Ana içeriğe geç
Sözlük

kalan ile cümle

kalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz ise That's The Way Love Goes'un gizli bir şekilde kalanı haber verdiğini düşünüyorduk.L'article détaillait le procédé, que la société Sande tenait pour secret.
Kalan ise en sağdaki sayıdır.Mais son principal affluent est la Desna.
Geriye kalan temel ürünler ücretsiz olarak mevcuttur.Seuls les produits encore en vie restent échangeables.
Geride kalan yetmiş yarışmacı jüri önünde performans gösterdi.Environ 140 concurrents ont pu présenter leur numéro devant le jury.
Yalnız kalan Kont Floreski gayet kızgındır.Seul le comte Pâris est sans équivalent.
İngiliz denizaltısı, geminin kalan mürettebatını bir yelkenliye teslim etti.Les Britanniques emprisonnèrent le reste de son équipage.
Hamamözünde kalanlar oradan da sürülerek yerlerine Çerkezler yerleştirilmişlerdir.Ce fut là où les Arts déco furent créés et où ils se poursuivent.
Kalan diğer bir soru indüklenmiş yükün ne kadar büyük olduğu.Reste la question de l'importance de la recomposition.
Geri kalan kısım ise kuzey Afrika'dan gelmiştir.Le reste revient en Afrique du Nord.
İHANETTEN GERİ KALAN".Ce serait une trahison."
Babil antik kentinden kalan surlar.Les restes de la basilique Æmilia.
Geriye kalan aileler dirler.Toutes les autres familles sont postérieures.
Arta kalan harmoniler daha farklı bir filtreleme sistemi kullanılarak silinebilir.Les derniers harmoniques résiduels peuvent être éliminés à l’aide d’un filtre.
Maria yılın geri kalanında hiçbir turnuvaya katılmayacağını duyurmuştur.Anna ne remporte toujours aucun tournoi.
Yıl sonuna kadar kalan 309 gün vardır (artık yıllarda 310).Il reste 309 jours avant la fin de l'année, 310 si l'année est bissextile.
Geri kalan (%17) ise siyahidir.Les 17 % restants sont endoréïques.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.On y enfermait les prisonniers condamnés à vie.
Oyunculuğu dışında babasından kalan şirketin de başında yer almaktadır.Son père, addict aux jeux d'argent, est également absent.
Papa'ya karşı söylediği ; "Ey sessiz kalan zavallı Papa!Le président lui avait répondu : « Casse-toi alors, pauvre con ! ».
ICI' nin kalan son parçası bölgeyi 2006' da terk etti.La dernière partie atteignant Pula a été achevée en 2006.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.Le reste de la province profite moins du grand commerce maritime.
Karısı ve çocuğu ölen Weaver, arkadaşı Harris ve hayatta kalan 3 çocuğuyla ajanlara teslim olmuştur.Weaver et Harris sont ensuite arrêtés, tandis que les enfants survivants sont confiés à des proches.
Geri kalan koltuklar azınlıklara göre dağıtılmıştır.Les 53 sièges restants sont alloués proportionnellement aux partis minoritaires.
Sona kalan kazanır.Le dernier gagne !
Fatih semtinde yüksek duvarların arkasında kalan kilise, genellikle halka açık değildir.L’ensemble, protégé par un haut mur, n’est généralement pas ouvert au public.
Perry 1995'te solo kariyerine başlamak için grubu bıraktı, kalan üyeler de sonra dağıldılar.En 1995, Linda Perry quitte le groupe pour commencer une carrière solo, le groupe est alors dissous.
Kalan %15 devlet fonundan ödenecek.La TVA représente 50 % des recettes fiscales de l'Etat.
Bunun üzerine sezon kalan kısmını Keçiörengücü'nde kiralık olarak geçırdı.Dès lors, il effectue le reste de la saison en tant que titulaire.
İkinci tapınak döneminden kalan birçok mezarlık Kudüs’te bulundu.Dans le jardin se trouvent de nombreuses grottes funéraires de la période du Second Temple.
Bu durumda boş kalan bir kadın yeri bir sonraki seçime kadar açık kalmaktadır.Son siège reste vacant jusqu'à la prochaine élection.
Bazı hadislerde ise dünyanın ömrü (yaşı) ve kalan zamanına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. (bkn.Ainsi, les mystiques sont susceptibles de connaître dès la vie présente ce qui leur est promis dans l'au-delà.
Scipio'nun teslim olmasından sonra Roma Donanması'ndan kalanlar Duilius komutasına verildi.Après que Scipio s'est fait capturer en attaquant Lipari, Duilius prend le commandement de la flotte romaine.
Böylece savaşın sona kalan Pasifik Cephesi de kapanmıştır.De plus, la fin de la guerre dans le Pacifique est alors en vue.
Çapları 10 ile 10−4 m arasında kalan asteroitler gök taşı olarak adlandırılır.Les astéroïdes d'un diamètre compris entre 10 et 10-4 m sont appelés météoroïdes.
Hayatının geri kalanında ise bunun sadece birkaç defa olabileceğini anlıyorsun.Il constate alors qu'il ne lui reste plus que quelques jours à vivre.
Yıl sonuna kadar kalan 125 gün vardır.Il reste 125 jours avant la fin de l’année.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Un candidat indépendant obtient également un siège.
Kalan kısmı diğer bölgelere yayılmıştır.Le reste s'éparpille dans les secteurs restants.
Kalan kısmı Kantonlar devraldılar.Les autres arrondissements se partagèrent les cantons concernés.
Yıl sonuna kadar kalan 7 gün vardır.Il reste sept jours avant la fin de l'année.
Sekizinci katılımcı kalan katılımcılar arasında yapılan halk oylaması sonucunda belirlenmiştir.La huitième soirée sélectionne l'artiste parmi les trois artistes restants.
Geri kalanları size emanet ediyorum. diye konuştu.J'ai demandé aux autres de me parler.
Arka kapakta kalan kısım da şu şekildedir:L'autre boîte est laissée telle quelle.
Gayet ümitsiz kalan Cornelius intihar etmeyi tekrar düşünür.Orphée, de nouveau inconsolable se suicide.
Bunlar geriye kalan terimler ardından "hayali güçler" olarak adlandırılır.Là encore, se glisse le débat : qu'appelle-t-on « restes humains » ?
Geri kalan ömrünün büyük kısmını sonradan satın aldığı bu yerde yeşerttiği bahçeyi resmederek geçirdi.Plus tard, il a vendu par lots le reste de ce qu'il possédait.
Hayatta kalan Yahudiler ya öldürüldü ya da ölüm kamplarına gönderildi.Les Juifs survivants furent exécutés ou déportés dans des camps de concentration.
Araçların geri kalanı ise 2017 Şubat ayında teslim edildi.Les deux premiers appareils ont été livrés en février 2017.
Sağ kalan iki küçük öksüz.Seuls les deux plus jeunes enfants survécurent.
1955'te mahsur kalan Marty'e o gün o saatte kendisine verilmek üzere doktordan mektup gelir.Il écrit ensuite une lettre pour Marty qui devra lui être délivrée en 1955 par un coursier.
Bu patlama bütün Sunnydale'de bir krater oluştururken diğer hayatta kalanlar bir okul otobüsü ile kaçarlar.Tous les survivants du groupe fuient Sunnydale à bord d'un bus scolaire.
Kalan İberya ve Ermeni prenslikleri Bizans vasalı oldular.Les princes arméniens et ibères deviennent des vassaux de Constantinople.
Venedik Cumhuriyeti'ni Cambrai Ligi'nden geri kalan devletlere karşı Papalık ile müttefikliğe çağırdı.La République de Venise est vaincue par la coalition de pays regroupés dans la Ligue de Cambrai.
Sona kalan (doktorun yardımcısı olamayan) çocuk ebe olur.De l’enfant récepteur à l’enfant prescripteur.
Alaska'nın altında kalan bir parçayı anlatmak için kullanılır.Cet article est une ébauche concernant une localité de l'Alaska.
Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, birçoğu ertelenmiştir.Sur les 238 accusés, 110 furent condamnés et des millions de dollars furent récupérés.
Geri kalan tel ise (genellikle soldan üçüncü tel) sap üzerinde bulunur.L'étroite porte des cagots se trouve sur le côté gauche, comme la chaire.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Les trois comtés furent ensuite partagés entre leurs trois fils.
Yıl sonuna kadar kalan 347 gün vardır (artık yıllarda 348).Il reste 347 jours avant la fin de l'année, 348 en cas d'année sextile.
Fakat Hanna eğer tekrar evlenirse miras şartlarına göre eski kocasından kalan serveti kaybedeceğini açıklar.De plus, si Hermina se remariait, elle perdait sa rente annuelle ainsi que tous les autres bénéfices.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod