Ana içeriğe geç
Sözlük

kalan ile cümle

kalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Geriye kalanlar ise satılır.Le restant est vendu au poids.
Eğer sunucunun elinde kalan kart Maça ası ise, bu, yarışmacının seçimini değiştirerek kazanacağı bir devredir.Si c’est le camp du receveur qui gagne l’échange, c’est lui qui marque un point.
Geride kalan yetmiş yarışmacı jüri önünde performans gösterdi.Environ 140 concurrents ont pu présenter leur numéro devant le jury.
Kalan diğer bir soru indüklenmiş yükün ne kadar büyük olduğu.Reste la question de l'importance de la recomposition.
Karısı ve çocuğu ölen Weaver, arkadaşı Harris ve hayatta kalan 3 çocuğuyla ajanlara teslim olmuştur.Weaver et Harris sont ensuite arrêtés, tandis que les enfants survivants sont confiés à des proches.
İkinci tapınak döneminden kalan birçok mezarlık Kudüs’te bulundu.Dans le jardin se trouvent de nombreuses grottes funéraires de la période du Second Temple.
Scipio'nun teslim olmasından sonra Roma Donanması'ndan kalanlar Duilius komutasına verildi.Après que Scipio s'est fait capturer en attaquant Lipari, Duilius prend le commandement de la flotte romaine.
Bunlar geriye kalan terimler ardından "hayali güçler" olarak adlandırılır.Là encore, se glisse le débat : qu'appelle-t-on « restes humains » ?
Kalan İberya ve Ermeni prenslikleri Bizans vasalı oldular.Les princes arméniens et ibères deviennent des vassaux de Constantinople.
Oyun Red Dead Redemption oyunundan kalan Honor(şeref) sistemini kullanmaya devam edecek.Sheldon joue à Red Dead Redemption.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Il n'y a pas de survivants sur les 19 personnes à bord.
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.La superficie plantée en vignes est de 18 hectares.
"Gençler ve her daim genç kalanlar".Dites seulement que vous êtes jeunes, éternellement jeunes.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.L'électron est dit délocalisé dans l'espace.
Dünyanın geri kalanında ise kanal Travel Channel olarak bilinir.Ce canal a été surnommé le « canal Aerojet ».
Geride kalanların ve gidenlerin öyküleri yer alıyor bu kitapta.Les références à d'autres œuvres et auteurs abondent dans ce livre.
Üçüncü turdan sonra geriye kalan 32 takım sekiz gruba ayrıldı.Les 32 équipes sorties victorieuses du deuxième tour sont réparties en huit groupes de quatre.
Yıl sonuna kadar kalan 130 gün vardır.Il reste 130 jours avant la fin de l’année.
Andronikos 12 yıl hapis kaldı ve bu hapislik sırasında bir sıra başarısız kalan kaçma girişimlerinde bulundu.Il y passe douze jours, au cours desquels il échoue dans une tentative d’évasion à la nage.
Yıl sonuna kadar kalan 358 gün vardır (artık yıllarda 359).Il reste 358 jours avant la fin de l'année, 359 en cas d'année sextile.
Hayatta kalan tek kişiyim.Soy el único que sobrevivió.
Çin şu anda giderek yerli yenilikleri amaçlamakta ve kalan zayıflıkları düzeltmeyi hedeflemektedir.China está enfocándose cada vez más a la innovación indígena y pretende reformar deficiencias restantes.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.Nicea fue capaz de consolidar su frontera oriental por el resto del siglo.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Como parte del encubrimiento, Ishii ordenó la ejecución de 150 prisioneros.
Burada sıkışıp kalan Rose ve Doktor, durumu kabullenip mürettebata yardım etmeye başlar.Así, Rose y el Doctor se resignan a quedar atrapados y comienzan a ayudar a la tripulación.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Se propone encontrar a su familia y se encuentra con otros sobrevivientes en el camino.
Bu yüzden, bu tür ISP’ler internetin geri kalanına tipik olarak daha yavaş, daha limitli erişimlere sahiptir.Por lo tanto, estos PSI tienen normalmente conexiones más lentas y limitadas hacia el resto de la Internet.
Karl Anderson, 1992 yılında Rick Rude'dan sonra turnuva finaline kalan ikinci yabancı oldu.Karl Anderson se convirtió en el primer extranjero en llegar a la final del torneo desde Rick Rude en 1992.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Mientras tanto, el Doctor y Nardole descubren los cadáveres sin huesos del resto de la Legión.
Yolun geri kalanı 'dir.El otro sendero.
Babasız kalan Tatarcık insanlardan çekinmeye ve onlardan kaçmaya başlar.Por su parte, los mortales les temen pavorosamente y huyen de ellas.
Düsseldorf'ta hayatının geri kalanını yaşamış ve 1972 yılında ölmüştür.Vivió el resto de su vida en Düsseldorf, donde moriría en 1972.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Los romanos sobrevivientes se retiraron a los lugares más seguros de la costa, islas y montañas.
Her iki bisikletçi kalana kadar birlikte çalıştılar.Both riders worked together until Carapaz dropped McNulty with 5.8 kilometres (3.6 mi) to go.
Harmonium, kariyerinin geri kalanında onun imza enstrümanı oldu.The harmonium became her signature instrument for the rest of her career.
Luga Nehri kıyısında kalan duvarlarWalls remains on the Luga river bank
Tahkimatın geri kalan kısmı 1400 civarında taştan tamamlandı.The rest was completed in stone only in 1400.
Rusya artık geride kalan tek düşman güçtü.[1]Russia was now the sole remaining hostile power.[3]
Bu ilk küçük kıtalardan geriye kalanlara kraton adı verilmektedir.What is left of these first small continents are called cratons.
Babil Talmud'unun hayatta kalan en eski tam el yazması kopyası MS 1342'ye tarihlenir.[1]The oldest surviving complete manuscript copy of the Babylonian Talmud is dated to 1342 CE.[8]
Kalan ikisi Emir Mustafa eş-Şihabi ve Edmond Homsi idi.The remaining two were Amir Mustafa al Shihabi and Edmond Homsi.
Sınıfın geri kalanı gibi, bir mitoloji figürünün adını taşıyordu.She was, like the rest of the class, named after a figure of mythology.
Bu onu dünyanın en uzun süre denizde kalan yelkenli hayalet gemilerinden biri yapacaktı.This would make her one of the longest sailing ghost ships in the world.
Bu süre zarfında Sezar, kalan Cumhuriyetçi güçlere karşı bir iç savaşa girdi.During this time Caesar was engaged in a civil war against remaining Republican forces.
Kalan hidrokarbonlar C12 kütlesinde veya buna yakındır.The remaining hydrocarbons are at or near C12 mass.
1969'da Suriye'ye döndü ve hayatının geri kalanının büyük bölümünü inzivada geçirdi.[1]He returned to Syria in 1969 and lived much of the remainder of his life in seclusion.[19]
Bu uygulama zamanla Avrupa'nın geri kalanına da yayıldı.[1]That practice eventually spread to the rest of Europe.[46]
"M. Proudhon, özellikle Avrupa'da yanlış anlaşılmayla karşı karşıya kalan bir kişidir."M. Proudhon has the misfortune of being particularly misunderstood in Europe.
Culpeper'ın hayatta kalan eşi, Alice 1656'da astrolog John Heydon ile evlendi.He was survived by his wife, Alice, who married the astrologer John Heydon in 1656.
Geleneksel Virjin Adaları Kreolü'nde hayatta kalan Afrikacılıklarla ilgili bölümü içerir.Includes section on surviving Africanisms in traditional Virgin Islands Creole.
Hayatımın kalanını geçireceğim gelecekle çok ilgiliyim.Ich interessiere mich sehr für die Zukunft, denn ich werde den Rest meines Lebens in ihr verbringen.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Offensichtlich seid ihr ein gutes Beispiel für den Rest des Landes.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Erst dann greift zur Priorisierung der restlichen Punkte die RPZ.
Geriye kalan kısım ise emeklilerden oluşmaktadır.Zweiteres besteht nur aus Retikularschicht.
Şehirde kalan halka yiyecek bulunamadı.Lebensmittel waren keine mehr in der Stadt vorhanden.
Geri kalan kısmı dışarıdan karşılanmaktadır.Der Rest wartet draußen.
Yurtlarda kalan öğrencilerin en geç 22:00'da yerleşkede olmaları gerekir.Spätestens um 22:00 Uhr müssen alle Schüler wieder im Kollegsgebäude sein.
Geriye kalan temel ürünler ücretsiz olarak mevcuttur.Der restliche Teil der Güter ist kostenlos.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Darin wurde das väterliche Erbgut auf die drei Söhne aufgeteilt.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Er war das einzige von acht Kindern, das die Kindheit überlebte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod