kalan ile cümle
kalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evlenen eşcinsel çiftlerin üçte ikisi gey erkek çiftler idi, geri kalanı ise lezbiyen çiftlerdi.Les deux tiers des jeunes aidés sont des collégiens et le reste sont des primaires.
Kalan 4 üye senatördür.Les 4 premiers habitent Agen.
Biletler genel satışa sunulduğunda ise kalan 2,000 bilet üç saat içerisinde bitti.Lors de la sortie finale des billets, tous les billets ont été vendus dans les 3 heures.
Sonrasında ise, hayatının kalanını geçireceği New York'a yerleşti.Elle s'installe à New York où elle vit le reste de sa vie.
Kendisine kalan miras sonucu, İtalya Yunanistan ve Mısır'da mülk sahibi oldu.Par héritage, elle possède des propriétés en Italie, Grèce et Égypte.
Bunlardan ayakta kalanları.Ceux qui restent.
Bombardımandan sağ kalan pek çok Rumen askeri geri hatlara çekilmeye başladı.De nombreux soldats roumains qui avaient survécu au bombardement commencèrent à s'enfuir.
Sunulacak bir sonraki iş, kalan işleme gereksinimin en ısa olanıdır.Le plus compliqué sera de garder la dynamique qu’on avait.
Geriye kalan biri ise bir örten çift yıldızdı (Algol).Puis vient le décompte (comme à la fin des deux premières manches).
Sezonun geri kalanına koçu olmadan devam etti.Il reste inactif le reste de la saison.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Il finit ses jours reclus dans un monastère.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Il passe le reste de la journée à la quête de nourriture.
Kalan kişiler yaşlılar ya da emekli kişilerdir.Les autres exploitants sont doubles actifs ou retraités.
Köyde kalanlar soyadları ile anılmaktadır.Les habitants du village se nomment les Câlins.
Hayatta kalanlar için büyük bir ödül vardır.Cela en fait un atout précieux pour les survivants.
Rusya'nın Akdeniz bölgesinde olan bu deniz üssü, eski Sovyetler Birliği dışındaki tek kalan askeri tesistir.Cette dernière accueille aujourd'hui la seule base navale russe à l'étranger, ex-URSS exclue.
Geri kalan yaklaşık 500 varil bira ise Grätz içinde satışa sunulmaktaydı.La bière coûte alors cinq cents la bouteille et se vend très bien.
İki pilot öldü, mürettebatın geri kalanı sağ olarak kurtuldu.Le pilote est porté disparu, les trois autres membres de l'équipage sont sauvés.
Geriye kalan %95 hala bizler için bilmecedir.95 % de la ville est encore à découvrir.
Doğu Rennell, Solomon Adaları'ndaki Rennell Adası'nın güneyindeki kalan bir bölümüdür.Rennell Est est la section méridionale de l'île de Rennell, aux Salomon dans l'océan Pacifique.
Kalan nüfusun çoğunluğu 40 yaş ve üzerindedir.Plus de la moitié de la population a 45 ans et plus.
Ordunun kalan üçte biri geri çekilmeyi başarmıştır.Un tiers du détachement est anéanti.
Gösteri gününden günümüze kalan tek pankart Middleton Halk Kütüphanesinde sergilenmektedir.La seule bannière connue existant toujours se trouve dans la bibliothèque publique de Middleton.
1. Tarihlerin geri kalan kısımı (11 ila 29. konular) David'in hükümdarlık tarihini içerir.Les chapitres 11 à 22 racontent les événements du règne de David.
Yıl sonuna kadar kalan 307 gün vardır (artık yıllarda 308).Il reste 307 jours avant la fin de l'année, 308 si l'année est bissextile.
Ayrıca kurulduğu zamandan beri kalan tek orijinal üyesidir.Il en est, de plus, le seul membre permanent depuis la création du groupe.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.Toutes dépenses payées alors c'est parti avec la famille et les amis.
Geri kalanlar esir düştü.Les autres sont faits prisonniers.
Uçak enkazından kalanlar adada hâlâ görülebilir.Les restes de ce monastère sont encore visibles sur l'île.
Bu enerjilere maruz kalan oyuncu karakteri, ruhları okuyabilen güçlü bir Gözlemci olur.Exposé à ces énergies, le personnage-joueur devient un Gardien, une personne capable de lire les âmes.
Serinin geri kalanıyla birlikte 1819 - 1823 yılları arasında çizilmiştir.La série a été peinte entre 1819 et 1823.
Hayatta kalanlar hapsedildi.Les survivants sont arrêtés.
Richardson, Venüs'ün omuzlarının altında kalan bölgede yedi yarık açtı.Richardson laissa 7 entailles dans le tableau endommageant la zone entre les deux épaules de la Vénus,.
Bu kuralın dışında kalan bazı tescilli durumlar da söz konusudur.Quant aux autres précisions jurisprudentielles de ce régime, nul doute qu'elles subsisteront.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Ce changement politique est perçu favorablement par les « Légionnaires » survivants.
Bu bölge Konfederasyonun elinde kalan Mississippi Nehri'nin Meksika Körfezi doğusuna çıkan son önemli limandı.C'était la dernière capitale confédérée à l'est du Mississippi à se rendre.
Yolculuğun geri kalanını yürüyerek tamamlar.Il faut ensuite faire le reste du trajet à pied.
Kalanlar, CDC'den yardım almak için kampı terk ederler.Ce qui permets au groupe de partir du CDC.
Orijinal versiyon dünyanın geri kalanında yayınlandı.Il s'agit du premier dictionnaire publié dans le Nouveau Monde.
Hayatta kalanları bir hamlede yere düşürür ve zorluk seviyesine göre tek saldırıda öldürebilir.Elle peut tuer un survivant en un seul coup dans les niveaux de difficulté les plus élevés.
Savaşın geri kalanında Albert Speer'in altında çalıştı.Milch travaille ensuite pour Albert Speer jusqu'à la fin de la guerre.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.C'est l'un des derniers hommes restés sur la Terre.
Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.À partir de ce moment il se sent et va demeurer français tout le reste de sa vie.
Elde kalan denemeler, Taylor'un bu konularda Mill'den daha radikal görüşlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.Les textes qui sont parvenus jusqu'à nous montrent qu'Harriet a des idées plus radicales que John Stuart.
Bu nedenle, sinirin geri kalanı mevcut yapısı sağlamdır.Le reste est aujourd'hui de construction moderne.
Burada demir atıp filonun geri kalan büyük kısmını bekledi.Il s'établit là avec le reste de son expédition.
İşin geri kalan kısmı da denemek üzere kendisine verildi.Le reste du spectacle fut recyclé.
Bu sakatlık nedeniyle dizinden ameliyat oldu ve sezonun kalanında forma giyemedi.Il doit subi une intervention chirurgicale et ne joue plus du reste de la saison,,.
Yıl sonuna kadar kalan 9 gün vardır.Il reste 9 jours avant la fin de l'année.
Seine nehrin kuzeyinde kalan 55 Rue du Faubourg-Saint-Honoré sokağında kalmaktadır.Il s'installe 52, rue du Faubourg-Saint-Honoré.
Önce finale kalan yeteneklerden 2 tanesi seçildi.Les deux premiers sont qualifiés pour la finale.
Saraybosna'da, yüzyıllar öncesinde kalan büyük bir aşkın öyküsünü dinlemeye başlarlar.Lors d'une cérémonie de candomblé, il va revivre une histoire d'amour vieille de deux siècles.
Vücudunun geri kalan kısmı ise beyaz renklidir.Le reste du corps est blanc.
(Görülen sona kalan parça, 31 Aralık 1887).(Datée de: Paris, 18 mars 1831).
Geri kalan %80'inde ise dalga dönemi yörünge dönemine çok yakındır.De même en France, 80% sont favorables à la fin du changement d’heure.
Rekombinasyon tepkimesi, bağlantının kesilmesi ve serbest kalan DNA uçlarının tekrar birleşmesi ile son bulur.La réaction de recombinaison s'arrête par clivage de la jonction et suture de l'ADN libéré.
Kalan çocuklar ise sırayla dururlar.Mais les petits finissent par s'interposer.
Yarım kalan "Osmanlı Tarihi" adlı eseri 1995 yılında dört cilt halinde yayımlandı.La sécrétine a fait l'objet d'une « mode » passagère après quatre cas très médiatisés en 1998.
Geriye kalanlar ise satılır.Le restant est vendu au poids.
Evde yalnız kalan Buffy ve Riley romantik bir gece geçirir.Buffy et Riley passent la nuit ensemble.