordiske rester var blevet undersøgt, blev de returneret til kirken i plastikposer.
Hayatta kalanlar, Fidel Castro ve Raúl Castro da bu gruba dahildir, kısa süre içinde yakalandı.De overlevende, herunder Fidel Castro og hans bror Raúl Castro Ruz, blev fanget kort tid efter.
Kalanları da normal bir hayat yaşamaya devam eder.De fleste med ITP lever et normalt liv.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.Resterne af de kejserlige styrker trak sig tilbage til citadellerne i Luxembourg og Antwerpen.
Geri kalanlarının da oğlu II. Yakub Bey'de kalmasını rica etti.Han blev efterfulgt af sin søn Jakob 3.
Geriye kalanlar ise satılır.De resterende bliver solgt inden udgangen af året.
Bu tümenden sağ kalanlar 16. ve 24. Panzer Tümenleri'ne katılmıştır.Overlevende fra den tyske division blev fordelt på den 16. og 24, panserdivision.
Rick, karısı Lori ve oğlu Carl'ı hayatta kalanların arasında görünce çok şaşırır.Her finder Rick sin kone og søn, Lori og Carl.
Geri kalanlar daha sonra yerleşmişlerdir.Senere kom andre tilflyttere.
11 Temmuz 1944 günü, 4. Ordu’dan sağ kalanlar da teslim oldular.D. 11. juni 1943 overgav de italienske styrker sig.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Partierne blev sat i gang kl. 15 på spilledagene.
Hayatta kalanlar küçük gruplara ayrılıp, dağlarda ilerleyerek hayatta kalan kişilere ulaşmaya çalıştılar.De overlevende, der var spredt alene eller i små grupper, vandrede rundt bjergene, på udkig efter hinanden.
Köyde kalanlar soyadları ile anılmaktadır.Byens beboere benævnes houboer.
Sovyetlerin, 3. Tank Ordusu'nun kalanlarıyla temas sağlama girişimleri devam etti ancak sonuçsuz kaldı.Forsøg fra den Røde Hærs side på at genskabe forbindelserne til 3. panserarmé fortsatte, om end forgæves.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalanlar ile cümle - Sayfa 10 - kalanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App